Anasayfa Anasayfa

Sayfa 5 / 11« İlk...«34567»...Son »

‘Deneme’ Kategorisi için Arşiv

Haklılık kazanana kadar!…


Bingöl GÖÇMEN

Her canlının, canlı olmaktan kaynaklanan “ihtiyaçlar”ı vardır. Her ihtiyaç kendine özgü “dayanılmazlık”larla belli eder kendini. Dayanılmazlıklar, canlının ihtiyaçlarına yönelmesinin itici gücüdür. İhtiyaç nesnelerinin çeşitlenmesi veya değişmesi çevresel olanaklarla ilgilidir. Çeşitlenme ve değişme, iyi yönde ve yapıcı olabileceği gibi; kötü yönde ve yıkıcı da olabilir. Örneğin; hareket eden canlıların otoburlukla başlayan asalak beslenme süreçlerinin etoburlukla ve emek sömürücülüğüyle çeşitlenmesi, sömürücü insanı dışarıda tutarak baktığımızda, bir şekilde doğal dengenin devam etmesi olarak yorumlanabilecekken; sömürücü insanın otoburluğu için de, etoburluğu için de, emek sömürücülüğü için de söylenecek tek söz vardır: Doğayı ve dengesini tahrip etmektedir.

Yazının tamamını okuyun »

O bana hiç benzemez; ama ben onu çok severim!…


Zelin Artuğ

384058_10150473270508397_582378396_8448247_1560103934_n

“Bugün 21 Mart… Senin doğum günün Gökhan. Doğum günün kutlu olsun!” (ZA)”

Yazının tamamını okuyun »

Başkaldırının üç hali: Sitem, isyan, inkâr!…


Zelin Artuğ

Bahar… Toprak …  insan … güne sakin uyanıyoruz.

Eyüp sırtlarında bir kır kahvei… Piyer  Loti.  İstanbul, ayaklarımızın altında.

Yazının tamamını okuyun »

8 Mart, Dünya Kadınlar Günü değildir!


Zelin Artuğ

8 Mart, Dünya EMEKÇİ KADINLAR Günüdür! Bunu, işi gücü yemekçilik ve ayakçılık olanlar bilmez! Bunu, sofralarında, kadına öküzden sonra yer veren ve bu durumu toplumsal bir kuralmış gibi kakalayan “öküz”ler bilmez! Nazım, o ünlü şiirinde, “öküz muamelesi gören” kadınlardan çok, ona “öküz muamelesi yapan” öküz oğlu öküzleri vurguluyordu. Ama onlar, yüz yıl daha geçse bile, Nazım’ı da onun nazımını da anlayamazlar!

Yazının tamamını okuyun »

Açık denizde dizeler


Zelin Artuğ

Şiiri bir filikaya benzetiyorum. Açık denizlerde can kurtaran, sığ sularda karaya oturan bir filika!

O nedenle engin adamların dizeleri de engin oluyor kendileri gibi…

Adam gibi adam, şair gibi şair Neruda, “Yaşadığımı itiraf ediyorum” adlı yapıtında “hep başkalarının hayatını yaşadım…” diyordu. Bu söz üzerine epeyce kafa yormuştum. Kafa yormak deyince… İnsan, en çok, işinde gücündeyken kafa yorar. Yürürken.. çayını yudumlarken…

Yazının tamamını okuyun »

Galileo yüzünden bunlar!…


Zelin Artug

Boyun eğmeyecekti engizisyon yargıçlarına!

“(…)evet, hepsinden kötüsü senin boyun bükmendir / Galileo Galilei / hâlâ da büküyorsun / sen boynunu büktükçe / Galileo Galilei / bil ki / kanıyor dünyanın bütün çiçekleri!”(A.Kadir Paksoy)

Gelişmemişlerin coğrafyasında çalışmadan köşe dönenler, emeğe ve emekçiye bırakın saygı duymayı, emeği ve emekçiyi aşağılamayı iş edinirler! Uzun araştırmalar yapmaya, bu berbat tutumun sebeb-i hikmetini derin araştırmalarla ortaya çıkarmaya hiç gerek yok! Her şey açık seçik ortada!

Yazının tamamını okuyun »

Asalakları ödüllendirme onursuzluğu


Zelin Artuğ

Sevgideğer eşime…

Rüzgar hızını artırdı. Camların dışında ıslık çalıp duruyor. Dışarıda olmak zor olmalı. Tıklım tıklım bir otobüsten inip, rüzgara karşı, yokuş yukarı yürümek…

İskender Kebap’ın ışıkları E-5′e vurmuştur şimdi. Sıkışan trafikte kristal avizelerin altındaki masalara tıkış tıkış doluşmuş kadınlı erkekli kalabalığa bakmış, “Yahu bunların evinde bir çorba kaynatan yok mudur?” diye hayret etmişsindir yine. Yemek yapmayı bilmemeyi modernliğin ölçüsü, yemek yakmayı da sevimlilik gibi gören.. gösteren bir anlayışı,  emekçi tavrıyla kınayarak!..

Biliyorum, otobüsten inince rüzgara karşı yürüyecek, yürürken de yazacaksın kafanda…

Ve ben… yazdıklarını bir bir okuyacağım. Sabırla… ve saygıyla…

Yazının tamamını okuyun »

Dide-i huffaş ve sürü psikolojisi


Zelin Artuğ

Erbâb-ı kemâlî çekemez nâkıs olanlar
Rencîde olur dîde-i huffâş ziyâdan

ziya paşa

Düşünce ürünleri ucuzlayıp da sokaklara dökülmeye başlayalı yıllar oluyor. Sokak tezgahlarından da geçtim, korsan yayıncıların elinde kaldı onca düşün emekçisinin alın teri!

Günümüzdeki yavanlığın, sığlığın kökü, doymak bilmez yarasaların düşünceyi ve düşünce ürünlerini karanlıklara gömdüğü o yıllara dayanıyor.

Düşünce ürünleri ucuzlayınca, düşünce de ucuzladı.

Yazının tamamını okuyun »

Engizisyon temizliği


Zelin Artuğ

(Bu öyküdeki kişi ve olaylar tamamen düş ürünüdür.)

Birinci kadın arabasını yolun sağına çekti, yeni açılmış alışveriş merkezine baktı. Hazır durmuşken bir iki telefon konuşması yapacak, akşamki toplantı için yeni mekanın yerini bildirecekti. Gözünü devasa yapıdan ayırmadan, herkesi aradı, buluşmanın adresini bildirdi. Arayamadıklarına da aradıkları haber verecekti.

Yazının tamamını okuyun »

Çok zevzek hareketler bunlar!..


Zelin Artuğ

Hiç yolda yürürken ayağınız çamura saplandı mı? Çamurlu bir yolda,  ne kadar sakınsak da çamur gelir, vıcık vıcık ayağımıza bulaşır!

Yazının tamamını okuyun »