Anasayfa Anasayfa

Eşitsizlik kanseri


Bingöl Göçmen

Güçlü olan, benim dediğim olacak diyorsa, onun dediği olacak demektir. Güçlü olanın dediği, bazı kesimlere zarar veriyorsa, bu kesimlerin önce onun gücüyle yenişecek bir gücü onun karşısına koymaları, sonra da onun dediğine itiraz etmeleri gerekir. Adaleti tartışmak, eşitler arasındaki bir konudur. Burdan hareketle; aslanın ceylanı parçalaması, büyük balığın küçük balığı yutması… gibi olaylar doğal yaşam olarak anlatılır. Bir gün ceylanlar aslanların kendilerini parçalamalarına karşı etkili bir tutum geliştirirlerse, güç dengeleri, aslanla ceylanın doğal yaşam hikâyelerini değiştirecektir. Aslan ya parçalayacak başka bir hayvan bulacak, ya parçalamayı bırakıp ot oburlaşacak, ya da nesli tükenmek durumunda kalacaktır.

Bu ilişkilerden çok daha vahşi şekilde süren patron-işçi ilişkilerini de işçilerin bu gidişe etkili bir ‘dur’ diyememeleri yüzünden, insanların doğal yaşamı olarak kaydetmek gerekir.

Ceylanlar, bir gün, aslanlara kendilerini parçalatmamayı başarırlar mı? Başarmalarını dilerim. Küçük balıklar, büyük balıkların saldırılarına son verecek bir davranış biçimi geliştirirler mi? Geliştirmelerini dilerim. Bunun bir doğal yaşam olmadığını, böyle bir vahşiliğin kabul edilemeyeceğini göstermelerini dilerim. Ama işçi bunu başarabilir. Sadece, patron sömürüsüne hep birlikte karşı durarak; patron sömürüsünden arındırılmış bir dünya, çalışmanın güzel yaşamaya yettiği bir dünya kurulabilir. Patron, sömürmeden de patronluğa devam eder mi? Yine fabrika, işletme zincirleri kurar mı? Yoksa nesli tükenen insan tipini mi oynar? O, onun sorunu…

Eşitsizliği (sömürüyü) savunanlar, farklılıkları abartır. Eşitliği savunanlar; farklılıklara zenginlikler, renklilikler, güzellikler olarak bakar.

Eşitsizliği savunanlar; yarattıkları devasa eşitsizlikleri, devasa gibi göstermeye çalıştıkları küçük farklılıklara dayandırırlar. Biraz daha zeki olan, biraz daha güçlü olan, biraz daha şanslı olan… büyük zenginliklere layık görülebilir mesela. Diğer herkese avuçlarını yalatmacasına bir eşitsizlikle. Utanç verici gerekçelerini bazen ‘format böyle’ diye, kendilerini dışarda tutarak, söylemek ihtiyacı duyarlar. Eee format böyle olmasın o zaman. Hayır! O kadar demedik. Format, her zaman böyle alçakça olacak. Biz, sadece ‘ne yapalım, format böyle’ deyip, suni bir kadercilik oyununu oynayıp duracağız. Sömürüyü savunmak böyle bir şey işte…

 

Bingöl Göçmen

 

194 okunma
1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız (5 oy, ortalama: 5,00 / 5)
Loading ... Loading ...

Yorum yapma kapalı.