Anasayfa Anasayfa

Sömürüsüz bir dünya düzeni


Bingöl Göçmen

Canlıyı kendiliğinden ne doğru-yanlış ne adalet kavramları ilgilendirir. Bu diğer canlılar için olduğu gibi insan için de geçerlidir. Yaşamasına, daha güzel yaşamasına hizmet eden her şeyi mubah görür. Tartışma konusu yapılmasını istemez. Akıl, ait olduğu canlının yaşaması hilafına tutum almaz; onu korumakla görevlidir. Hatta odur. Bir etobur avlanmayı tartışmak istemez. Bir mirasyedi, kendisi çalışmadığı halde varlık içinde yaşıyorken; çalışan insanların iki yakalarını bir araya getirememelerini tartışmak istemez. Ev sahipleri, kiraların maaşlardan fazla olmasını tartışmak istemez. Patronlar, verdikleri maaşların kiraya bile yetmemesini tartışmak istemez…

‘Doğru’ ve ‘adalet’ de savunulabilir. Bu kez de ‘doğru’ ve ‘adalet’ ilgili canlının daha güzel yaşama çıkarlarıyla örtüşüyor demektir.

‘Doğru’ ve ‘adalet’ daha güzel yaşama çıkarlarıyla örtüşmüyorsa; canlının bu kavramlara salt ‘doğru’ olduğu için salt ‘adalet’ olduğu için bir bağlılığı söz konusu değildir.  Ya da canlının yaşama çıkarlarının yanında çoğunlukla sırtı yere gelir, bu kavramların.

Sömüren-sömürülen ilişkisinde, sömürülenin doğruyu ve adaleti savunması, sömürenin ise su koyuvermesi bu yüzdendir.

Her canlı, yaşama çıkarlarıyla örtüşen yerde durur.

Bu durum, hem canlının canlıya güvensizliğinin hem de canlının kendine güvensizliğinin nedenidir.

İnsanın idrakinin diğer canlılardan yüksek olması, sömürü (korku) toplumlarında; onu diğer canlılardan daha da güvenilmez yapar. Kendi canı ve mutluluğu için, başkalarının canını ve mutluluğunu ateşe atabilme konusunda da; kendi canı için, kendi mutluluğundan vazgeçebilme konusunda da…

İnsanın önünde iki seçeneği vardır: Birinci seçenek; sömürücülüğe (zulme, korkutmaya) soyunan insanın dayattığı seçenektir. Bu seçenekte doğru, yanlış, güzel, çirkin, sevgi, nefret, iyi, kötü… anlamını ve değerini kaybeder. Sonunda sömüren, sömürüleni “sömürenin dediği olur” noktasında hizaya sokar. Sömürülenin sırtından geçinilen ve onu aşağılamaya doyulamayan bu seçenek; tatsız, tuzsuz, bütün değerlerin kokuştuğu bir sistem ortaya çıkarır. İkinci seçenek; sömürüsüz bir dünya seçeneğidir. Bir emekçi dayatması olarak olgunlaşır. Bu seçenekte sömürü (zulüm, korkutma)  olmadığı için iyi de doğru da güzel de… özgürce serpilip gelişecektir.

 

Bingöl Göçmen

 

244 okunma
1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız (5 oy, ortalama: 5,00 / 5)
Loading ... Loading ...

Yorum yapma kapalı.