Anasayfa Anasayfa

Gölge oyunu


Zelin Artuğ

Ortalık, zifiri karanlık. Bilgisizlik, karanlığın kuytu köşelerine gizlenmiş. Birdenbire ortalığın ışımasından korkuyor. Köşe bucak gizlenmesi bu yüzden… Işık, bilgisizliğin baş düşmanı… Karanlık köşelerde, karanlıktan zırhını kuşanmış, pusu kurmuş bekliyor. Bazen ortaya çıkıyor; saray kapılarında bekleyen Ortaçağ şövalyeleri gibi her an teyakkuzda… O durumda bile eli yüzü görünmüyor. Bütün sinsiliğiyle ışığa saldırı anını bekliyor.

İster aydınlık olsun, ister karanlık… Güneş her yerde! Gündüz de gece de güneşin çocuğudur. Birinden diğerine geçerken, karanlık aydınlığın önüne geçer ve aydınlığın ışığına gölge yapar. Aydınlık da boş durmaz, karanlığa sızar, ışıklı gölge oyunları çıkar ortaya. Gölge, aydınlıkla karanlık arasında oynaşır durur. Gölge; karanlığın aydınlıkla ılıtıldığı, aydınlığın karanlıkla soğutulduğu gri alan. Bilgide bir bilgisizlik havası, bilgisizlikte bir bilgi havası görürsünüz burada. Her şey tebdili kıyafettir.

Zifiri karanlıklarda gölge olmaz. Böylesi yoğun bir karanlığın silahlanmaya gereksinmesi yoktur. Bilgisizliğin gücünü kullanır. Ne zaman bir ışık sızıntısı fark etse, inine ışık sızan bir yarasa gibi huzursuzlanır, saldırmaya hazırlanır.

Karanlığın alt edilmesinin tek koşulu, ışığın gücünü artırması, giderek her yeri aydınlatacak güce ulaşmasıdır. İşte o zaman karanlığın silahı olan bilgisizlik olduğu yere mıhlanır. İlk şaşkınlığı geçtikten sonra bütün çirkinliği ve sevimsizliğiyle, hızla uzaklaşan karanlığın bacağına asılıp onu durdurmak ister.

Işık yeterince güçlüyse, boşa çaba! Karanlık, ışıkla gücünü yitirmeye başladığında, bilgisizlik yeni kurtuluş çareleri arar. Gölge oyunları bu iş için biçilmiş kaftandır.

Güneş, bütün parlaklığıyla karanlığın üzerine çullansa da bilgisizliğin kalın ve loş duvarlarına çarpar. Karanlık, kocaman kanatlarını açarak, aydınlığa gölge yapar. Işık direnir. Ama karanlık, aydınlıktan kopardığı her bir parça gölgeyi, yine aydınlığa karşı kalkan olarak kullanmayı dener. Gölge kalkanı uzar, kısalır, incelir, kalınlaşır, ama hiç yok olmaz.

Aydınlıktan kaçıp sıvışan karanlık, gücünü yeniden toplayıp geri dönünceye kadar gölge, bilgisizliği aydınlığın parlak ışığından koruyup kollamaya devam eder. Gölge oyunlarıyla, karanlıktan korkanları karanlığa alıştırır.

Bu oyun, böyle sürüp gider. Karanlığın gücünü toplayıp aydınlığa saldırdığı her defasında aydınlık yara alır, ışık kırılır, bazen yön değiştirir, bazen iyice sönümlenir.

Gölge oyunları cezbedicidir. Öyle ki bazen insan bir çiçeğin, bir kuşkanadının, bir kelebeğin güzelliğini unutur; yapay yollarla bunlara benzetilen gölgenin cazibesine kapılır. Karanlığın, ışığı kullanarak ışığın silahıyla aydınlığı vurduğunun farkına varmadan ömürler tüketilir.

Oysa gecenin karanlığında gökyüzündeki yıldızlara bakarak insanın içini ışıtması, karanlıklarda bile ışığın o muazzam gücünü kavrayıp içselleştirmesi ne müthiş bir gerçekliktir.

Karanlık, izbeyi sever. Kuytu yerler arar. Karanlığın, gün aydınlığında uluorta gök kubbede salındığı nerede görülmüş?

Ama gecenin en koyu, en karanlık yerinde, milyonlarca, milyarlarca yıldız gök kubbede ışıl ışıl yanar, karanlıklara ışık yağdırır!

Güneş her yerde! Aydınlık da karanlık da güneşin, yani ışığın çocuğudur. Bilgi de, bilgisizlik de hakikatin çocuğu.

Zelin Artuğ (Ülkü Öztürk Göçmen)

496 okunma
1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız (5 oy, ortalama: 5,00 / 5)
Loading ... Loading ...

Yorum yapma kapalı.