Anasayfa Anasayfa

Uçsuz bucaksız yollar


Zelin Artuğ

Her uzun yolun başında garip bir hüzün vardır. Yollar kalın bir halat olup elinize, ayağınıza, boğazınıza dolanır.

Uçsuz bucaksız yollar… İnsanı amansız girdabına çeker de çeker. Yollar kapıp koyuverir kendini, büklüm büklüm yolların hüzünlü uzunluğuna. Yol boyunca dizilmiş kambur ağaçlar, kölesidir yolların. Gelene selam verir, gidene selam verir. Selam vermekten eğilmiş bükülmüş gibi tutsaklığın zavallılığını yaşar ağaçlar.

Akşamın hüzünlü karanlığında, cansız olanlar canlanır. Yol kıyısındaki kayalar, kızıl topraklar, kekik otları, yıldırımdan yanmış çalılıklar, yaşlı yüzler gibidir.

Kayalarda tarihin her döneminden yüzler belirir. Bazen zırhlı bir şövalye, bazen bir halk ozanı, bazen bir köylü güzeli, bazen de bir çoban olur kayalar. Gelip geçen yolculara yaşlı gözlerle “Gidin bakalım gidin, gidebildiğiniz yere kadar… Bir gün siz de çakılıp kalacaksınız bir kaya yüzeyine!” der gibidir.

Yıllar öncesinin bir şarkısı dolanır motor ve tekerlek sesine: “ Kapıldım gidiyorum, bahtımın rüzgârına/ Ey ufuklar diyorum, yolculuk var yarına.”

Yolcu, elektrik direkleriyle avunup, uzun yolları kısaltmak ister. Yollar kısalmaz, yollar uzar…

Elektrik direkleri akşam serinliğinde üşürler. Telefon direkleri de öyle… Üşüdükçe birbirlerine sarılırlar. Yollar gibi bitmez tükenmez telleriyle birbirini kucaklayıp dururlar.

Teller de yollar gibi inişli yokuşludur. Denizin dalgaları gibi, alçalır, yükselirler.

Suskun kuşlar oturur tellerde, sıra sıra. Karanlıkta kuruyan çamaşırlara benzer kuşlar. Hiç konuşmaz, hiç ötmezler. Kımıldamazlar bile. Tellerin üstünde, öylece suskun, otururlar.

Birilerinin yolunu gözlermişçesine, suskun beklerler.

Uzaklarda yollar daralır, daralır, bir nokta olur. Sanırsınız, noktaya ulaştığınızda yolculuk bitecek. Bir de bakarsınız ki nokta uzaklara, çok uzaklara kaçmış.

Yolcu kovalar, nokta kaçar, yollar uzar, nokta uzaklaşır. Bugüne değin o nokta, kimseye yakalanmamıştır. Yollar bitmez. Bitse bile yolculuk biter. Ama yollar hiç bitmeyecek.

Bazen yol, karanlık bir tünelin içinde çaya atılan şeker gibi erir. Serindir tünellerin içi. Yolcunun gözlerinin feri nereden geldiği belli olmayan bir rüzgârla sönüverir. Giderek karanlığa alışır feri sönmüş gözler. Derken yol usulca aydınlanır ve yol yeniden çıkar tünelden. Tepelerden kızıl bir ışık yansır yolun yüzeyine. Gün akşama dönüyordur. Rahat bir soluk alır yolcu. Ne karanlık tüneller olsun ister yolunun üzerinde, ne tünelin ucunda ışık…

Seyyit Nezir “ Ders yetmiyor artık uyanık kalmaya!” diyordu bir şiirinde. Tünelin ucunda ışık görmeler de yetmiyor karanlığı yırtıp atmaya. Yolcu, tünelin ucunda ışık değil; aydınlık yollarda, önü sıra rüzgârla yarışan bulutlar görmek ister.

Akşamın kızıllığında bir umut yeşerir yolcunun yüreğinde. Ulu tepelerin ardında şiir gibi, ezgi gibi rengârenk bulutlar kaynaşır. Yolcu eliyle tutup yakalamak ister bulutları. Bulutların üstünden görmek ister kıvrım kıvrım yolları. Bulutlar özgürdür, yarı soyuttur aslında. Kuşatılamayacaklarını bile bile ürkerler bakan gözden. Birbirinden çözünüp ayrışıverirler. Beyaza, griye dönüşüp uzak tepelerin ardına gizlenirler. Gecenin koynuna dönerler öbek öbek.

Işıklar yanar uzak tepelerin yamaçlarında. Ölgün, puslu, sarı ışıklar… Şurada burada açmış kır çiçeklerine benzer ışıklar. Yanıp sönerek selam verirler yollara. Yollar uzar, yollar tükenmez. Uçsuz bucaksız halat gibidir yollar. Yollar hiç bitmeyecek.

En kötüsü, ‘yolsuzluk’ maskaralığıdır! Yollar değil, ‘yolsuzluklar’dır bitirilmek istenen! Bitirirse, çocuk yürekli şairlerle, şair yürekli çocuklar bitirir bu maskaralığı!

“Git, ey düşünce, uçmaya yetecek kadar/ açık bir sözcük kanatların ise/ seni havalandırıp götürebiliyorsa eğer/ hafif madenlerin sallandıkları yeni bir aklın müjdesiyle/ havanın keskinleştiği, kendine özgü silahların konuştuğu yere/ orada savun bizi!” (İngeborg Bachmann)

Sonra o güzelim yol kıyılarında çiğnenmeyen, sapından koparılıp soldurulmayan papatyalar boy atar ve yolcu, yeni serüvenlere doğru yol alır. Eşitliğin, kardeşliğin ve özgürlüğün olduğu o ütopik ülkeye doğru yoluna devam eder. Sonsuza değin sürer bu yolculuk.

381 okunma
1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız (6 oy, ortalama: 5,00 / 5)
Loading ... Loading ...

Yorum yapma kapalı.