Anasayfa Anasayfa

Sayfa 1 / 11

08 Mayıs 2021 için Arşiv

Güneşin dilini çözmek


Zelin Artuğ

Zekâyı bilemem ama içgüdülerin güçlüden zayıfa doğru arttığını düşünürüm. Yemek yemeyi bilmeyen bebeğin memeye sarılması, suya düşen palazın yüzmeye başlaması, kuş yavrusunun uçması… Ne denli kendi başımızın çaresine bakmak zorunda olursak, o denli güçleniriz. Kuklanın iplerine gelince… Bildiğim kadarıyla, önce kukla yapılır, kukla ipleri sonradan takılır. İnsanın doğasında yoktur bu ipler. Birileri, bir takım amaçlarla takar bu ipleri. Ya kabullenip kukla olarak sürdüreceksin hayatını, ya da bu iplerden kurtulacaksın. Tabi başka ipler ya da uzaktan kumanda aygıtları takmadığımız sürece “ipsiz sapsız” olmanın bir zararı yok bize. İpimizden kurtulduk derken uzaktan kumanda edilmeyi bir kez sindirdik mi içimize, işte o zaman başlar asıl ipsiz sapsızlık! En iyisi dışarda ve içerde emeğin tam bağımsızlığı. Aç ve açıkta kalma korkusunun olmadığı bir dünya ancak “iş”in sahibinin, “iş”i üretenin olduğu bir dünyayla mümkündür.

Yazının tamamını okuyun »

En uzun gece


Zelin Artuğ

“Topumuz bir tek inciyiz, bir tek./Başımız da tek, aklımız da tek./Ne diye iki görür olup kalmışız / İki büklüm gök kubbenin altında, ne diye?” (Mevlânâ)

Bu dizeleri okuduktan yıllar sonra bir başka bilge kişi, bu sorunun yanıtını şöyle veriyordu: “Hoşgörü, bireye yönelik olmalı. Biri bana haksızlık yaparsa, hoşgörülü davranırım. Ama bu haksızlık bana değil de bir başkasına ya da topluma yapılmışsa, işte o zaman hoşgörülü davranamam.”

Yazının tamamını okuyun »