Anasayfa Anasayfa

Sayfa 1 / 912345»...Son »

Nisan 2021 için Arşiv

Evvel zaman çocukluğu (İkinci Bölüm)


Zelin Artuğ

 

Ellerimi ve burnumu cama dayayıp sokağa bakıyorum. Yumuşak somyanın üzerinde denge sağlamak zor. Ayağımın altına yastık koyup yükseltiyorlar beni. Camı açmıyorlar. Camın arkasından bakıyorum. Bazen dengemi kaybedip yuvarlanıyorum somyanın üzerine. Ağlıyorum. Gelip kaldırıyorlar.

Komşu Makbule teyze geldi bize. “Panayıra Boncuk gelmiş” dedi anneme. Karar verildi. Komşularla panayıra gidilecek. Herkes hazırlığını yaptı. Gezmeye gidilecekse mutlaka süslenmem gerek. Saçlarım taranacak, kırmızı kadifeden karpuz kollu elbisem giydirilecek, saçlarıma kolonya dökülecek. Kolonya şart! Boncuk’u, omzumdaki nazar boncuğu gibi bir şey sanıyordum. Meğer cambazmış.

Yazının tamamını okuyun »

Evvel zaman çocukluğu (Birinci Bölüm)


Zelin Artuğ

Her şey o kadar yeni ki yaşamda, ev, sokak, büyükler… Her biri yeni bir keşif! Acıkmaya, susamaya, uyumaya kendim karar veremeyecek kadar yabancıyım dünyaya. Zamanımın büyük çoğunluğunda sırt üstü yatıyorum. Sürekli başucumda gördüğüm büyükler beni yattığım yerden aldıklarında seviniyorum. Böylesi daha güvenli. Sırt üstü yatıp, aynı noktaya bakmaktan kurtuluyorum. Sürekli yatmaktan ağrımış olan sırtım rahat ediyor. Kaldırdıklarında kafamı dik tutmakta zorlanıyorum. Boynum mu ince, yoksa kafam mı ağır geliyor bilemiyorum. Annem kafamı eliyle destekleyince rahatlıyorum. Anne kucağı çok rahat. Ama yer çok yüksek. Annemin beni sımsıkı tuttuğunu bilmesem, boyumun birkaç katı bir yükseklikte dolaşmak evde, hele sokakta çok tehlikeli olurdu. Anneme sımsıkı sarılıyorum.

Uykusuz bir gece


Zelin Artuğ

Asuman, sağına döndü, soluna döndü, uyuyamadı. Başucundaki okuma lambasını yaktı, saate baktı. Saat sabahın dört buçuğuydu. Lambayı kapadı, gözlerini yumdu. Karanlıkta içi daraldı. Uyumak için, yan döndü. Kolunu yastığının altına uzattı, olmadı! Başını yastığın altına gömdü, olmadı! . Sımsıkı kapadı gözlerini. Az önce sesi soluğu kesilen karasinek sinsice yaklaşıp kulağının dibinde sinir bozucu bir sesle vızıldadı. Elini boşlukta sallayıp sineği uzaklaştırdı kulağından. Yazının tamamını okuyun »

Otobüs yolculuğu


Zelin Artuğ

Adiloş, çocukluk arkadaşı Meral’in daveti üzerine, Mersin’e gidiyordu. Çok heyecanlıydı. İstanbul’dan trenle Ankara’ya gitmiş, Ankara’dan Mersin’e otobüsle devam edecek, Meral onu terminalde karşılayacaktı. Otobüsle gece yolculuğunu severdi Adiloş. Gece, kendisi gibi birkaç kişinin daha uyanık olduğunu görmek, içini rahatlatıyordu. Uyumak, ölmek gibi bir şey, diye düşünür, sevmezdi uykuyu. Otobüste herkes uyusa da sürücü uyumuyordu en azından. Kollarını kavuşturup, tekli koltuğuna iyice gömüldü. Muavin, elinde listeyle, otobüsün koridorunda sağlı sollu yolcuları kontrol ederek arkaya doğru yürüdü.

Yazının tamamını okuyun »

İblis (Çev: Ülkü Öztürk)


Zelin Artuğ

Acı Çay (Çev:Ülkü Öztürk)


Zelin Artuğ

Stalin (Çev: Ülkü Öztürk)


Zelin Artuğ

Terk Edilmeyen Gelecek (Çev: Ülkü Öztürk)


Zelin Artuğ

Morfin (Çev: Ülkü Öztürk)


Zelin Artuğ

Militanlar (Çev: Ülkü Öztürk)


Zelin Artuğ