Anasayfa Anasayfa

Sayfa 1 / 11

Mayıs 2010 için Arşiv

Kanadı kırık bulut


Zelin Artuğ

Ayakları bedenine direnmeye başlamıştı yokuşun sonunda. Üç beş adım daha çıktı mı tepeye varacaktı. Durdu. Ellerini beline dayayıp soluklandı. Ne olacaktı ki üç adım daha yükseğe çıkınca! Büyüyecek miydi! Vazgeçti çıkmaktan. Olduğu yere çöktü. Ellerini arkaya, toprağa dayadı, ayaklarını yokuş aşağı sopa gibi dümdüz uzattı. Yanında biri varmış gibi sesini yükseltip, “Ne olacak ki üç adım daha yükseğe çıkınca? Büyüyecek miyim?! Yetmedi mi büyüdüğüm?” dedi.

Yazının tamamını okuyun »

Güneşin ayak sesleri…


Zelin Artuğ

Dallarına renkli, küçük ampuller takılmış ağaçlar, on üçünde gelin edilmiş kızlar gibi mahzun, yol boylarında utanarak başlarını eğmiş…

Yerinden yurdundan edilmiş, ayak bileğinden kesilmiş çiçekler, tozlu yol kıyılarında kovaların içinde gelene geçene pazarlanıyor…

Çiçek satıcıları, sevgililer gününü, anneler gününü üç kuruş kazanmak için iple çekiyorlar.

İyi ki bu özel günler var! İyi ki üç kuruş ekmek parası çıkıyor bu günlerin hatırına.

Yazının tamamını okuyun »

Düşle gerçeğin sınırındaki “dost”! (1)


Zelin Artuğ

Bahar geldi. Yol boylarındaki ağaçlar, bakımsız çocuklar gibi kavruk, solgun… Düş tarlalarındaki ekinler, susuzluktan kurumuşlar.
Gerçek, gerçek değil ; düş kurmaksa yasak!

Yazının tamamını okuyun »