Anasayfa Anasayfa

Taştın yine deli gönül…


Zelin Artuğ

Şerife Mutlu’nun şu dizeleri çok etkiledi beni:

“Yetimin hakkı, emeğin alın teri geçtiyse üzerine….”
“Kurban olması gereken kuzular değil, nefsin….”
“Nefsine gücün yetmez, kuzular olur diyetin….”

 

Öyle bir isyan duygusu dolanıyor ki yüreğimde, sormayın gitsin!

Be hey gözü kana doymayanlar! Be hey cennetin anahtarını kanlı törelerin, çağdışı gelenek ve göreneklerin örtüsü altında arayanlar! Be hey karanlık dünyalarında karanlık uykularına doyamayanlar!

Yeter gayrı insana… hayvana… yeşil doğaya ettiğiniz  zulüm!


Düşünün bir yol siz niye zenginsiniz de, bir parça et sunduğunuz gariban niye yoksul?

Ey!.. akşama kadar kaşını yoldurup tırnaklarını cilalatan, butiklerden, mağazalardan çıkmayan kadın!

Düşün bir yol, akşama kadar senin pisliğini temizleyip, verdiğin üç kuruşu koynuna sokuşturup…  evine ekmek götürmek için düştüğü yollarda terini soğutan şu emekçi kadın niye yoksul da sen niye zenginsin?

Yılda bir kez.. “kan bayramı”nda, “katliam bayramı”nda… “nefsine gücün yetmediğinden,” kimbilir hangi yetimin hakkını yiyen “İŞ SAHİBİ” kocanın yine bir emekçiye kestirdiği güzelim kuzunun etinden bir parça sunuyorsun “maktül hayvan”ın kanını da yıkattığın şu gariban emekçiye?

Be hey yapmadığı “İŞ”in “SAHİBİ” olan masa bekçisi! Akşama kadar dönerli deri koltuğunda oturup, kendin gibi asalak konuklarınla çay kahve, wisky (!) içen ve nedense “W” harfinin üstüne basa basa Amerikan şivesiyle konuşan ve zam yapmamayı krize bağlayıveren “HAYIR!sever”!..

Ya sen niye zenginsin de… zorla bulduğu “İŞ”ten kovmayasın diye çayını kahveni getirdikten sonra duvarları lambri kaplı odandan tersine tersine yürüyerek çıkan şu gariban emekçi niye yoksul?

Hele bi söyle bana!!!

Kurban kestin mi sen de fakir fukaraya dağıtmak için? İçini rahatlatmak… vicdanını “TEMİZLEMEK” için? Kanla temizlemek için vicdanını?!

Marmara denizinin fotoğrafını gördüm! Kızıldenize dönmüştü!..  hergün zehirli atıklarınızı atıp balıklarını, yosunlarını tükettiğiniz denizleri de tıpkı VİCDANINIZI temizlediğiniz (!) gibi KANLA temizleyebildiniz mi?

Neruda bir yazısında şöyle diyordu:

“Biz Latin Amerikalı şairler… Kanatlanıp uçmak isterdik! Ama o zaman kanatlarımız, halklarımızın cesetlerini taşıyor olurdu.”

Bu düzenin motoru KAN’la çalıştıkça değişen bir şey olmayacak!

Neruda kanatlarına alamadan öldü de ne oldu halkını? Şili stadyumu kana bulanmadı mı faşist cunta tarafından!

Öyle de KAN kusuyor bu ölüm makinası… böyle de!

Bu dünyaya geldik… şu akan kanı durduramadan gidiyoruz yana yana!.. Bari MEVLANA’dan A.Kadir çevirisi dizelerle bitireyim bu isyan çığlığımı…

“Bu kupkuru yerde ben Nuh’un gemisi.
Ömrümün sona ermesi de Tûfan.
Girdik susanlar arasına, yattık uyuduk
Çığlığımız sınırları aştıydı nasıl olsa.”

 

Zelin Artuğ (Ülkü Öztürk Göçmen)

 

 

1.327 okunma
1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız (4 oy, ortalama: 5,00 / 5)
Loading ... Loading ...

Yorum yapma kapalı.