Anasayfa Anasayfa

Sayfa 1 / 11

Ağustos 2009 için Arşiv

‘Kuru gürültü’ye pabuç bırakan adam


Zelin Artuğ

O sabah Halil, sanki günlerdir uyuyormuş da uykusu iyice kanmış gibi birden uyandı. Ellerini başının altına koydu, tavandaki ışık demetine dikti gözlerini. Perdenin aralığından giren ışık demeti, dümdüz bir yol izleyip, tavana vuruyor, tavanda kımıldayıp duruyordu. Işık, gözüne canlı bir varlık gibi göründü. Hani elini uzatsa, bir iki zıplayıp kaçacaktı neredeyse.. Ortaokulda haşarı bir arkadaşı vardı. Cebinde küçük, yuvarlak bir ayna taşırdı. Öğle teneffüsünde okulun bahçe duvarının üstüne tüner, bahçedeki kızlara ayna tutardı. Öyle ustalıkla yapardı ki bu işi, kızlardan hiçbiri ayna tutanın kim olduğunu öğrenemezdi. Aynadan yansıyan ışık zıplayıp dururdu. Tavandaki ışığa bakarken, bunu anımsadı.

Yazının tamamını okuyun »

yatılı okul yılları-3


Zelin Artuğ

O sabah, aceleyle giyinip aşağıya indik. Kapının önünde kuyu vardı. Birinin kuyudan su çekmesi gerekiyordu. Hepimiz birbirimizin yüzüne bakıyor, hiç birimiz cesaret edemiyorduk. Gönül, “Ben çekerim!” dedi. Sessizce izledik onu. İpe bağlı kovayı kuyuya indirdi, çıkrığın koluna asıldı, ip, kovanın bağlı olduğu silindire dolanmaya başladı ve kova yavaş yavaş yukarı çıktı. Gönül, büyük bir zafer kazanmış edasıyla, kovayı sapından tutup dışarı çıkardı, taşlığa koydu.  Hepimiz kuyuya eğilip baktık.

Yazının tamamını okuyun »