Anasayfa Anasayfa

arkadaş


Zelin Artuğ

O, pek konuşmaz. Konuşsa da  soyut bir  zirvedeki yalnız insanın ses tonuyla konuşur. Sanki kendisine en yakın bulduğu kişiler, başkaca soyut zirvelerdeki başkaca yalnız insanlardır. Dünyanın en iyi insanı değildir o; en iyi insan kavramı da içi boş bir kavram değil mi zaten! Kimsenin de dünyanın en iyi insanı olmasını beklemez. Çünkü kimseden iyilik beklemez aslında. Bu konuda çok uzlaştığımızı söyleyebilirim. Bertolt Brecht’  in  şu dizeleri onun dünyayı kavrayış biçimine ne kadar da uyuyor:

“Öyle iyi bir yere götürün ki dünyayı, iyilik beklenmesin!”

Onunla ilk karşılaştığımda dünyada olup bitenleri sorguluyor, bir yanıt arıyordu. Bugün bu sorgulaması devam ediyor. Ben eskiden yazdıklarımı dinlendirmek için rafa kaldırırdım. Sonradan çala kalem yazmaya başladım. Çünkü yazdığını dinlendirmenin, fotoğrafı çekilirken poz vermek gibi bir şey olduğunu düşünüyorum artık. İnsan, içinden geldiği gibi, eksiğiyle, gediğiyle yazmalı, yazdığını ayıklamamalı. O da rafa kaldırmaz yazdıklarını…genellikle yırtıp atar bir kenarda tutmayacaksa. Ama nasıl olmuşsa olmuş, karalamalarından birini çalışma masasında bırakmış. İyi de yapmış. Bunu kendime saklayamazdım. Bencillik olurdu, haksızlık olurdu.

“emekçilerin hayatları asap bozucu;

bir terslik var hayatlarında !

yollar yapıyorlar, yolsuz kalıyorlar…

evler yapıyorlar, gecekonduda  yaşıyorlar…

gece kondurulup, gündüz başlarına yıkılan !

denizi hiç görmemiş insanların diyarından gelip

gemiler yapıyorlar hiç binmeyecekleri…

uçaklar yapıyorlar…

daha uzak gurbetlere yollamak için sevdiklerini…

belki bir daha hiç görmemecesine !

bir terslik var hayatlarında emekçilerin…

silahlar yapıyorlar…

iyice sinmek, un ufak olmak için

silahların gölgesinde !  “

 

İyilik beklemiyor kimseden bu şiirde. Yazıktır, günahtır, bu kadarı da fazla artık demiyor. Yeni bir şey söylemiyor aslında. Kavga da etmiyor kimseyle. Ama durup dururken öyle bir şamar atıyor ki şımarık çocuklar gibi dünyanın vidasıyla çivisiyle oynayanlara , şöyle bir başınızı çevirip bakmak durumunda kalıyorsunuz.

O, çocuk; öteki, yaşlı; bu, bizim akraba; şu, tanıdık derken… çiğnenmedik çiçek bahçesi kalmadı hayatımızda. Mademki bu dünya herkesin; herkes hakkını, ödevini ve haddini bilecek. Kimse ayrıcalıklı olamaz bu dünyada. Ayrıcalıklı olma masalını yutturanlar, ve bu masalı yutanlar var yalnızca. Birileri, birilerini ayağına yatırıyor, ağzına dayıyor yalancı memeyi, basıyor kıçına tokadı, uyutuyor. İktidar kimdeyse o anda, uyuyanın ne zaman ve ne kadar uyuyacağına, nasıl uyuyacağına, beklenmedik bir zamanda uyanacak olursa, yalancı memeyi hangi afyona batırıp uyuması istenenin ağzına tıkıştıracağına, o karar veriyor.

Uyutan, günün birinde bugün uyuttuğunun büyüyeceğini, artık onun emriyle uyumak istemeyeceğini de biliyor. Bu yüzden onu ne kadar çok uyutabilirse, o uyurken hayatın tadını ne kadar çıkarabilirse, bunu  kâr biliyor.

Bu insanlık dışı tutumu kabullenemeyen  görünmez eller, arada bir şamar patlatıyor bunların suratına. Kulağı keskin olan herkes şöyle bir durup kulak kabartıyor, belleğinin “unutmama hanesine” yazıyor bu karşı duruşları.

 Düşünüp yorumlayacak, belki tartışacak birileriyle. Sonra devam edecek yoluna. Bir de bakacak ki başkaları da var aynı yolda yürüyen. Derken yol, başka yollarla kesişecek, her adım atışta adım sesleri yankılanacak dalga dalga…

Uyutanlar panikleyecek, kapıları pencereleri sürgülemeye, uyuttuklarını uyandırmamaya çalışacak. Yeni , gıcır gıcır yalancı memeler   tıkıştırılacak uyuyanın ağzına. Nereye kadar ..ha?  nereye kadar ? Büyümeyi durdurabilir misiniz ? Büyüyeni yalancı memelerle avutabilir misiniz ? Adiloş bebenin  öyküsünü biliyor musunuz ?

İyi ki  çalışma masanın üzerinde unutmuşsun bu şiiri, arkadaş ! Bağışla beni, ama bir konuda katılamayacağım sana. “Bir terslik var emekçilerin hayatlarında…” diyorsun ya, aslında o terslik, emekçi insanların hayatlarını çalıp, kendilerinin ve yedi sülalelerinin  hayatlarına sigorta olarak ekleyen açgözlülerin beyinciklerinde ! 

Adiloş bebe büyüyecek, arkadaş. Hadi in artık aşağı.

 

 Zelin Artuğ (Ülkü Öztürk Göçmen)

5.079 okunma
1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız (8 oy, ortalama: 5,00 / 5)
Loading ... Loading ...

Yorum yapma kapalı.