Anasayfa Anasayfa

balkonda çay keyfi


Zelin Artuğ

Bardaktan boşanırcasına yağmur yağdı iki gün önce. İstanbul yağmura susamış.
Mis gibi çay kokusu yayıldı evin içinde. Hayatlarımız acı çaya çevrilse de böyle yağmurlu havalarda, camekana vuran yağmur tanelerine bakarak balkonda çay içme keyfimizden vazgeçemeyiz. Yağmur, tozu toprağı yıkar da çatılar, ağaçlar, yollar dupduru bir görüntü alır ya, yağmurlu havada çay da bir başka berrak görünüyor bardakta. İçtikçe içesi geliyor insanın. Yok. Çayın markasını sormayın, bu kadarı reklama girer.

Balkonda çay içmek özgürlüktür. Tependen halı silkeleyen yoksa… İki adım ötedeki çardağı panayır yerine çeviren ‘az gelişmişler’ gözlerini balkonunuza dikmiş, çayınızın her yudumunu boğazınıza dizmiyorsa… Özgürsünüz, demektir. Bu özgürlüğün çapı ne kadar acaba ? Daha doğrusu toplumu oluşturan bireylerin özgürlüklerinin çapları ne kadar fark atıyor birbirine? Saçmaladım mı ne ? Ne alaka şimdi bu ! Özgürlüğün çapı mı olurmuş ! Tek taş pırlanta bir yüzüğün çapıyla darağacında insanın boynuna geçirilen yağlı urganın çapı eşit olur mu birbirine ! Yüzüğü işleyen ellerle(!) urganı yağlayan “eller” de eşit değil. Kimin eli kimin cebinde belli olmayan toplumlarda el karmaşasını çözmek için böyle noktalama işaretlerinden medet umuyor insan.

Hadi be yeğenim, bir çay yap da, çiseleyen yağmuru seyrederek, bir çay içelim senin elinden. Çay keyfi özgürlüğümüzün tadını çıkaralım balkonda.

Zelin Artuğ (Ülkü Öztürk Göçmen)

1.598 okunma
1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız (8 oy, ortalama: 5,00 / 5)
Loading ... Loading ...

Yorum yapma kapalı.