Anasayfa Anasayfa

Sayfa 1 / 11

‘tarla’ olarak etiketlenmiş yazılar

Öğle arası, siesta


Ülkü Öztürk Göçmen (Zelin Artuğ)

Sevgideğer Resim hocam İHSAN BİÇER’in emeklerine teşekkürlerimle…

Görsel: İhsan BİÇER

34133631_2082105958733274_305830628144709632_o

Güneş tam tepedeydi. Köyün serçeleri, kır kırlangıçları, sığırcıkları, kumruları öğle güneşinin kızdırdığı kiremitlere ayak basar basmaz havalanıyor, kavaklığın kıyısındaki gölgeli çite konuyordu. At sineklerinin vızıltısıyla çekirgelerin kavgacı ötüşleri kurbağaların yaygarasına karışıyordu sazlıkta. Uzak tarlalarda tiz kadın sesleri, çocuk sesleri yankılanıyordu. Köyün erkekleri ya dağda bayırda sığır peşindeydi, ya harman yerini düzenlemekle uğraşmaktaydı. Harman zamanı yaklaşmış, köylüleri bir telaş sarmıştı. Güzün sökülüp samanlığa kaldırılmış öküz arabaları yeniden kurulacak, delce* onarılacak, mazu denilen (dingil) kısımları iç yağıyla yağlanacaktı, Traktörü olmayanlar tarlaya, çayıra, oduna, ekine, gübreye, taşa, toprağa yine bu atadan görme öküz arabalarıyla gideceklerdi. Köyün gelinleri harman yerlerine, tarlalara, bostanlara çay tepsisi, azık taşımaktan, beşikteki bebelere süt verip, yayık çalkamaktan, hamur yoğurup ekmek yapmaktan, inek sağıp dam süpürmekten yorgun düşmüşlerdi.

 

Yazının tamamını okuyun »