Saudade
Küçük İşler
“Bir kutu boyam vardı
Parlak, güzel, göz alıcı
Bir kutu boya
Soğuk renkler, sıcak renkler
Yaralıların kanını boyamaya kırmızım yok
Öksüzün yasını belirtmeye siyah
Sarı yok ezilmiş kumları renklendirmeye
Yaşamın güzelliklerini, sevinçlerini çizmeye
portakal rengi boyam var
Yapraklar, tomurcuklar için yeşilim var
Düşler için pembem var
Oturdum çizdim ben de ‘BARIŞ’ın resmini.”
(Filistinli Tali SOREK, 1988′de, 13 yaşında bir çocukken yazmış bu şiiri.)

- Alo, polis karakolu mu ?
Bir erkek sesi yanıtladı :
- Evet bayan, ne istemiştiniz ?
Kadın, telefonda fısıldadı :
- Lütfen din polisini bağlar mısınız ?

-Allo, c’est le commissariat ?
Une voix d’homme répondit :
-Oui, madame, que puis-je faire pour vous ?
La voix de la femme chuchota dans le combiné :
-Passez moi la Police Religieuse, s’il vous plaît.
Ve çıktım… Ve sonunda… Bir cam kırıldı gövdemin orta yerinde, bir can çürüdü içimde… Bitirdi. Yok etti. Dağıttı gelmişimi, geçmişimi. Hayır, bunu anlatmayacağım, çünkü önemi yok. Bir yerde bir cam kırıldı ve asıl önemli olan nedeni değil, yarattığı etkiyle varılan sonuç.
Cam kırığı pistir. En ücra köşelere kaçar kırıldığı yerde. Parçaları temizlemek için toplamaya kalktığında bile, mutlaka günler sonra bulunur bazıları. Minik ve saydam, bu yüzden görünmesi zor, yarattığı hasar parça tesirli… Bana da o cam kırıkları, bata çıka, çıka bata sonunda mutasyona uğrattı.

Türban birçok sorunu örtmenin aracı iken, AKP nin gerçek yüzünü ortaya çıkarma açısından ‘ önemli ’ bir rol oynadı.Türban her şeyden önce ülkemizin içinde bulunduğu yoksulluğu, açlığı ve sefaleti gizlemenin bir aracı olarak gündemde tutulmaktadır.
Çık özünün dağlarına (2)
“Hayattaki en zor şey; geçeceğin köprülerle, yakacağın köprüleri ayırt etmektir.” (David Russel)

Çıktım Tanrıların Dağı
Olimpos’un zirvesine bu gece,
Çaldım Kutsal ateşlerini gizlice,
İndirdim yeryüzüne,
Geçeceğim köprülere selam olsun!
Yakacağım köprüleri veriyorum ateşe!

Bir şeyler söylemeli, empati konusunda eleştiri yapmalı, günübirlik anlaşmazlıklar için. Empati kuramadıkça iletişim sorun olacak biz insanlara.
Empati önemli.

Toprak değil kayıp giden ayaklarımın altında,
Sürüngen sessizliğiyle yitirdiğim sevinçlerim
Ve çocukluğumdur tek vuruşlu ürperti gibi;
Ayrılığımdır yaşadıklarımdan ve yaşanmışlığın buruk hazzından…