Anasayfa Anasayfa

Sayfa 39 / 81« İlk...«3738394041»...Son »

Üçüncü Evre…


Elif Eser

 …

angela1_1“Bu kadar mı?”
“Evet bu kadar.”
“Sana inanmıyorum! Gözlerimin içine bak ve söyle!”

Gözlerinin içine bakarak ve tane tane her kelimenin üzerine bastırarak;

“Gözlerin artık gözlerime değmesin!”

Yazının tamamını okuyun »

Anın avcıları…


Şerife Karaçayır Mutlu

 ceylan7

“Gez,göz arpacık
buluştu tavşanın
yüreğinde,
çığlık dondu
zamanın karesinde,

 

Yazının tamamını okuyun »

Yaredir yüreğime eski sevgili


Aynur Akkaya

Bilir misiniz ? Gün içinde neyi yaşayacağınızı , sabah uyandığınızda Pauseaçtığınız pencereden aydınlanan gün haber verir.
30 Mart Salı.

Hava , sabah rüzgarlı, biraz da ayazdı. Belki yağmur yağacaktı. Yağmur ise sevdiğimdi. Şemsiyesiz yakalanmak neşesiydi.

Nasılsa ıslanacaktım. Hatta öyle olmasını diliyordum.

Kıştan kalma bir bahar vardı dışarıda ve bahar da eli kulağında şakasını yapacaktı birkaç gün sonra.

Su yeşili bir etek ve üzerinde ince bir merserize giyindim, tam teşekküllü makyajımı da yaptım. Kulaklarıma küpemi, boynuma kolyemi de taktım. Kendimden memnun edayla aynanın karşısında bir sağa bir sola dönüm kendime baktım. Boynuma mat pembe uzun fularımı taktım hani artık konsept oldu, fuları atkı gibi bağlamak, öylede bağladım. Askıdan fuşya kabanımı da aldım ve siyah çizmelerimi de giyindim. Deri ceketimi giysem acaba diye de geçirdim içimden.

Vazgeçtim neden sonra.

 

Yazının tamamını okuyun »

Deklanşör


Elif Eser

 

Deklanşöre basıyorum. Klik. Bir martı yakalanıyor kareye, Fotoğraf0004bir tekne, bir serçe ağzında kırıntı, bir çocuk en masumane gülüşüyle tertemiz ve bir kedi yalnız, vakur…

Fotoğrafın çekenle çekilen arasındaki ilişiği bir anlık… Hayat gibi. Klik. Belki de bu yüzden her şeyi, her şeyi alabildiğimce karelere sığdırmaya çalışıyorum. Gülümsüyorum; çam kokularını, denizin iyodunu içime çekerek “iyi ama, sizi sığdıramam ki bir küçük kareye. Bu çocuk kahkahasını, bu martı çığlığını, bu ızgaradan yayılan mis gibi balık kokusunu bir de rokayı, bir de rakıyı… Hangi kare betimleyebilir kokunun ayrıcalığını?” Naif, sessiz, utangaç kendime kalanlara sarılıyorum.

 

Yazının tamamını okuyun »

Hani Güneşli Güzel Günler Görecektik…


Sevtap Özkahraman

6a00d834540ac769e201156f72cffb970c-800wiIrak’lı, Amerika’lı, İngiliz
Ölüme ipotekliyse gülüşler
Milliyetsizim…

İngilizce, Fransızca, Kürtçe
Ezgilere ağlamak için dil mi bilmek gerek?
Dilsizim…

Hıristiyan, Musevi, Budist
Gölgesiz gönüllere fark etmez
Dinsizim…

Yazının tamamını okuyun »

Bir Asi’den, İsa’ya..


İsa Batumlu

 

attendre-les-transports-en-commun“Yaş otuz beş yolun yarısı eder..” demiş ya  Şair Cahit Sıtkı Tarancı..Tam 14 yıl olmuş otuzbeşi geçeli.
“Ortada kuyu var yandan geç”  demek geliyor içimden..

Dünyanın en karışık coğrafyasında yeralan en yalnız  ülkesinin ,en karışık dönemlerinde şekillenmiş bir gençlikten arta kalan ne varsa, hangi bilinmeyenlere gebe olduğu belli olmayan sisli  bir şafak vakti, ıssız bir limandan yelken açan sonsuzluğun gemisine bindi ve gitti..

“Gördüğü en uzun boylu beklenti:
Zaman..
Sıfırlanamayacak kadar erken.

“Önce; kalbi şişman genç,
Sonra ;aklı tıknaz ortayaşlı ..

 

 

Yazının tamamını okuyun »

Adımı ağzında unuttuğum adam!…


Nazan Kutlu (güzaltı)

250371409_3353e735e1 

Aylardan MART… Günlerden belki SALI, belki HİÇ…
Kalbim ne vakittir bitmez bir yatılı okul yalnızlığında…
Cemrelerde alamadı bozkırın ayazını. Güneş, hükmünü gösteremiyor ne üşüyen şehre, ne etime… Her daim soğuk hükümdardır, havası, memur nefesi bu kente…
 
Yazsam, YAZ gelir mi acaba? Düşer mi içimi ısıtacak son cemre dudaklarıma? Tırnak içine alabilir miyim baharı? Altını çizebilir miyim altın sarısı güneşin, kırmızı bir kalemle? Taze badem ağacı dalına, aşılayabilir miyim kurumuş bedenimi? Yenilmekten yorulmuş kalbim, yenilenebilir mi? Ve sen sevgili, tutabilir misin yeniden ellerimi?

 

Yazının tamamını okuyun »

Şair olsam


Şerife Karaçayır Mutlu

Şair olsam

“Şiirin hasınıpic00039ou5
 
Ayak seslerinden
 
Tanısam,
 
Bir köy türküsünde”
 
Kızarsa yanaklarım,
 
Yemeni oyalarına,
 
Nakış olsam

 

Yazının tamamını okuyun »

İsim Gerekmez Gününüz Kutlu Olsun…


Sevtap Özkahraman

billes-objets-art-digitalMisketlerimi ütenler, kurşun askerlerini kırdıklarım…
 
Kedimin canını yakanlar,  kuşlarını özgür bıraktıklarım…
 
Kan karıştırıp kardeş olduklarım, bir ünite kan için yalvardıklarım…
 
Bisikletten yuvarlandığımda yaralanan dizlerime tükürüğünü merhem yapanlar,
kurşun yarasına gözyaşımı bastıklarım…

Yazının tamamını okuyun »

Ova


Zelin Artuğ


4244205542_4056070eebYemyeşil bir ovada, yumuşacık çimenlerin üzerinde yürüyordu. Sepetinin sapını sımsıkı kavramış, mantar topluyordu. Her yağmurdan sonra çayır, mantarla dolardı. “Bak bu ortası beyaz olanları almayacaksın, bunlara köpek mantarı derler, bunlar zehirlidir” demişti annesi. “Şu, içi pembe mantarlardan topla, bunlara içi kızıl, derler.”

Pembeyle tanışıklığı yeni değildi. Kenan Reis’in ağlarına takılan balıklardan en çok akşam kızıllığında pembe pullarıyla ışıl ışıl parlayan mercan balıklarını severdi. Mis gibi yosun kokardı, deniz kokardı ışıltılı pembe!

 

Yazının tamamını okuyun »