Hüznün isyan olur
Küçük İşler
Zelin Artuğ’dan sevgideğer Figen A.E ve tüm karanfil yürekli sevgideğerlere…
Zelin Artuğ’dan sevgideğer Figen A.E ve tüm karanfil yürekli sevgideğerlere…
Öylece duruşun tarifi mi? İşte öylece duruşun tarifi mi diyeceğiz… Yükledikleri salt apolitik olmak değil elbette… Kavrayışın tüm inceliklerine öyle planlı girmişler ki, artık tedavisi çok zor bir hastalık gibi tıpkı…
Öylece duruyor… Anlayamaz halde, azıcık çırpınsa çözecek herşeyi… Ama öğretilenler öyle etkilemiş ki!… Sadece öyle duruyor… Yardım istekleri de öğretilmiş, öyle olur zannediyor ve öylece duruyor…
Belki öğreti dışı aldıkları nefes aldırıyor az da olsa ama yetmiyor ki!…
Çok erken uyanıyorum. Meramım alacakaranlıkta yollara düşmek… Ne zamandır ertelediğim sabah yürüyüşleri… Ne var ki, güzün hüznü çökmüş üzerime. Kolumu kıpırdatamıyorum. Televizyon kanallarını dolaşıp, günün haber başlıklarına göz atıyorum. Hiçbir haber içime su serpmiyor. Kapatıyorum televizyonu. Kitaplıkta okunası bir kitap arıyorum; bir iki sayfa okuyup bir kenara atsam da olur; kısa süreli yarenlik edeceğim bir kitap… ama iyi kitap olmalı! Dostlarda değilsem de, kitaplarda seçiciyim hâlâ.
Ülkeyi yönetenler orada burada sultanlıktan, padişahlıktan söz ediyorlar ya… hani birileri de bizleri insan ruhundan keçi ruhuna yatay geçiş sınavıyla 100 üzerinden 100 puanla geçiriverdi ya… (nasıl olsa bütün sınav sonuçlarını kendileri belirliyorlar artık, yani sınavlar göstermelik… canları isterse insanı keçiye çevirirler, köpeği insana!) hani biz emekçiler, gün akşam olunca çalışmaktan canımız çıkmış bir halde hiçbir şey okuyamıyoruz da resmi tarih bilgileriyle idare ediveriyoruz ya… hani mesleği “çalışmıyor” olup da bütün kötülüklerden arınmış insan ruhlular es kaza bir üniversite bitirmişlerle aşık atmak için gece gündüz Oksford’dan, Harvard’dan getirttikleri notları okuyup ezber bozuyorlar ya… hani her ne hal ise …