Gül solar gözlerimden
Cafer Demirtaş
Kokuşmuşluğun külüyle ısıtma kalbini kalbim,
Alazın sırtına vurma hançerleri.
Gün gelir hasmın olur bu güzel iklimler,
Dal incinir gül solar gözlerimden…
Kokuşmuşluğun külüyle ısıtma kalbini kalbim,
Alazın sırtına vurma hançerleri.
Gün gelir hasmın olur bu güzel iklimler,
Dal incinir gül solar gözlerimden…
” Sürüden ayrılanı kurt yer” diye kandırdı bizi hep büyüklerimiz .
Ya sürü kurt sürüsüyse ? ( Alın size on puanlık bir hayat bilgisi sorusu. )
Bunu hiç akıllarına getirmediler…
Şerife Mutlu’ya…
Sen geldin… Hoş geldin, sefalar getirdin!
Çaylar da geldi Şerife!…

Seni benden uzak kılan;
Ne uzak kentler
Ne sıra dağlar…
Seni benden uzak kılan;
Farklı ufuklara bakışımızdır…
Yazının tamamını okuyun »
Kadınları kızları türbanladık. Daha değil demeyin. Bitti bu iş… Üç beş yıla kalmadan binlerce türbanlı kız üniversiteyi bitirip hakim, savcı, öğretmen, doktor vs.olduktan sonra evlerine oturup, kabak, patlıcan oyup, olmadı turşu kurup, o da olmadı kanaviçe işleyip, boncuk dizerek koca beklemeyecekler herhalde. Onca mektep medreseden sonra işe girip okudukları dallarda kendilerine bir meşgale bulacaklardır. Buna kim itiraz edebilir… Edemez. Artık bitti bu iş…
Tarih kitapları yazar: “29 Ekim 1923 günü Atatürk, milletvekilleri ile görüştükten sonra taslağı hazırlanan “Cumhuriyet” önergesini Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne verdi. Meclis önergeyi kabul etti. Böylece, Türkiye devletinin yönetim biçimi “Cumhuriyet” olarak, adı da”Türkiye Cumhuriyeti Devleti” olarak belirlendi. Atatürk, kurulan Türkiye Cumhuriyeti’nin, ilk “Cumhurbaşkanı” oldu.”
Cumhuriyette “Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir.” Millet, kendini yönetme yetkisini, kendilerine temsil eden milletvekilleri aracılığı ile kullanır. Cumhuriyet yönetiminde, yurttaşın seçme ve seçilme hakkı vardır. Seçilen temsilciler, yasaları tasarlarlar ve yöneticileri ulus adına denetlerler. ”