Yüreğin bizde kaldı….
18 Mayıs 2009İçimdeki kırıkları toplamaya çabalarken,
öyle bi acı savrulup geldi ki
topladıklarımı da dağıttı, beni de…
İçimdeki kırıkları toplamaya çabalarken,
öyle bi acı savrulup geldi ki
topladıklarımı da dağıttı, beni de…

Aşık Mahsuni Şerif ile Nazım Hikmet Ran bir araya gelselerdi ve aşağıda gördüğünüz resmi alsalardı karşılarına ! Nasıl konuşurlardı , ne konuşurlardı acaba?
Bizim elimiz olunca
Ne çok kuş konuyor ellerimize
Hiç korkmadan…
Müthiş bir itiraf! Hiç değişmeyen canlılar, evrimi de bilimi de yalanlar! Nato kafa nato mermer! Hazır yeri gelmişken, şu deyimi de açıklayalım. Nato ile falan ilgisi yok bunun. Deyim Yunanca.. “na to kefari, na to mermari!” “Na”, Yunanca’da “işte” demekmiş; “to”, İngilizce’deki “the”, Fransızca’daki “le, la”, Arapça’daki “el” gibi article, “kefari” de kafa anlamında… Mermari de mermer. Kısaca sözün anlamı, “İşte kafa, işte mermer!”
Hayatıma yön veren dizelerle tanıştığımda , 20 yaşındaydım…
Nerden bulmuştum, ya da kim okumamı sağlamıştı hiç hatırlamıyorum .
“ Ey benim beyaz boynu kırışan kızım, 
imkansızdır ihtiyarlamamız bizim.
Etin gevşemesine başka bir tabir gerek,
Zira ki İHTİYARLAMAK ;
KENDİNDEN BAŞKA KİMSEYİ, SEVMEMEK DEMEK…
Maydanozlu domatesli aşk salatası deyip de geçmemek gerek. Salata yapmak her insanın harcı değildir. Bir kere bu konu ciddi bir ustalık gerektirir. En ünlü aşçıların bile bilmediği, hiç aklına getiremediği püf noktaları vardır bu işin. Kullanılacak olan malzemenin temizliği, tazeliği, sağlığa uygun oluşu yeterli değildir iyi bir salata için.
Aslolan renk uyumudur. Salata, birbiriyle raks etmeyen, istese de raks edemeyen renklerden oluşursa, iyi bir salata olur.
Hain bedesteninde metelik etmez.
Bir gül kurusu kokularınız…
Irmağın akışına bu vahşet sökmez.
Tarih bu!
Dinelir elbet kanaya kanaya…