Anasayfa Anasayfa

Sayfa 22 / 52« İlk...«2021222324»...Son »

Susarız…


Haşmet Ahmet Şenses

le-silence

 

Basit bir kural bu
benden sana
senden bana doğru,
iyi biliriz
bütün o anlamlı
susuşlarımızda,
bilirim ki
varsındır sen,
bilirsin ki
varımdır ben,

Yazının tamamını okuyun »

Tophanenin karanlık sokaklarında…


Zelin Artuğ

tophane_1953

 

Otobüs asık suratlı, mutsuz İstanbullulardan oluşmuş yüküyle, arap saçı trafiğin ortasında burnunu çıkaracak yer arıyordu. Şirinevler’de durağa yanaştı. Binali, orta kapının hemen yanında, cam kıyısında bir yer bulmuştu kendine. Yanındaki kamburu çıkmış cılız adam düğmeye bastı, indi. Binali beyaz, ince keten pantolonunun içinden paçalı donu görünen adamın arkasından baktı, belli belirsiz gülümsedi.

Otobüsün ön tarafındaki kırmızı ışıklı levhada her durakta “duracak” yazar, yine de inenler o düğmeye basmadan rahat edemezlerdi. Babanne kılıklı bir kadın ön kapıdan binmiş, dokunsalar ağlayacakmış gibi yorgun ve hasta bir suratla sağına soluna bakarak arkalara doğru ilerliyordu. Dudağının üstünde incecik bıyıkları olan, kolları kıllı, iri gövdeli bir adam yaşlı kadını kolundan tutup, Binali’nin yanındaki boş koltuğa oturttu. Kadın, yerine yerleşip, takma dişleriyle adama gülümseyip teşekkür etti. Adam, dünyanın en iyi adamıymış gibi gururlandı bu teşekkürden, gözlerini yumup gülümseyerek karşılık verdi. Yaşlı kadın başını biraz geri çekip, Binali’nin suratına baktı dik dik. “Gördün mü bak, ne iyi adamlar var! Sen yerinden bile kıpırdamadın!” dermiş gibi Binali’yi tepeden tırnağa süzüp kucağındaki rugan, siyah çantayı sımsıkı kavradı.

 

Yazının tamamını okuyun »

15-16 Haziran görüntüleri…


Zelin Artuğ

 

Yazının tamamını okuyun »

Savrulur Kül(ellerim) Sem(aya)


Şerife Karaçayır Mutlu

semaya

 
Savrulur

Küll(ellerim)

Sem(aya)

Gümüşlerim

Dökülür

Suya

 

Yazının tamamını okuyun »

Parmaksız Hatsu


Muzaffer Tokmak

 

Tsoka, güzelliği ve zerafeti ile adını duyurmuş genç bir kızdır. Soyludur. Pek çok prensportrait-de-femme-orientale-clement
oğluna ister. Kim isterse istesin, kendisine evlenme teklif edenleri geri çevirir. Tsoka, onları beğenmediğinden değil, aklına koyduğu bir işten dolayı tüm adaylara olmaz der. Kararlıdır.

Günlerden bir gün, köyde bir evde ‘yün tarama günü’ düzenlenir. Yün tarama işini kızlar yapar. Yün taratacak aile, köyün tüm genç kızlarını çağırır. Köyün genç kızları ailenin belirlediği gün taraklarını yanlarına alarak toplanırlar. Tsoka da gelir, köyün gençlerine gün doğmuştur. Kızlar akşama kadar yün tarayacaklar, gece de eğlence düzenlenecektir. Köyden, bazı gençler yakın köylerdeki arkadaşlarına haber verirler. Yakın köylerdeki gençler yanlarına kız kardeşlerini veya komşu kızlarını da alarak katıldılar.

Yazının tamamını okuyun »

Dört bin yıl önce ve zulüm


Cafer Demirtaş

 

habilkabil

 

Ve sen, tanrının kelamıyla
Habil’i Kabil’le yok eden nefret;
Yırtılır gülistanda
Barışın taç yaprakları
Ekilir tohum tohum
Kin ve acı.
Bugüne gelinsin diye,
Ve bir kefen sallanır
Mendirekte sevgi görünür m’ola?

Yazının tamamını okuyun »

Halkların “boşanmasını” savunmak..


Yucel Evren

marx1
Çok sözleri söyleyecekler var!..

sıraları gelmedi!.. “henüz”

Sosyoloji bir tarafsız bilim!..

Gri sakallı söz etti kanıtlanmış..

Sonra bir kitap yazdı…

Emekçi gururu, Vladimiryiç ön adlı Lenin..

Ulusların kaderlerini tayin hakkı adıyla…

Yazının tamamını okuyun »

Ömer Efendi ve kızları


Muzaffer Tokmak

 

Ömer, askere çağrıldığında Kızı Luisa yeni doğmuş beşikte yatıyordu. Genç karısı ve kızını geride bırakıp cepheye2973berlin_1945_344x238_726328252 gitmişti. Naziler var gücüyle Sovyetlere saldırmış, ülkenin ortalarına kadar ilerlemişlerdi. Bütün erkekler cepheye çağrılıyor, genç yaşlı demeden, herkes savaşa gidiyordu. Ömer de bu askerlerden biri olmuştu.

Stalin tüm askerlere şu emri vermişti. “Mermilerinizden birini ayırıp ve göğüs cebinizde saklayınız. Esir düşmek zorunda kalırsanız eğer sakın teslim olmayın göğüs cebinizde sakladığınız mermiyi namluya sürün ve kendinizi öldürünüz.”Esir olmak insana daha çok acı verir ölümden.

Yazının tamamını okuyun »

üç vakte kadar…


Hatice Atalay

uc

v a p u r d a y ı m…

yanımda yüreğim, karşımda martılar ve deniz…

elimde orta şekerli, bol köpüklü bir fincan kahve

kahve bitene kadar ikimizin de ağzını bıçak açmıyor…

biten fincanımı ters çeviriyorum alışkanlıktan.

Yazının tamamını okuyun »

ağıt


Gökhan Öztürk

kazim_koyuncu___babylon_konser_by_kazimkoyuncu

şair olmak istedi
şair ceketli çocuk oldu
masallarla büyüdü
ninesinden dinlediği.
masalla büyüyen
başkaları gibi
hayatın da “başka”
olduğunu
çok sonra öğrenecekti…

Yazının tamamını okuyun »