Tanrı olsaydım eğer…
Zelin Artuğ
Beleş yaşamanızın
kirli saltanatında
Aksıra tıksıra
yiyip içip şişiyorsunuz.
Basiretiniz bağlanmış
bir doktora görünün
benden söylemesi
Sık sık cami duvarına işiyorsunuz
Beleş yaşamanızın
kirli saltanatında
Aksıra tıksıra
yiyip içip şişiyorsunuz.
Basiretiniz bağlanmış
bir doktora görünün
benden söylemesi
Sık sık cami duvarına işiyorsunuz
Boyun eğmeyecekti engizisyon yargıçlarına!
“(…)evet, hepsinden kötüsü senin boyun bükmendir / Galileo Galilei / hâlâ da büküyorsun / sen boynunu büktükçe / Galileo Galilei / bil ki / kanıyor dünyanın bütün çiçekleri!”(A.Kadir Paksoy)
Gelişmemişlerin coğrafyasında çalışmadan köşe dönenler, emeğe ve emekçiye bırakın saygı duymayı, emeği ve emekçiyi aşağılamayı iş edinirler! Uzun araştırmalar yapmaya, bu berbat tutumun sebeb-i hikmetini derin araştırmalarla ortaya çıkarmaya hiç gerek yok! Her şey açık seçik ortada!
İzlediğim
Geçmişim,
Olmazlarıma
Sarıldığım
Yüreğime batan
Hayal kırık(lık)larım,
“Geç fakedildiği gibi
Taşın sert olduğu”
Geç farkettiğim
Rehberim
Hayal kırık(lık)larım..
Sevgideğer eşime…
Rüzgar hızını artırdı. Camların dışında ıslık çalıp duruyor. Dışarıda olmak zor olmalı. Tıklım tıklım bir otobüsten inip, rüzgara karşı, yokuş yukarı yürümek…
İskender Kebap’ın ışıkları E-5′e vurmuştur şimdi. Sıkışan trafikte kristal avizelerin altındaki masalara tıkış tıkış doluşmuş kadınlı erkekli kalabalığa bakmış, “Yahu bunların evinde bir çorba kaynatan yok mudur?” diye hayret etmişsindir yine. Yemek yapmayı bilmemeyi modernliğin ölçüsü, yemek yakmayı da sevimlilik gibi gören.. gösteren bir anlayışı, emekçi tavrıyla kınayarak!..
Biliyorum, otobüsten inince rüzgara karşı yürüyecek, yürürken de yazacaksın kafanda…
Ve ben… yazdıklarını bir bir okuyacağım. Sabırla… ve saygıyla…
Ne zaman ki kış gelir; canım babamın o güzelim cümlesi oturur yüreğime.
“ Bu soğuklar, bu kara kış gelir geçer kızım; ALLAH GÖNÜL KIŞI YAŞATMASIN…”
Peki ama
“Her şey geçer. Acılar da, mutluluklar da.
Hayat durmadan devinir. Önemli olan farkındalık.
İçimdeki bahara binlerce şükür…”

Son günlerde, kişisel gelişime; 21 Aralık’ta gerçekleşecek Ay Tutulmasının Merkür’ün yöneticiliğinde insanlar ve toplumlar üzerindeki etkilerine takılmış durumdayım. Sadece merak ediyorum ve izliyorum. Wikileaks’in ortaya çıkışı bile buna dayanıyormuş? Enteresan! Beni olumsuz yönde etkileyen bir şey yok. Sanırım bu daha da enteresan!
Erbâb-ı kemâlî çekemez nâkıs olanlar
Rencîde olur dîde-i huffâş ziyâdan
ziya paşa

Düşünce ürünleri ucuzlayıp da sokaklara dökülmeye başlayalı yıllar oluyor. Sokak tezgahlarından da geçtim, korsan yayıncıların elinde kaldı onca düşün emekçisinin alın teri!
Günümüzdeki yavanlığın, sığlığın kökü, doymak bilmez yarasaların düşünceyi ve düşünce ürünlerini karanlıklara gömdüğü o yıllara dayanıyor.
Düşünce ürünleri ucuzlayınca, düşünce de ucuzladı.