Nazan Kutlu Gülek
(güzaltı)
Bakmayın Anadolu’nun içinde, ülkenin tam ortasında olduğuna… Tıpkı doğunun öksüz şehirleri gibi kalbi kırıktır Ankara’nın. Ne vakit uğrasam, acıyla büyüyen bir çocuk gibi gelir bana bu gariban şehir. Hep “keşke daha fazla büyümese acısı” diye geçiririm içimden, o gri çehresine bakıp.
Yazının tamamını okuyun »
Yayımlayan : zelin artuğ |
Kategori ebrulî, gümüşî, şarabî | 13 Yorum » | 332 okunma
Elif Eser

Ev deyince gülümsüyorum. Ev dediğin bol ışıklı olmalı. Ahşap seviyorum ben. Bir de çatı katı. Deniz gören. Hele bir de mevsimlerden baharsa değme keyfime…
Merdiven altını ve hemen yanındaki duvarı kitaplık yaptığımız iyi oldu. Bir CD seçiyorum. En sevdiklerimden. Ilık bir esinti yayılıyor verandanın açık kapısından, müziğin sesi de eklenince…
“Su olsam, ateş olsam/ Göklerdeki güneş olsam…
Konuşmasam, taş olsam / Yine de oynar mısın benimle?” Ortaçgil… Ne güzel insansın…
Yazının tamamını okuyun »
Yayımlayan : zelin artuğ |
Kategori ebrulî, fıstıkî, gümüşî, şarabî | 10 Yorum » | 248 okunma
Şerife Karaçayır Mutlu

Duygular duygular,
Duyu ile gelen
DuyGu ile içselleşen
Hem uçuran
Hem uçurtan
İki ucu keskin bıçak
Yazının tamamını okuyun »
Yayımlayan : zelin artuğ |
Etiketler: duygu
Kategori ebrulî, gümüşî, kızıl, şarabî | 3 Yorum » | 166 okunma
Zelin Artuğ

“Bir kutu boyam vardı / Parlak, güzel, göz alıcı / Bir kutu boya / Soğuk renkler, sıcak renkler / Yaralıların kanını boyamaya kırmızım yok / Öksüzün yasını belirtmeye siyah /Sarı yok ezilmiş kumları renklendirmeye / Yaşamın güzelliklerini, sevinçlerini çizmeye portakal rengi boyam var / Yapraklar, tomurcuklar için yeşilim var / Düşler için pembem var / Oturdum çizdim ben de ‘BARIŞ’ın resmini.”
Tali SOREK (Filistin)
Yıl 1987. David Grossman… İsrailli genç bir romancı. İsrail’de çıkan haftalık dergi “Koteret Rashit” İsrail-Arap savaşının 20. yıldönümü nedeniyle Grossman’dan Filistin’le ilgili bir söyleşi yapmasını ister. Savaşın başlangıcında, 1967′de henüz 13 yaşında olan Grossman, 1987′de karısı ve iki çocuğuyla Kudüs’te yaşamaktadır. Gözünü budaktan esirgemeden ve yansız bir gözlemcilikle hemen işe girişir. “Koteret Rashit”in “İşgalde yolculuk” başlığıyla 29 Nisan 1987′de eksiksiz yayımladığı bu söyleşinin ardından Grossman’ın “Sarıyel” adlı kitabı, İbranice’den Fransızca’ya çevrilmiş olarak adını duyurur. Yalnızca bir yılda 50.000 adet satan bu kitap, İsrail’de gerçek bir şok yaratır.
Yazının tamamını okuyun »
Yayımlayan : zelin artuğ |
Etiketler: filistin
Kategori ebrulî, kurşunî, kızıl, limonî | Yorum Yok » | 187 okunma
Tali Sorek (Filistin)

“Bir kutu boyam vardı
Parlak, güzel, göz alıcı
Bir kutu boya
Soğuk renkler, sıcak renkler
Yaralıların kanını boyamaya kırmızım yok
Öksüzün yasını belirtmeye siyah
Sarı yok ezilmiş kumları renklendirmeye
Yaşamın güzelliklerini, sevinçlerini çizmeye
portakal rengi boyam var
Yapraklar, tomurcuklar için yeşilim var
Düşler için pembem var
Oturdum çizdim ben de ‘BARIŞ’ın resmini.”
(Filistinli Tali SOREK, 1988′de, 13 yaşında bir çocukken yazmış bu şiiri.)
Yazının tamamını okuyun »
Yayımlayan : zelin artuğ |
Etiketler: barış, filistin, tali sorek
Kategori ebrulî, kurşunî, kızıl, limonî | 5 Yorum » | 179 okunma
Yucel Yarımbatman
(sokak şairi)
dört duvar, bir fıkara sabrı beklemek,
altında demirden hasır
üstünde tavan pranga…
bağlar kollarını
Sivaslı bir jandarma…
bir cigara yakar beklerken avluda
Urfalı Nazif baba…
niye girmiş bilinmez,
sırdır bakışlarındaki hüznün kaynağı…
Yazının tamamını okuyun »
Yayımlayan : zelin artuğ |
Kategori ebrulî, gümüşî, kurşunî, zifirî | 5 Yorum » | 173 okunma
Yucel Yarımbatman
(Sokak Şairi)

ağır adımlarda bir telaş gizlidir
ve kaldırımlarında yitik aşklar bu sokağın
adına nice şairin şiir yazdığı
ve nice rutubetli rastlantının kol gezdiği bu kent’in…
kimi zaman eşkıya
kimi zaman politika muhabbetler içeren..
Yazının tamamını okuyun »
Yayımlayan : zelin artuğ |
Kategori ebrulî, gümüşî, kurşunî, şarabî | 3 Yorum » | 158 okunma
Hatice Atalay
Sabah işe gelirken, arabada yine gazete haberlerini dinliyorum. Duyduklarım karşısında; ne yapsam, ne yazsam, ne
söylesem bilemedim…
Nietzsche’nin sözü dilime dolandı yeniden….
“Dünyanın en acımasız hayvanı insandır”.
Yaşadıklarımız, gördüklerimiz, duyduklarımız ve bunlar karşısında her geçen gün artan duyarsızlığımız, tepkisizliğimiz bu cümleyi haklı kılıyor ne yazık ki.
Ne dersiniz ? Nietzsche haksız mı “dünyanın en acımasız hayvanı insandır” derken…
Yazının tamamını okuyun »
Yayımlayan : zelin artuğ |
Kategori ebrulî, kurşunî, limonî, zifirî | 2 Yorum » | 165 okunma
Karahan Yılmaz

Kendime yeni yalnızlıklar arıyorum
Savuruyorum ütopyalarımı sonsuz bir boşluğa
Ve başlamadan bitiyor,
nedense en uzun yolculuğum
Yaslanıyorum kimsesiz bir çocuk gibi anılarıma..
Yazının tamamını okuyun »
Yayımlayan : zelin artuğ |
Kategori ebrulî, gümüşî | 1 Yorum » | 156 okunma