Anasayfa Anasayfa

Sayfa 3 / 10«12345»...Son »

‘zifirî’ Kategorisi için Arşiv

Filistinli çocuk ABD’yi “tehdit” ediyor. “Ben büyüyeceğim ve…


Küçük İşler


ENFANT “MENACE” LES USA. “JE VAIS GRANDIR ET…

 

Yazının tamamını okuyun »

Yetmez ama…van münit!…


Küçük İşler

van müRit, van müRit, van müRit diye diye kıydınız güzelim gençliğe!
şimdi alın takkenizi elinize, düşünün bakalım van münit!
(ZA)

ÖSYM Başkanı Prof. Ali Demir bir basın açıklaması yaptı. Şifre iddialarını kesin bir dille reddeden Demir, 1 milyon 700 bin kitapçığın internette yayına verileceğini söyledi. (03.04.2011)

Kaynak : http://www.internethaber.com 

 

Yazının tamamını okuyun »

Solcu Liseliler’den, hesap sorma çağrısı


soL

“ Siz, yirmi yaşında çocukların umudunu kesemezsiniz! Bu kadar büyük travmayla karşı karşıya bırakamazsınız!” (NihatGenç)

“ etonnant_!

 

Yazının tamamını okuyun »

ÖSYM bu sorulara yanıt vermeli


soL

ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Ali Demir’in tedirginliği yüzünden ve hareketlerinden okunan bir ruh halinde yaptığı “açıklama”, pek kimseyi tatmin etmedi. Hâlâ ÖSYM’nin yanıtlaması gereken çok soru bulunuyor.

- Sınavla ilgili tartışma aslında şifrelemenin açığa çıkarılmasıyla değil, harem-selamlık uygulamasıyla başladı. ÖSYM, İstanbul’da binlerce kişilik okullarda sadece kız öğrencilerin girmesini “Tamamen tesadüf” diye açıkladı. Böyle bir açıklama, ÖSYM’nin sınavın organize edilmesinde kullandığı elektronik sistemi kuşkulu kılmadı mı? Olasılığı “milyonda bir” olan böyle tesadüfleri İstanbul’un gericilerin yoğun olduğu bir semtinde birbirine yakın birden fazla okulda “yaratabilen” yazılımın güvenilir olduğu nasıl kanıtlanacak?

 

 

Yazının tamamını okuyun »

Vukuat Var


Tevfik Çavdar-soL

21.03.2011 – 08:29
 
 
tansu_bicer_04Osmanlı Döneminde “Ases” diye bilinen gece bekçileri, güvenliğinden sorumlu oldukları mahalle ile adeta bir aile üyesi gibi özdeşmişlerdi. Her evin sevincine, derdine ve de yasına ortak olurlar, mahallenin sorunlarını yakından saptar, bunları üstlerine yansıtırlardı. Bir anlamda bölgenin velisi gibiydiler. Geceleri sopalarını kaldırım taşlarına vurarak saati, vukuat olmadığını bağırarak duyururlar; bazen de bir yangını haber verirlerdi. Çocuklar için mahallenin “Bekçi Babası” idiler. Benim kuşağın döneminde koyu tütün rengi üniformalarıyla geceleri sokakları tek tek dolaşır; zaman zaman da düdüklerini çalarak “ben burdayım” derlerdi. Hepsi geride kaldı. “Bekçi Baba”lar tarihe karıştı. Onların yerini sokakları kolaçan ederek “Mavi – Kırmızı” ışıklarla kendini belli eden “polis devriyesi” aldı. Ne ki sokakların güvenliği hızla azalmağa başladı, hırsızlık, kapkaççılık, hak arama cinayetleri çeteler yaygınlaştıkça yaygınlaştı.

Baruter ilk değil: Dini dogmaya dokunan linç ediliyor


soL

16.02.2011 – 07:30 bahadirbaruter

Penguen’de yayınlanan bir karikatür üzerine gerici basının yaygara koparması ve doğrudan hedef göstererek yayın yapması, Türkiye’de dini dogmalarla mücadelenin yıllardır nasıl bir baskı ile karşılaştığını bir kez daha hatırlattı.

Bahadır Baruter’in Penguen’de yayınlanan bir karikatürü üzerine gerici basının yaygara koparması ve hedef göstererek yayın yapması, Türkiye’de dini dogmalarla mücadelenin yıllardır nasıl bir baskı ile karşılaştığını hatırlattı. Bir çok aydın bu uğurda ya öldürüldü, ya da saldırılara ve tehditlere maruz kaldı.

 

Yazının tamamını okuyun »

Yobazın Ahlakı


Ümit Zileli

cocuk_gelinler_afis“Evleneceklerin tasarruf ehliyetine sahip olmaları gerekir. Bu da yedi yaşına ulaşıp iyiyle kötüyü ayırt etme gücünü elde etmekle gerçekleşir.  Alt yaş sınırı kızlarda 9 erkeklerde 12’dir…”

Bu satırları okuduğumda karşı konulamaz bir tiksintiyle midemin bulandığını, utanç duygusuyla yüzümün alev alev yandığını hissettim…

Beş yaşında bir kız babası olarak, bunu yazan ve dağıtan insanlar adına insanlığımdan utandım…

Daha ilkokul çağında bir kız çocuğuna ’evlenebilir’ fetvası veren zihniyetin egemenliğinde bu güzelim ülkenin hangi karanlıklara, hangi ilkelliklere, hangi sapıklıklara savrulabileceğini düşünüp dehşetle titredim…

 

Yazının tamamını okuyun »

Etek ve emek…


Belma Nur Kartal

adalet_terazi_1238070000
Vekaleten yönetilen bir kentin çocuklarıyız biz… Vekaletle yönetilen bir ülkenin çocukları olduğumuz gibi… ‘Asil’lerin en büyüğü ABD, en ağlağı Pensilvanya’da, vekilleri de Türkiya’da… Matruşkanın bebekleri gibi… Açmaya korkarsın.

Samsun’da da kamu kurumlarının neredeyse tamamı vekil ‘idareci’lerle dolu… Vekiller cennetiyiz. Birçok kamu kurumunda müdürlük ve şube müdürlüğü makamlarının çoğu vekaleten ve tedviren yönetiliyor. İdare ediyorlar vaziyeti… İdare lambası gibi… Elektriğin henüz tam olarak yaygınlaşmadığı, kıtlık zamanlarında kullanılan gaz lambası gibi… İdare ediyorlar. Sekiz yıllık AKP iktidarında bir bu idare lambalarının fitiline zam gelmediğine göre, demek ki fitili ucuz idare lambaları onlar için çok mühim…

Vekâleten ve tedviren yönetilen kurumlar arasında DSİ, Tarım İl Müdürlüğü, Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü öne çıkıyor. Buralarda, müdür ve müdür yardımcısı kadrolarında toplam 54 makamı asiller değil, onların vekilleri yönetiyor. Bir tür taşeron yani… İş güvenceleri yok. İkballeri iktidarın iki dudağının ucunda… Son günlerde etek tartışmasıyla gündeme gelen Sosyal Hizmetlerde de 21 makamdan 15’i vekâletle yönetiliyor. Çünkü, bu görevlerde liyakatten çok başka beklentiler olduğu için, görevden almalarda İdari Yargı ile sıkıntı yaşamamak için asaleten atama yapmıyorlar.

 

Yazının tamamını okuyun »

“Sanatın içine tükürenlerin” partisi: AKP


soL

“Bir teraziye konulduğunda kalp tüyden hafif olmalı. Bence savaşın ortasında büyüyen bir çocuğun kalbi artık ‘ağırlaşmıştır’. Çocuklarımızın kalplerini kin, nefret, intikam, düşmanlık gibi duygulardan arındırmalıyız.”
[Mehmet Aksoy]

 237268

 

 Başbakan Erdoğan, Kars’taki “İnsanlık Anıtı” için “ucube” dedi. Herkes “Yeter artık” dese de, kimse şaşırmadı. Zira AKP’lilerin sanat düşmanlıklarını böyle bir seviyeyle açığa vurdukları örnekler öyle çok ki…

 

Yazının tamamını okuyun »

Kork!.. Korkma!..


Yucel Evren

peur_du_noir

 

Korkun.. önce Ateşten .. sonra Güneşten!..

Korkun!..

  Yazının tamamını okuyun »