Anasayfa Anasayfa

Sayfa 10 / 11« İlk...«7891011»

‘zifirî’ Kategorisi için Arşiv

kafanı kırarlar çocuk!.. kafanı senin..


Yucel Evren

yucelevren

 

Yazının tamamını okuyun »

hepimiz “rom”anız!…


Zelin Artuğ

cingene

“Bizanslılar 1000 yıl önce benim insanlarıma athinganoi adını verdiler. Bu dokunulmaz demekti.. Bundan sonra her gittiğimiz ülkede insanlar bizi böyle çağırdı. Zigeuner, cigani veya çingene… Bizlere dokunulmaz dediler… Korktular bizden. Farklıydık. Daha yoksulduk. Daha özgürdük. Ama insandık. Tıpkı onlar gibi. Onlar bunun farkında değildi. Bizimle çalışmak, bizimle yaşamak, bizimle konuşmak istemediler. Atalarım, bu haksızlıklardan kurtulmak için her yolu denediler… Haykırarak baktılar insanların gözlerine; “biz çingene değiliz insanız.” Çingenelerin konuştuğu dillerden birinde insan Rom demekti. Onlar da insanlara biz romanız dediler, yani sizden bir farkımız yok. Bizi kabul edin. Lütfen! Bugüne kadar kimse onları dinlemedi. Ben atalarım gibi umutsuzca yalvarmayacağım. Biliyorum ki gerçekten de biz farklıyız! Özgür, hırçın, dayanıklı, güçlü, insancıl, ve yaratıcıyız. Tarihin en barışçı insanlarıyız. Bu yüzden utanmam gerekmiyor. Ben olduğum şeyle gurur duyuyorum. Herkes bilsin! Ben bir ÇİNGENEYİM! “ 

ÖNSÖZ: (www.cingeneyiz.org)

Görsel: Yucel Evren

  The Song of the Gypsies

Yazının tamamını okuyun »

kadın


Birgül Kaya (meyman)

 

14576375_0

 

Kimi zaman ;
kara tahta başında Elif öğretmen,
Kimi zaman;
el işinde yer silmekte Hatçe kadın,

Sırtında bebesi çapa yapmakta Ayşe bacı…

On üçünde ! Elinde gelin kınası. Kadın olmuş küçük Meryem…

 

Yazının tamamını okuyun »

bir şarapnel ve kanıksanmış yalnızlığım


Cafer Demirtaş

 
Kızıl bir uğultu tırmalar dimağımı,1828462865_eb0871663a_m
Bir sıla mektubu kadar sevdalı.
Ve görkemin en zirvesinde
Özlediğim can diyarları…
 
Kaf dağı ve düş cenkleri…
Utkuların en çok nişanlısı.
Yiğit ve inançlı onur insanı olmak:
Biteviye ve enstantane bir kıvılcımdır;
Çokça böyle şeyler duyumsadıklarım.

 

Yazının tamamını okuyun »

kayıp yaşamlar


Şerife Karaçayır Mutlu

[sokak çocuklarına ...sc]

Kurra çekti,

yaşamı denemek adına

zor bir senaryo

çıktı şansına Yazının tamamını okuyun »

bir “mekan” şiiri


Gökhan Öztürk

1. bölümden devamrain

İstanbul’da üç gündür yağmur yağıyor
Akan su değil sadece rögar kapaklarından
“Cesetlerin” “ruhu” da akıyor
İşte öyle,
Akıp gidiyor

Yazının tamamını okuyun »

yalanını çıkardım ölümün


Şerife Karaçayır Mutlu

Her yitirilen sevgililerle97169

Havalı bir cam

İnfilak ettin yüreğimde

Kırıkların kanıyor hücrelerimde

 

Yazının tamamını okuyun »

kriz


Zelin Artuğ

 

Kriz… Herkesin dilinde bu sözcük. İşçiler, küçük esnaf, pazarcı, küçük ya da büyük işletme sahipleri.. pazara giden, kocalarından harçlıklı ev kadınları.. babasından harçlıklı öğrenciler.. en çok da kışın ortasında işinden atılan işsizler… herkes krizde! Ne olacak peki ? İnsanlar ne yiyip içecek? Nasıl sürdürecekler hayatlarını? Çocuklar nasıl gidecekler okullarına?  Nasıl çorba kaynayacak evlerde? Kredi kartı borçları nasıl ödenecek? Nasıl avukat tutacaklar hukuksal işlerini çözmek için? 

İşsiz… Nereye kadar sokakları arşınlayacak? Ne zamana kadar eş dost onu tanıdığını unutacak, onu gördüğünde hafıza kaybına uğrayacak?

Yazının tamamını okuyun »

ben bir sokak çocuğuyum


Zelin Artuğ

Bir sokak çocuğuyum ben,
Polislerden duydum.
Onlarla
          saklambaç oynuyordum.

Yazının tamamını okuyun »

güneşi batıranlar


Zelin Artuğ

İnsanlık tarihi boyunca dünyanın yörüngesini değiştirip, güneşi batırmak isteyen zorbalar oldu, olmaya da devam ediyor. Son yüzyıl, insanlığın yüz karası olarak duruyor tarih sayfalarında. Dünün Dünyası , bu utanç çağının belgelerle verilmiş öyküsü. Avusturyalı yazar Stefan Zweig , biyografisinde “Kudurmuş Avrupa ” diye niteliyor ikinci dünya savaşını. Savaş öncesi Avrupa insanının dünya görüşünü, burjuva düzeninin durmuş, oturmuş zevk anlayışına uygun kalıplara sıkıştırılmasının ardındaki “ikiyüzlü toplum ahlakını” gizli tutulmuş bilinçaltı arzuların er geç ortaya nasıl çıktığını anlatıyor bize. Yazının tamamını okuyun »