Gönül
İpek Bayrak

Lamekan sehrine girdim oturdum.
Bir fikir eyledim çarkına gönül.
Erenler deminde cevran eyledim.
Yedim lokmasını mihmanım gönül.

Lamekan sehrine girdim oturdum.
Bir fikir eyledim çarkına gönül.
Erenler deminde cevran eyledim.
Yedim lokmasını mihmanım gönül.

Yare gidem dedim, gidemem gayri
Bir güzel kervana kattı yol beni
Senin ile gezip cevran eyleyen
Muhabbet dilinde tuttu yol beni..
İpek Bayrak
Koyun kurda teslim olmus.
Akil defterini yirtmis.
Zalim gelmis cana kiymis.
Kan girmis gozune yobaz.
“Eskiden dünyayı değiştirmeye çabalardık, şimdi ise dünya bizi değiştirmesin diye çabalıyoruz..”
(Felsefe kulübü)
“Değişim dikkat isteyen bir başlık, algılamak farkındalık gerektirir. Farkındalıktan yoksun değişim anlayışı, bizi değişim adına gelişim yerine, değişim adına deforme edebilir. Değiştiğimizi ZAN ederek, tam tersine, trafikte ters yöne giren araba örneği gibi olabiliriz.

Kalk gidelim deli gonul.
Dost diyari talan olmus.
Fakirlerin sofrasinda.
Ekmek bile hayal olmus.
Göğsünü yırtan bir bayram sevinci
Gibi büyüyordum anamın gözlerinde.
Fokur fokur kaynayan bir kazandı
Bir vuslat telaşı bakışlarının her defası.
18.04.2011 (İnsanlık Anıtı’nın heykeltıraşı M.Aksoy’un basın bildirisi)
Büyük bir ahhh çekerek içimdeki kırgınlık ateşinin kızgınlığını dışarı çıkarmak istiyorum. Büyük “Ah’ı” ile kendi nefesiyle yanan Kerem’i düşünüyorum, Ferhat’ın Şirin’e aşkının sonunda nasıl toplumsal anlamlı bir aşka dönüştüğünü…
Yazının tamamını okuyun »

Sokakları ürkek bir şehirden geçiyorum
K(an) çürüyor suların vurulmuş yanından.
Ne çok eskiyor balkıran anılar
Karanlıkta kurt ulumaları korkularıma akıyor…