Anasayfa Anasayfa

Sayfa 24 / 37« İlk...«2223242526»...Son »

‘şarabî’ Kategorisi için Arşiv

üç vakte kadar…


Hatice Atalay

uc

v a p u r d a y ı m…

yanımda yüreğim, karşımda martılar ve deniz…

elimde orta şekerli, bol köpüklü bir fincan kahve

kahve bitene kadar ikimizin de ağzını bıçak açmıyor…

biten fincanımı ters çeviriyorum alışkanlıktan.

Yazının tamamını okuyun »

Nartlar üzerine son söz


Muzaffer Tokmak

nartlar 

 Bir yazımda dünyada saf bir dilin, ırkın ve kültürün olmadığını, olmayacağını söylemiştim.  Hala bu inançtayım.  Mitolojiler ait olduğu halkın ortak aklının ürünüdür. Halkları birbirinden farklı kılan ise dilleridir. Halkın kendi dili ile anlattığının adına ister mitoloji,  epope, söylence; ister masal  deyin, bunların hepsi de halkın ortak aklını, yaşam felsefesini, tarihini yansıtır.

Yazının tamamını okuyun »

Wezirmes


Muzaffer Tokmak

normal_52944
Wezırmesin Doğuşu

Pıce ve Pızğeş

Nartların bir altın elma ağacı vardı. Her yıl tek bir elma verirdi ağaç. Elmanın yarısı kıpkırmızı, diğer yarısı apaktı. Elmanın olgunlaştığı gün elma yok olurdu. Elma nereye gider, elmayı kim koparıp alır bir türlü bilemezlerdi. Bunun üzerine  Nartlar elma ağacının etrafını surlarla çevirdiler, bekçiler korumalar koydular. Elmayı bir türlü koruyamadılar. Sonunda  Boşboğaz Werserij’e gidip danıştılar Werserij, Nartlara adları Pıce ve Pızğeş olan  ikiz kardeşlerden başkası elma ağacını koruyamaz, diye öğüt verdi. 

Yazının tamamını okuyun »

Kıyamederim


Şerife Karaçayır Mutlu

 

Kükreyince504294604

Bilinçaltı

Mağmalarım,

Açılır

En karanlık

Mağralarım,

 

Yazının tamamını okuyun »

Kendine gel!


Zelin Artuğ

masque-ying-yang

Sağanak yağmurlara yakalanır bazen yüreğin. Hele de şemsiyesizsen o sıra, yüreğinin iliklerine kadar işler soğuk damlalar. Her doğa olayının bir nedeni olduğu gibi, bu apansız bastıran sağanak da esaslı bir nedene dayanıyordur. Ne kadar esaslı olursa olsun bu neden, yine de boşunadır onca soğuğu yemen. Çünkü sen ağrıdan, sancıdan kıvranırken, esaslı neden her neyse, ıslık çalarak, keyifle yoluna devam ediyordur. Bir tas sıcak çorba verip, bir iki cümleyle seni yatıştıracak kimsen de yoksa yanında -ki böyle durumlarda herkesin çok önemli işleri çıkar – koyu bir karanlığa yumup gözlerini, sağanağın dinmesini beklersin. Yine de kimse görmesin istersin yüreğinin sırılsıklam, buz gibi ıslandığını. Dost bildiklerini gözden geçirirsin birer birer. Bir omuz ararsın, bir insan sıcağı ararsın. Çölde bir yudum su arar gibi…

 

Yazının tamamını okuyun »

Lhepş (Tlhepş)


Muzaffer Tokmak

 

img_4189

 Tlhepş Nart mitolojisinde demircilerin piridir. Atölyesi bir tepededir. Nartların başka bir demircisi de Khudımıj’dır. onun da atölyesi karşıdaki tepededir. İkisinin bir çekici vardır. Gerek olduğunda çekici birbirlerine fırlatırlar. Tlhepş döveceği demiri ateşe sokar. Demir kızıncaya kadar çekiç Khudımıj’de kalır sonra geri ister. İkisi de işlerini böyle yaparlar.

Yazının tamamını okuyun »

Nesren Jak’e


Muzaffer Tokmak

 250px-sawsrouqa

 

Nart mitolojisinde Nesren, Nartlar’ın en yaşlısı Thamade’si  olarak anlatılır. Bilgedir. Akıllıdır. Jak’e sıfatını göbeğine kadar uzanan beyaz gür sakalından (jak’e) almıştır. 

Nesren Tanrılar tanrısı Tha’ya zaman zaman kafa tutar, Tha’nın sözlerini dinlemez, uymaz.

Bir gün Tha’nın oturduğu Oşhamaho(Elbruz)’a karları küreyerek buzları kırarak çıkmaya yeltenir. Tha, Nesren’nin bu hareketine öfkelenir. O güne kadar davet edilmeden hiçbir ölümlü Nart’ın, davetsiz Oşhamahua’ya çıkmasına  izin verilmemiştir.

 

Yazının tamamını okuyun »

Nice evrensel bayramlara ve tatillere!


Zelin Artuğ

 

vedat-gunyol2Yıl 1988. Çeşitli edebiyat dergilerine aboneyim. Postadan dergilerimi aldığımda bambaşka bir dünyanın kapıları açılıyor; yazın  dünyasının birbirinden renkli, birbirinden güzel sokaklarında uzun yürüyüşlere çıkıyorum. Bu gezilerde sık sık bir güzel insana, damarlarından insan sevgisi akan bir ihtiyar delikanlıya, Vedat Günyol hocama rastlıyorum. Okudukça öyle yakınımdan geçiyor ki, iki adım daha atsam yetişeceğim sanki. Ona ulaşmak hiç de zor değil. Büyüklüğü de buradan geliyor zaten. O, tam bir halk adamı, halkın aydını.

  Bir gün adresini gördüm bir dergide. Bayram tebriği yazıyordum eşe dosta. Bir kart da ona yolladım. Kartların en güzelini seçip yollamıştım. Bugün gerçekten de anımsamıyorum kartın üzerinde ne olduğunu. Nasıl hatırlarım? Karşılığında öyle bir kart geldi ki Vedat hocadan, dünyada kimse güzel kartpostal yaptığını iddia etmesin. Günlerce elimden düşürmedim bu ‘anlamlı sanat eseri’ni. Sonunda söylemek istediklerimi küçük bir kağıda not edip yolladım kendisine. Bir anlamda teşekkür etmek istedim.

 

Yazının tamamını okuyun »

Uyanmandır dileğim,


Şerife Karaçayır Mutlu

 
 

 

Önce,

Dolanırsın yaşamının

sanalDış cephelerinde,

Dünyanın vitrinlerinde, 

Şekillerinde,

Her yıl

Son modeline

Uymalıdır arabanın markası,

 

Yazının tamamını okuyun »

üç dil


Zelin Artuğ

 

 gok1

 

Yazının tamamını okuyun »