fotoğraf albümü
Serap Erdoğan
Havalı bir cam
İnfilak ettin yüreğimde
Kırıkların kanıyor hücrelerimde
Sıcacık,ana yüreği sesiyle güvende duyup kendini sürdürürken varolmayı her an değişen bedeni, çarpan minicik yüreği ile insan,
ayrılınca anasının bedeninden bir gün sorulmadan, yanıt beklenmeden ondan açınca dünyaya gözünü daha o an anlar aslında başına gelecekleri…
daha o an bilir soğuktur dünya… Güvencesiz, karanlık, kocaman…
Anlar ki çok canı yanacak çok… Ama ona sormadılar ki? O istemedi ki bu dünyada olmayı, o seçmedi ki ölümü…
İşte böylesi korku, telaş ve acı içinde ciğerlerine dolan havanın ağır kokusu, yüreğinin hızla çırpınışı değil mi Ona o ağlama çığlığını atttıran?
Kaybolan erdemleri arasında
cömertlikte başsırada
yerini aldı,
buna bahçemdeki kaysı ağacı
çok üzüldü,
kalemimden insanlığa
bir e-mail gönderdi. Yazının tamamını okuyun »
Gökyüzünün çığlıklarını işitiyorum bazen. Irak, gözlerin seçmediği bilinmez bir yörenin saklı bir köşesinden kopup gelen çığlıklar. Kirli, onulmaz yaraların derinliğini duyumsuyorum. Paslı ve solgun karmaşık çizikler şeklinde, ne kadar da acı veriyorlar.
Müzik dinliyorum daima. İçlerinden bir Yazının tamamını okuyun »
60′lı yıllar yeni başlamıştı. Sinemayla yeni tanışmıştım. Hatırladığım ilk filmde küçük bir çocuk yanaklarını içe çekip dudaklarını dışarı çıkararak ördekleri taklit ediyordu. Neşeli bir film olduğunu da hatırlıyorum. Sinemaya gitmeden önce film başladığında konuşmamam konusunda tembihlenmiştim. Ara verilip ışıklar yandığında bile konuşmamıştım. O ilk filmden sonra sinemaya gitmek tutkum olmuştu.
Bugün Cemal Süreya’nın ölüm yıldönümü imiş. Gazeteleri okurken rastladım bu bilgiye. Süreya, aşkla sevdiğim bir şairdir. Ölüm yıldönümünde sevgiyle ve şiirlerinden dizelerle anmak istedim onu. Anarken biyografik bilgiler vermeyeceğim. Bundan hep kaçındım. Nedeni ise, isteyenin internette bu konuda en sağlıklı bilgileri bulabileceğidir.
Biyografisi ile ilgili sadece şunu yazabilirim; Darphane müdürü iken, zamanın bakanlarından biri teftişe gelmiş Darphane’yi. Süreya’yı da hiç sevmediği için, bir bahane bulmak amacıyla ‘ Çok pis buldum Darphane’yi ‘ demiş. Süreya’nın cevabı ise şu olmuş; siz gelmeden önce temizdi… Yazının tamamını okuyun »
Biliyorum, yine inat ettin, en geç sen açacaksın.. Düş pembesi çiçeklerini küskünlüğünden geç gösterdiğini biliyorum.
Tabii sana hak veriyorum.. Dokuz katlı bir apartmanın gölgesindesin.. Ilık meltem esintisini alamıyorsun, güneşi hiç göremiyorsun.. Güney rüzgarı yaşama can katıyor, bunu da biliyorum..