Deneyimin güvercinleri
Şerife Karaçayır Mutlu
kıymıkların battı
ellerime, kanattı…
Birer birer
topladım
onları avucuma
kıymıkların battı
ellerime, kanattı…
Birer birer
topladım
onları avucuma
ile
bedenimin
ceviz ağacı bastonu
arasına sıkışmış
can kuşum….
Gülay, Tülay, Nuray..
Naile, Nuran, Sabiş..
Nazlı Ayten..
Müberra, İnci, Füsun..
Narin..
Nilgün, Nihal, Zühal, Seval, Meral..
Müjgân, Zerrin, Berrin, Belgin…
Sonra.. biraz daha hızlı!..
Sultan, Süreyya, Selda, Yelda, Ayşe, Medine, Ayten, Aliye, Naime, Şükran, Fatoş, Asiye, Nursel, Emine, Seviley, Seher, Ayşe, Şahide, Cahide, Zehra, Neval, Nuriş, Sebia, Rabia, Gülsen, Makbule, Habibe, Nagehan …
**Muyo gür sesiyle seslendi!…geldiği yeni coğrafyaya”…
“Sizin ağaçtan yapılmış, sıcacık yuvanız içinde türküler söyleyen!…
Her biri gürbüz!..
ya!.. Karanfil kokan çocuklarınız!..
ya!.. Kuzusu koyuna karışmışlarınız!..
ya!.. kadın erkek omuz omuza halaylarınız!..
Konukları bekleyen kahve Cezveniz Ya!..
ya!.. Dallarınızda hiç mi yok sallanan kuru etleriniz
***Guslanız çalmaz mı sizin!..
Aşklarınız!…
Umutlarınız!..
Yok mu?”
Pasta defterimi de almışım yanıma…
Ne güzel tarifler… ne leziz pasta börek… Tatlı, tuzlu, acılı… Tadı damağımda kalmış hepsinin.
Yaşam da böyle tariflerle dolu değil mi? Acısıyla, tatlısıyla, canımın çektiği anılarımı çıkarıyor karşıma.
Otuz beş yıl sonra karsılaşıyorum cocukluk arkadasımla PC başında.
soruyor birileri
Bu saatte ne ettiğimi
YAŞAMA MEYDAN OKUYORUM!
Yaşam,ver taşlarını bana
Oynamalıyım satrancını ustaca