Anasayfa Anasayfa

Sayfa 2 / 37«12345»...Son »

‘şarabî’ Kategorisi için Arşiv

Yaşlılık


A. Kadir Paksoy

 

IMGB6459mini

 

Bir de baktım ki yaşlanmışım
Toprak gülümsüyor
Yerin hazır evlat, diyerek
Uzaklaşıyor gökyüzü usul usul
Okşuyor gönlümü şefkatli sesiyle doğa ana:
Maceran bitti oğlum
Ne yaparsın hayat bu.

 

Yazının tamamını okuyun »

Yitik İnsan


Şerife Karaçayır Mutlu

 serife

Tarihlerini okuyamayanlar
Geleceklerine,
Kıyameti yazarlar.
İleri gider zamanlar,
Geri düşer, akreple yelkovanlar.
 

Yazının tamamını okuyun »

Seninle ben


Cafer Demirtaş

6152900905_e78c3ac93e

 

Seninle ben konuşamadıklarımız kadar uzaktık
Aramızda dilsizliğin gizemli dehlizleri.
Oysa dokunsak yaralarımıza
Aynı kana verilmişti rengimiz
Ve aynı rüzgarlar savurur küllerimizi…

 

Yazının tamamını okuyun »

Bir anı şiiri


Cafer Demirtaş

a-(9)

 

En çok dokuz yaşımı özledim
Badem çiçeklerini bir de…
Kimsenin olmadığı kadar
En çok sen kaldın içimde…

Yazının tamamını okuyun »

Akdeniz’de yeşil bir uçan halı


Şerife Karaçayır Mutlu

 “Hücre olsam bir çınarın gölgesinde**Asırlara tanık olmayı öğrensem.”
Ş.Karaçayır Mutlu

 

çınar

 

Asırların gölgesinde, bin metre yüksekte, altı yüz yıllık çınar ağacının, isterseniz,  tepesinde  Tahtalı Dağı’nı karşınıza alarak çayınız yudumlayabilirsiniz.

 

Yazının tamamını okuyun »

De ki ömrüm


Cafer Demirtaş

 
syngenta

 

Masallara rengini veren hüznüm
Ve çocuksu aritmetik gibi berrak bakışlarım;
Ne çok sevdim
Ne çok ağladım
Büyüdüğümün hesaplarını yaptıkça öğrettiğin rakamlarla…

 

Yazının tamamını okuyun »

Elbette olur…


Elif Eser

Kitty!

Sen, Kristalin ardından kırılan ışığa bakar gibi

Baktığında bana

Renkler gördüğünü sanıyorsun

Yeşil-mavi-sarı-kırmızı-mor

 

Yazının tamamını okuyun »

Amaçsız Kurbağa


Elif Eser

 body8130URPmAGQbxhNIiQn

Biz biliyorduk aslında… On yıl kadar önce. Kendi aramızda evlerde toplanıp konuşuyorduk. Meydanlarda bağıracak cesaretimiz olmadığından mıydı acaba duvarlar arasında konuşmamız? Şimdi düşünüyorum da… Yanıtsızım. İşte yine öyle bir akşam, bir arkadaşımız “Kurbağa Teorisi” dedi sakince. “Kurbağaları toplayıp içi kaynayan bir suyun içine atarsanız, panikle sudan kaçmaya çalışırlar. Amaa…” biliyorduk lafın nereye varacağını ya, devam etmesini bekledik, gözlerimiz ellerimizde, masadaki bardakta, yani başka yerlerde… “Eğer kurbağaları alışık oldukları ısıda su dolu bir kaba koyar, altına da kısık ateşi verirseniz… Ne olduklarını anlayamadan haşlanırlar.”

 

Yazının tamamını okuyun »

Doludizgin


Elif Eser

flamenco_nocturne 

Ve çıktım… Ve sonunda… Bir cam kırıldı gövdemin orta yerinde, bir can çürüdü içimde… Bitirdi. Yok etti. Dağıttı gelmişimi, geçmişimi. Hayır, bunu anlatmayacağım, çünkü önemi yok. Bir yerde bir cam kırıldı ve asıl önemli olan nedeni değil, yarattığı etkiyle varılan sonuç.

Cam kırığı pistir. En ücra köşelere kaçar kırıldığı yerde. Parçaları temizlemek için toplamaya kalktığında bile, mutlaka günler sonra bulunur bazıları. Minik ve saydam, bu yüzden görünmesi zor, yarattığı hasar parça tesirli… Bana da o cam kırıkları, bata çıka, çıka bata sonunda mutasyona uğrattı.

 

Yazının tamamını okuyun »

Selam olsun geçilecek köprülere


Şerife Karaçayır Mutlu

Çık özünün dağlarına (2)

 “Hayattaki en zor şey; geçeceğin köprülerle, yakacağın köprüleri ayırt etmektir.” (David Russel)

 

47875212_805e963f7e

 

Çıktım Tanrıların Dağı
Olimpos’un zirvesine bu gece,
Çaldım Kutsal ateşlerini gizlice,
İndirdim yeryüzüne,
Geçeceğim köprülere selam olsun!
Yakacağım köprüleri veriyorum ateşe!

 

Yazının tamamını okuyun »