Sokak şairi
Küçük İşler
ağır adımlarda bir telaş gizlidir
ve kaldırımlarında yitik aşklar bu sokağın
adına nice şairin şiir yazdığı
ve nice rutubetli rastlantının kol gezdiği bu kent’in…
kimi zaman eşkıya
kimi zaman politika muhabbetler içeren..
Son sürat hızla koşuyorum. Nereye? İşin aslı nereye olduğu belli değil. Biri beni önce bir güzel icat etmiş, sonra programı yüklemiş ve “başlat” butonuna basmış. Pek bir güzel çalışıyorum. Ortaçgil’in “mekanikleştirme beni” demesine benziyorum. Evet! Mekanik-im ben.
Bunu ne zaman fark ediyorum peki?

Bukowski’den kanatlı bir cümle; hem de sagapo eşliğinde….
Öylesine bir cümle gibi geliyor insana ;
Seni
Seviyorum…
Öyleyse neden bu kadar zor söyleniyor ?
Ayakları bedenine direnmeye başlamıştı yokuşun sonunda. Üç beş adım daha çıktı mı tepeye varacaktı. Durdu. Ellerini beline dayayıp soluklandı. Ne olacaktı ki üç adım daha yükseğe çıkınca! Büyüyecek miydi! Vazgeçti çıkmaktan. Olduğu yere çöktü. Ellerini arkaya, toprağa dayadı, ayaklarını yokuş aşağı sopa gibi dümdüz uzattı. Yanında biri varmış gibi sesini yükseltip, “Ne olacak ki üç adım daha yükseğe çıkınca? Büyüyecek miyim?! Yetmedi mi büyüdüğüm?” dedi.
Koca bir yaşamı sözcüklerden inşa edebileceğimize inanacak kadar saf çocuklardık. Yüreğimizde yeşeren karşılıksız ve çıkarsız sevgilerimizi fakirlere ve kimsesizlere dağıtacak kadar cömert ve de yürekli… ”Yere oturma! Sırtını duvara yaslama! Zemin, duvar nemdir çeker ciğerlerin…” derdi, sokağımızın ihtiyar bilgesi. Söz dinleyecek kadar akıllıydık, uysaldık. Masal kahramanlarının aramızda dolaştığını düşünecek kadar da hayalperest…
Sevgideğer Elif Eser için, “Çingene sevgilim”in KÜÇÜKİŞLER versiyonu…
Senaryo: Yucel Evren
Görüntü ve ses yönetmeni: Zelin Artuğ
Küçükişler’in HİT şarkısı RAMBİ…RAMBİ…
(ZA)
***
Kaldır kollarını havaya!..
Orta yere..
Orta yere gülüşlerin…
Gülüşlerin!..
Ellerin havada!..
Koştu biri daha!..
Neşelenme nedenin, genlerinde var senin..
Nefesin!.. haydi derken ne güzel senin!..