Kimsiniz siz?
Yucel Evren
Sevgideğer eşime…
Bendeniz, yürek!… Onların adi (L) düzenlerinin kurbanı!.. Yeri geldi kırıldım, parçalandım; yeri geldi soğudum, buz bağladım; yeri geldi cayır cayır yandım.. işkencelerden işkence beğendim işte böyle! Akıl ve vicdan da bedene az çektirmediler! Bizler; akıl, vicdan ve yürek olarak bedenimize hiç gün yüzü gösterememiş olmanın sıkıntısı, üzüntüsü, kızgınlığı, kırgınlığı, bunaltısı, bunalımı içindeyiz.
Kayboldum. Nerede kaybolduğumu bilmiyorum. İçeride bir yerde. Ne karanlık var şimdi, ne çok aydınlık. Sanırım burası ortada bir yer. Kutsal Kitap “Araf” diyor. Ben adını koyamıyorum. Belki de “hiç”lik. Ne fark eder ki, önemli olan burada bulunmam. Yok, istesen de alamam seni. Kimse giremez! Yasak! Bir tek ben olmalıyım. “Yusuf’un Kuyusu”na benzetmişti bir arkadaşım. İyi de, kuyu olsa kafamı yukarı kaldırdığımda yıldızları görmez miydim? Burada ben varım yalnızca… Yalnız.
Fani dünyanın terki ve sonsuzluğa göçünün 72.Yılında,seni saygı ve sevgiyle anıyoruz
BÜYÜK ÖNDER M(USTA )FA KEMAL ATATÜRK
Hücrelerimize 
Yazdık
CUMHURİYETİ
Ve SENİ
Öldüğümüzde
Üzerimizde
Açan çiçekler
Özgürlük kokacak
Nesillerimizden
“Ruhu HÜR,
Vicdanı HÜR”
Çocuklar doğacak…
10 KASIM 2010
Şerife Karaçayır Mutlu
Dikiz aynamdaKokuşmuşluğun külüyle ısıtma kalbini kalbim,
Alazın sırtına vurma hançerleri.
Gün gelir hasmın olur bu güzel iklimler,
Dal incinir gül solar gözlerimden…
Seni benden uzak kılan;
Ne uzak kentler
Ne sıra dağlar…
Seni benden uzak kılan;
Farklı ufuklara bakışımızdır…
Yazının tamamını okuyun »
Kadınları kızları türbanladık. Daha değil demeyin. Bitti bu iş… Üç beş yıla kalmadan binlerce türbanlı kız üniversiteyi bitirip hakim, savcı, öğretmen, doktor vs.olduktan sonra evlerine oturup, kabak, patlıcan oyup, olmadı turşu kurup, o da olmadı kanaviçe işleyip, boncuk dizerek koca beklemeyecekler herhalde. Onca mektep medreseden sonra işe girip okudukları dallarda kendilerine bir meşgale bulacaklardır. Buna kim itiraz edebilir… Edemez. Artık bitti bu iş…
Tarih kitapları yazar: “29 Ekim 1923 günü Atatürk, milletvekilleri ile görüştükten sonra taslağı hazırlanan “Cumhuriyet” önergesini Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne verdi. Meclis önergeyi kabul etti. Böylece, Türkiye devletinin yönetim biçimi “Cumhuriyet” olarak, adı da”Türkiye Cumhuriyeti Devleti” olarak belirlendi. Atatürk, kurulan Türkiye Cumhuriyeti’nin, ilk “Cumhurbaşkanı” oldu.”
Cumhuriyette “Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir.” Millet, kendini yönetme yetkisini, kendilerine temsil eden milletvekilleri aracılığı ile kullanır. Cumhuriyet yönetiminde, yurttaşın seçme ve seçilme hakkı vardır. Seçilen temsilciler, yasaları tasarlarlar ve yöneticileri ulus adına denetlerler. ”