Anasayfa Anasayfa

Sayfa 1 / 712345»...Son »

‘limonî’ Kategorisi için Arşiv

Dönme Abla’nın türküsü

Salı, 09 Mart 2010

Armenian_Catholic_women_in_customary_dress 

Çocuktum. Sanırım on, ya da on bir yaşındaydım. Cipsi’nin Öyküsü’nde anlattığım evimizin yanında; elli, elli beş yaşlarında iki kadının oturduğu, iki katlı, cumbalı, bahçeli bir ev vardı. Kardeştiler. Kimi kimseleri yoktu. Her ikisinin de, çok güzel ve mahzun bakışlı, simsiyah gözleri vardı. Kalın siyah kaşlı, beyaz tenliydiler. Birbirlerine çok benzerlerdi. Nedense hep siyah giyinirlerdi. Omuzlarında her zaman siyah bir şal olurdu. Yazmalarının altından, bellerine sarkan uzun ve gür saçları görünürdü. Başka kadınlardan çok farklıydılar. Perdeleri her zaman kapalı olurdu. Komşularımızdan hiç kimseye gidip gelmezlerdi. Herkes onlardan   ” dönme” diye bahsederdi. Sokaklarda gezdiklerini, dolaştıklarını, pencerelerden komşularına seslendiklerini, konuştuklarını hiç görmemiş, işitmemiştim. Yalnız bize gelirlerdi. Annem onları, onlar da annemi çok severdi.

Yazının tamamını okuyun »

Çığlık!…

Cumartesi, 06 Mart 2010

 
[ ! ] (8 Mart …. )

  

 

birecik2

h-20-1706841-1253590470

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Şiir: Abdülkadir Paksoy
Seslendirme: Zelin Artuğ 
 

Yazının tamamını okuyun »

Düşüyoruz…

Cumartesi, 27 Şubat 2010

chute
Düşüyoruz…

Çevik bir sperm,

şanslı yumurta isek,

Ana rahmine..

Oradan ana kucağına..

Büyüdükçe;

Bir kalbe..

Akla..

Aşk’a.

Yazının tamamını okuyun »

Terapi-2

Çarşamba, 17 Şubat 2010

Doktor!..Bir daha gelmeyeceğimi söylemeye geldim sana.le-daimon-de-lusianassa

Ne olur beni umursa!

Ben anladım…

Kırık ayağı, yerine eğreti tutturulmuş bir masa benim hikayem.

Çekmeceleri dolu, üstü boş.

Üstüme ne koysalar, ağır gelip düşüyor Doktor.

İçim kimseyi almıyor…

Ben Tuzla-Buz arası bir halk otobüsü kadar doluyum.

Yazının tamamını okuyun »

Terapi-1

Çarşamba, 17 Şubat 2010

Doktor!…”çocukluğuna gidelim” deme bana..P1110034b

Büyük ihtimal, o şimdi sokakta, oyundadır arkadaşlarıyla.

Biz mümkünse yarınıma gidelim,

Ben, yarınımdan şüpheliyim.

Ne olur!… Baştan başlamayalım doktor!….

Başlarken iyidir her şey.

Sen bana, sonu kötü biten hikayeleri silmeyi öğret.

Ya da ağız dolusu gülmenin vizitesi kaç para Doktor!… Nerde satarlar?…

Yazının tamamını okuyun »

21.Yüzyılda aşkın tanımı

Cumartesi, 13 Şubat 2010

Aşk, Düşüverince gönüllere

Yıldırım,şimşek gibi

KİMYA,fond-ecran-fleurs-numeriques

Dönüşünce kalplerde

SEVGİYE,

SİMYA,

küllerinden yeniden doğan

Bir ANKA KUŞUDUR. 

 

Yazının tamamını okuyun »

Öbür dünyadan mektuplar-1

Cuma, 12 Şubat 2010

rencontre3
Rüyalarımın sayın yönetmeni;

tam kabullenmişken herşeyi..

bir kez daha öğrenmişken

olması gerekeni

ve sallamaya başlamışken başımı;

‘en doğrusunun böyle olduğu’na dair..

 

Yazının tamamını okuyun »

Ey aşk! Sen kimleri heder ettin!

Cumartesi, 06 Şubat 2010

 communaute_de_l_anneau_09_debut

Bu yazı başlığı, ne zamandır heybemde duruyordu da, bir türlü fırsat olmamıştı açığa çıkarmaya. Bu yazım, yaklaşmakta olan “Sevgililer Günü”ne de kapak olsun!

İşine geldiğinde “emekçi”yi pöhpöhleyip, işine gelmediğinde “mezbelelik” sayan zihniyet, yaşadığımız çağa çok uyan bir fotoğraf karesinde kendine de bir yer bulduğu anda hemen “çağdaşlaşır” ve emekçiyi çağdışı ve “sevgi” kavramını da emekçinin dilinde “fazlalık” ilan eder!

Yazının tamamını okuyun »

Gün doğumunun içli sessizliği

Pazartesi, 01 Şubat 2010

2402264737_ef840e541b
“Merhabalar…   yeni yılın ilk ayının son günü zaman nasıl da izafi, tanımsız geçip gidiyor. Dünyayı izlediğimde öfke ve şiddetli davranış görüntüleri dikkatimi çekiyor. Acaba bu bilinç altımızdaki kontrolsüz korkularımızdan mı kaynaklanıyor diye düşünmekten kendimi alamıyorum. Geçim derdi, sevilmeme korkusu, aldatılma kaygısı, para-iktidar hırsı  kısacası karmalarımızda var olan törpülememiz gereken bir parça huzur ve sağlığa değişilmeyecek kavramlardan mı? İçimize bir dönebilsek…

 

Yazının tamamını okuyun »

Çok sözlere gerek yok!..

Çarşamba, 20 Ocak 2010

  

TURKEY-VATICAN-JUSTICE-AGCA-RELEASE 

Çok sözlere gerek yok! Salt çağa tanık olma adına söyleyeceklerim…

 

 

 

Yazının tamamını okuyun »