Melanet!…
Zelin Artuğ
“hak”tan bahsetmesinden
nefret ediyorsun.
İstiyorsun ki
alınıp satılsın adalet.
Dede olduğundan
bahsediyorsun.
Tüküreyim senin dedeliğine
Melanet!..
“hak”tan bahsetmesinden
nefret ediyorsun.
İstiyorsun ki
alınıp satılsın adalet.
Dede olduğundan
bahsediyorsun.
Tüküreyim senin dedeliğine
Melanet!..
Ölümünün 12. yılında seni sevgiyle anıyoruz, Barış Manço. Üstüne yıldızlar yağsın!..
Kurtalan ekspresi
Dünya istasyonunda,
Mola verdi 56 dakika,
Bir BARIŞ indi aramıza
havai fişeklerinin
Rengarenk ışıklarıyla.
Hamile anne, yüreğini acıtan haberleri dinleye dinleye karnındaki çocuk virüs kaptı. Anne bu nedenle erken doğum yaptı. Doktor, “çocuk prematüre” dedi.
Çocuk anne rahminde gelişemedi…
Büyüdü âdem oldu, ama adam olamadı..:(
Bilinçaltı kirlilik, üst korteksi besleyemediğinden, yaş aldı ama, bilinci, saatin takıldığı yerde kaldı. Böylece ortalığı “Kayıp Çocuk Ergenler”sardı.
Bir bilinç cüceliğinde devleşen.
Masal kahramanlarıdır çizdiğim resimler:
Gözlerindeki alev, Ereşkigal’in vadilerinden fışkıran
Ve dokunduğunda güzellikleri kavuran araz halidir…
Samsun’da da kamu kurumlarının neredeyse tamamı vekil ‘idareci’lerle dolu… Vekiller cennetiyiz. Birçok kamu kurumunda müdürlük ve şube müdürlüğü makamlarının çoğu vekaleten ve tedviren yönetiliyor. İdare ediyorlar vaziyeti… İdare lambası gibi… Elektriğin henüz tam olarak yaygınlaşmadığı, kıtlık zamanlarında kullanılan gaz lambası gibi… İdare ediyorlar. Sekiz yıllık AKP iktidarında bir bu idare lambalarının fitiline zam gelmediğine göre, demek ki fitili ucuz idare lambaları onlar için çok mühim…
Vekâleten ve tedviren yönetilen kurumlar arasında DSİ, Tarım İl Müdürlüğü, Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü öne çıkıyor. Buralarda, müdür ve müdür yardımcısı kadrolarında toplam 54 makamı asiller değil, onların vekilleri yönetiyor. Bir tür taşeron yani… İş güvenceleri yok. İkballeri iktidarın iki dudağının ucunda… Son günlerde etek tartışmasıyla gündeme gelen Sosyal Hizmetlerde de 21 makamdan 15’i vekâletle yönetiliyor. Çünkü, bu görevlerde liyakatten çok başka beklentiler olduğu için, görevden almalarda İdari Yargı ile sıkıntı yaşamamak için asaleten atama yapmıyorlar.
İki kere ikinin dört ettiği kadar basit gerçekleri halka anlatamıyoruz ya bir türlü, o zaman çaresizlikten hayaller kurarım. İşi başından bağlamak, hayallerimin en kestirmeci yoludur.
“Bir teraziye konulduğunda kalp tüyden hafif olmalı. Bence savaşın ortasında büyüyen bir çocuğun kalbi artık ‘ağırlaşmıştır’. Çocuklarımızın kalplerini kin, nefret, intikam, düşmanlık gibi duygulardan arındırmalıyız.”
[Mehmet Aksoy]
Başbakan Erdoğan, Kars’taki “İnsanlık Anıtı” için “ucube” dedi. Herkes “Yeter artık” dese de, kimse şaşırmadı. Zira AKP’lilerin sanat düşmanlıklarını böyle bir seviyeyle açığa vurdukları örnekler öyle çok ki…
Türkiye’nin en büyük özel sektör çelik üreticisi İÇDAŞ’ta çalışanların “iş ahlakı” eğitimi dersi adeta örgün eğitimde alınan zorunlu din derslerini andırdı. Dersi anlatan kişi “işverene isyan etmenin Allah katında günah” olduğunu söylemeyi de ihmal etmedi.
Kapılar vardı güneşe uzaktılar…
Kapıp avuçlarında zemherileriyle
Düşlerimizi üşüttüler,
Seherimize kırağılar üşüştü…