Delidumrul 9
Nazan Kutlu (güzaltı)

Yalnızlık
Paylaşılsa yalnızlık olmaz.
der Özdemir Asaf
Düşün, iki insan,
ayrı ayrı ve yalnız…
Düşün, çok çok insanlar,
tek tek ve yalnız…
Ya bulsalar birbirini, ya aynı yerde olsalar,
ya seslenseler birbirine … duysalar birbirlerini?
elleri ellerine değse, gözleri gözlerine.
Şarkı söyleseler birlikte,
aynı coşku, aynı aşkla?
Yalnızlıklarını paylaşmış olmazlar mı sence???
İlk dokuzu konusunda henüz netleşmiş bir şey yoktur..
Yazdıklarım, adıma benzerse, tersi de düzü de aynı olacaktır..
Aslen Nemrut’un kızıyım.
Bana sorarsanız, zenciyim… ikinci sınıftan duygularım..
En yıldızlı notlarımı, o sınıfta aldım..
Seni hala seviyorsam, bilesin!..

Sebebim sadece çocuklar!..
Esmer bahtlı, aç bir çocuğun, kırık oyuncağı en değerlisi ya…
Sırf onun yoksulluğu için seviyorum seni…
Ki bence;
O çocuğun karnı guruldadığında, bir fayı kırılıyor insanlığın…
Ağladığında, sel basıyor plazaların üst katlarını.
Düşüp yaralandığında, savaşlar kaybediyor büyükler…kaleleri yıkılıyor zenginlerin.
Tanrının değil, çocukların ahı tutuyor zalimlerin yakasını…
Ey sevdiceğim!… Sızılı gecelerimin yadigarı…
Biliyorum, gün geçtikçe bana benzeyeceksin…
Hangi şehre gitsen, orada yalnızlığın nüfusu bir artacak.
Yürüyen bir hüzün olacaksın, “her şeyim var şükür” diyen insanların şık sokağında.
Camlarından, seni gördüklerinde en çok yalnızlıktan korkacaklar…
Yanındakine sıkıca sarılacaklar kadınlar/adamlar…
Her adımda, ayaklarının altı acıyacak…
Doktor!..Bir daha gelmeyeceğimi söylemeye geldim sana.
Ne olur beni umursa!
Ben anladım…
Kırık ayağı, yerine eğreti tutturulmuş bir masa benim hikayem.
Çekmeceleri dolu, üstü boş.
Üstüme ne koysalar, ağır gelip düşüyor Doktor.
İçim kimseyi almıyor…
Ben Tuzla-Buz arası bir halk otobüsü kadar doluyum.
Doktor!…”çocukluğuna gidelim” deme bana..
Büyük ihtimal, o şimdi sokakta, oyundadır arkadaşlarıyla.
Biz mümkünse yarınıma gidelim,
Ben, yarınımdan şüpheliyim.
Ne olur!… Baştan başlamayalım doktor!….
Başlarken iyidir her şey.
Sen bana, sonu kötü biten hikayeleri silmeyi öğret.
Ya da ağız dolusu gülmenin vizitesi kaç para Doktor!… Nerde satarlar?…
Aşk, Düşüverince gönüllere
Yıldırım,şimşek gibi
Dönüşünce kalplerde
SEVGİYE,
SİMYA,
küllerinden yeniden doğan
Bir ANKA KUŞUDUR.
tam kabullenmişken herşeyi..
bir kez daha öğrenmişken
olması gerekeni
ve sallamaya başlamışken başımı;
‘en doğrusunun böyle olduğu’na dair..