Anasayfa Anasayfa

Sayfa 1 / 2412345»...Son »

‘kurşunî’ Kategorisi için Arşiv

Aşk’a davet..


Yucel Evren

Pb112398Aşk’a davet ediyor hepimizi yutturucu…
Hadi diyor!…
Aşk’a davet ediyorum hepinizi..
Aşk orada bak..
Algılama sistemimiz çok karışık değil aslında; duyularımız da karışık bir matematik problemi değil artık.. biraz gelişmiş, hayatı kavramaya çalışan, sorgulayan her insan duyuları keşfeder…

 

Yazının tamamını okuyun »

İnanırsan gerçek olur


Elif Eser

foules-rues-istanbul-turquie-8426629901-888794

           Işık…

Sana; kaosu bol, ekonomisi çalkantılı, siyasetçileri dalavereci, gelir düzeyi dengesiz, hakları eşitsiz insanları yorgun ama yine de umutlu bir ülkenin en gürültülü şehrinden yazıyorum…

 

Yazının tamamını okuyun »

Yirminci yüzyıl


Şerife Karaçayır Mutlu

 

Yazının tamamını okuyun »

Düşünme sesleri


Yucel Evren/ Zelin Artuğ

1151-2177-thickbox

“Dile yüklenenler ne denli izafi… Ne denli yöresel henüz.. Örneğin ne demeli,  hırsı anlatırken? Doğal ki yöreselliğin dışında da elbet..
Ama ne denli sınırlı…
Nasıl anlaşılacak umurundalığını aştın örneğin.. Ama yeterli mi?…

 

Yazının tamamını okuyun »

Kaçıncı Mevsim


Elif Eser

 214-351-large

“bu kaçıncı mevsim
ben neredeyim
ömrümün hangi yılı
bu kaçıncı hazanım?”

(Gaipten bir anons duyuluyor kadının kulak zarından içre):
—“Lütfen parçayı hızlı ve yüksek sesle önce okuyunuz, sonra da oynayınız!”

(Yanıt veriyor kadın gayri ihtiyari avuçlarıyla kulaklarını kapatıp):
— Hı? Kim var orada?! Kim konuşuyor beynimin hava kabarcığı boşluklarında?

(Sorularına cevap alamayınca pencereye doğru seyir ediyor ve başlıyor kendi yazgısını dillendirmeye)

 

Yazının tamamını okuyun »

“Terorist”in babası…


Zelin Artuğ

palestine
“Bir kutu boyam vardı / Parlak, güzel, göz alıcı / Bir kutu boya / Soğuk renkler, sıcak renkler / Yaralıların kanını boyamaya kırmızım yok / Öksüzün yasını belirtmeye siyah /Sarı yok ezilmiş kumları renklendirmeye / Yaşamın güzelliklerini, sevinçlerini çizmeye portakal rengi boyam var / Yapraklar, tomurcuklar için yeşilim var / Düşler için pembem var / Oturdum çizdim ben de ‘BARIŞ’ın resmini.” 


Tali SOREK (Filistin)

Yıl 1987. David Grossman… İsrailli genç bir romancı. İsrail’de çıkan haftalık dergi “Koteret Rashit” İsrail-Arap savaşının 20. yıldönümü nedeniyle Grossman’dan Filistin’le ilgili bir söyleşi yapmasını ister. Savaşın başlangıcında, 1967′de henüz 13 yaşında olan Grossman, 1987′de karısı ve iki çocuğuyla Kudüs’te yaşamaktadır. Gözünü budaktan esirgemeden ve yansız bir gözlemcilikle hemen işe girişir. “Koteret Rashit”in “İşgalde yolculuk” başlığıyla 29 Nisan 1987′de eksiksiz yayımladığı bu söyleşinin ardından Grossman’ın “Sarıyel” adlı kitabı, İbranice’den Fransızca’ya çevrilmiş olarak adını duyurur. Yalnızca bir yılda 50.000 adet satan bu kitap, İsrail’de gerçek bir şok yaratır.
 

Yazının tamamını okuyun »

Barış’ın resmi…


Tali Sorek (Filistin)

PACE!

“Bir kutu boyam vardı 
Parlak, güzel, göz alıcı
Bir kutu boya 
Soğuk renkler, sıcak renkler
Yaralıların kanını boyamaya kırmızım yok 
 Öksüzün yasını belirtmeye siyah
Sarı yok ezilmiş kumları renklendirmeye 
Yaşamın güzelliklerini, sevinçlerini çizmeye
portakal rengi boyam var 
Yapraklar, tomurcuklar için yeşilim var 
Düşler için pembem var 
Oturdum çizdim ben de BARIŞ’ın resmini.”

(Filistinli Tali SOREK, 1988′de, 13 yaşında bir çocukken yazmış bu şiiri.)

 

Yazının tamamını okuyun »

Sokak şairi


Küçük İşler

yuc2

 

Yazının tamamını okuyun »

Bir mahkum mektubu


Yucel Yarımbatman (sokak şairi)

yuc-adört duvar, bir fıkara sabrı beklemek,
altında demirden hasır
üstünde tavan pranga…

bağlar kollarını
Sivaslı bir jandarma…

bir cigara yakar beklerken avluda
Urfalı Nazif baba…

niye girmiş bilinmez,
sırdır bakışlarındaki hüznün kaynağı…

 

Yazının tamamını okuyun »

(H)üzüntüler sokağı


Yucel Yarımbatman (Sokak Şairi)

sokaksairi

 

ağır adımlarda bir telaş gizlidir

ve kaldırımlarında yitik aşklar bu sokağın

adına nice şairin şiir yazdığı

ve nice rutubetli rastlantının kol gezdiği bu kent’in…

kimi zaman eşkıya

kimi zaman politika muhabbetler içeren..

 

Yazının tamamını okuyun »