Ben Filistin’im.
Küçük İşler
Erdal Eren’e
Ankara
Aralık ayı
Aralığın 13. günü
Ve yürekleri donduran bir soğuk
Ah be çocuğum daha yaşın 17…

Komik laflar yumurtlayarak, (kölelerinizi komik kılıklarla dolaştırarak), Arapların en cahillerine öykünerek, hastanelerle okulları yerle bir edip öğretmen ve doktor kılıklı hacılarınızı eğitimi ve sağlığı katletmeleri için ortalığa salarak, her mahalleye bir kuran kursu, her semte bir imam hatip okulu açarak, bu okullarda yetiş (tiril)en imamlara ülkeyi parsel parsel iç ve dış yiyicilere satma yetkisi vererek ATA’yı ÖLDÜRECEĞİNİZİ SANIYORSANIZ YANILIYORSUNUZ!
Islah olun ıslah!…
***
Bu video da lafla peynir gemisi yürüten 10 Kasım Atatürkçülerine…
Artık rahat bırakın onu!
Nefesinizi halk düşmanlarını ıslah etmeye harcayın!
…

Bir de baktım ki yaşlanmışım
Toprak gülümsüyor
Yerin hazır evlat, diyerek
Uzaklaşıyor gökyüzü usul usul
Okşuyor gönlümü şefkatli sesiyle doğa ana:
Maceran bitti oğlum
Ne yaparsın hayat bu.

Tarihlerini okuyamayanlar
Geleceklerine,
Kıyameti yazarlar.
İleri gider zamanlar,
Geri düşer, akreple yelkovanlar.

En çok dokuz yaşımı özledim
Badem çiçeklerini bir de…
Kimsenin olmadığı kadar
En çok sen kaldın içimde…

Bir haşere ısırganlığı gibi
Tatlı ve tacizkar
Bir dokunuştu önce
Gözlerindeki esrar……

Merhaba Sayın Özdil,
Sözü hiç uzatmadan direkt konuya girmek istiyorum. Şimdi aşağıda anlatacağım olay, bizzat gece yarısı şahit olduğum ve hala etkisinden kurtulamadığım bir konudur ki altının çizilmesi gerektiğini önemle vurgulamak isterim.
Tarih : 06 Ekim 2011
Yer : Kartaltepe Mah. – Bayrampaşa / İstanbul
Saat : Geceyarısı 01.30 suları
Burası huzurlu ve sakin bir mahalle. Komşulukları uzun yıllara dayanır. Bitişik nizam apartmanlarda yaşayanların çoğu birbirini en az 20 yıldır tanır.

Bırakıp deli sularına kendini hayatın
Uzaklaşmaktan korkma kıyısından.
Tutunacak dal kalmayabilir bazan
Kalp atışlarından başka…
Sen uyu çocuk!…
Ölüm azar azar gelir.
Ölüm;
Karanlık bir gece gibi sessiz,
Davetsiz bir sürüngen gibi hain pusuda
Korkak ve gürültüsüz….