Anasayfa Anasayfa

Sayfa 5 / 24« İlk...«34567»...Son »

‘kızıl’ Kategorisi için Arşiv

Gözlerin dolar


Yucel Evren

 

Dinle!…166-296-thickbox

Şimdi ya da bir müddet sonra…

Göreceksin!..
Öğrettikleri kirli!… her anlamda!…
Her yanımıza bulaştı.. unutma!..
Açıklamaya çalışsalar da.

Başlarlar!…
Yenilerden… “yenileri” içten değil! oysa..

 

Yazının tamamını okuyun »

Gece Yarısı: Saat: 2:50


Şerife Karaçayır Mutlu

Ses:Şerife Mutlu/Müzik: Yann Tiersen
seri

Soruyor birileri
Bu saatte ne  ettiğimi,
Yaşama
meydan okuyorum..
 
Yaşam ver taşlarını bana
Oynamalıyım taşlarını
Ustaca,
Çözmeliyim bilmeceni
Kurnazca.

Yazının tamamını okuyun »

Sevgiye çağrı


Şerife Karaçayır Mutlu

Sevgideğer Şerife’nin kendi sesinden…

 

 untitled

 
 

 Şiir: Şerife Mutlu
Seslendiren: Şerife Mutlu

 

Görsel: Şerife Mutlu’nun bir rölyef çalışması

 

Yazının tamamını okuyun »

Moha Souag ve dilin gücü


Zelin Artuğ

 Boudenib-moha-souag

Emperyalistlerce geri bırakılmış ülkelerin en büyük umudu, o ülkenin aydınlarıdır. Global bir emek sömürüsü karşısında dünyanın bütün emekçileri birleşmeli diyorsak, öncelikle üçüncü dünya ülkelerini, onların sorunlarını, kültürlerini, toplumsal yapılarını, aydınlarını tanımalıyız.

Çünkü düşman yalnızca dışarıda değil; nifak tohumları saçıp, nifak fidanları büyüten gerici çevrelerde de yuvalanmış durumda!

Yazının tamamını okuyun »

Sokak şairi


Zelin Artuğ

 

beyogliİstiklal Caddesi’nde yürüyorum. Nil’le buluşacağım birazdan. O “birazdan buluşma”, iki saat erteleniyor onun trafiğe takılması yüzünden… Cadde, mağazalar, lavantacı kadın, piyangocu, kitaplar, CD’ler… kedi, hepsi beni bir güzel ezberliyor. Adımlarım ilkin ezgi, sonra nakarat, sonra eziyete dönüşüyor ki kulağımın dibinde bir ses: “Bir iki dakikanızı verir misiniz?” Dönüp bakıyorum. Caddenin kıyısında temiz yüzlü, temiz giyimli bir genç adam, sırtında çantası, elinde kitaplar.. Bir çırpıda anlatıyor.

 
Yazının tamamını okuyun »

Yucelce (…)


yucel evren

t-Evin_Gare_adieux

 

Burası iyi bir yerlerden..

çok güzel insanlar da var..

ne güzel!..

Milliyet Blog’da artık yazmayacağım..

burada yazacağım…

 

yucel.

 

 

Yazının tamamını okuyun »

buluntu taşlar


Zelin Artuğ

                                      Öğrenciliğim, emekçilerin bir “sosyalist devrim hayali” olduğu dönemlerde geçti. Hesaplaşan insanların ruh hali içindeydik. Emekçi insanların sömürüye karşı çıkarak onurlarına sahip çıktıkları zamanlardı. Patron olmayı bedava verseler, bir alan çıkar mıydı içimizde ? Şüpheliyim. Emeğimiz neyimize yetmezdi ki …”

Umutlarımı kaybetmiş, evin içinde o çekmece senin, bu çekmece benim, umutlarımı arıyordum. Ararken, bu taşları buldum. Yazının tamamını okuyun »

Düşler sokağında çay keyfi…


Zelin Artuğ

Bahçeli evlerde geçti çocukluğumuz. Bizim kuşaktan olan çoğumuzun da çocukluğu bahçeli evlerde, bahçesi olmasa908345576_e1177a803a_m bile, doğanın  kucağındaki evlerde geçmiştir. Kan ter içinde kalırdık oynarken. Saklambaç, kovalamaca, köşe kapmaca, elim sende … unuturduk havanın karardığını da acıktığımızı da… Şimdi artık büyükler oynuyorlar bu oyunları.

Büyüklerin günümüzde moda olan en sevdikleri oyun da köşe kapmaca ! Körebe oynayanlar vazgeçtiler artık bu oyundan. Bırak gözleri bağlıyken, gözleri açıkken de yakalayamıyorlar artık ellerinden kaçanı. Saklambaç ve kovalamaca da günümüzün vazgeçilmez  oyunlarından! Ama oyunun kurallarını değiştirmişler biraz. “Ebe” saymaya başladığında kendileri saklanmıyor, yedikleri naneleri saklıyorlar. Kovalamaca ise yine büyükler arasında yaygın bir oyun. Bu oyunların sonu genellikle tatsız bitiyor.

Yazının tamamını okuyun »

Anın avcıları…


Şerife Karaçayır Mutlu

 ceylan7

“Gez,göz arpacık
buluştu tavşanın
yüreğinde,
çığlık dondu
zamanın karesinde,

 

Yazının tamamını okuyun »

Hani Güneşli Güzel Günler Görecektik…


Sevtap Özkahraman

6a00d834540ac769e201156f72cffb970c-800wiIrak’lı, Amerika’lı, İngiliz
Ölüme ipotekliyse gülüşler
Milliyetsizim…

İngilizce, Fransızca, Kürtçe
Ezgilere ağlamak için dil mi bilmek gerek?
Dilsizim…

Hıristiyan, Musevi, Budist
Gölgesiz gönüllere fark etmez
Dinsizim…

Yazının tamamını okuyun »