Anasayfa Anasayfa

Sayfa 41 / 42« İlk...«3839404142»

‘kızıl’ Kategorisi için Arşiv

bir “mekan” şiiri


Gökhan Öztürk

1. bölümden devam

Yürümeye devam ediyorsun…yurumek
Başını eğmekten
Vazgeçmeyi denediğin anda,
Havada uçan mermilerden
Yalnızca bir tanesi,
Ensenin tam orta yerinden
Saplanıyor kalbine
Neye uğradığını şaşırıyorsun
Sen de ateş etmek istiyorsun ama
Düşmanını göremiyorsun
Görsen de tutturamıyorsun

Yazının tamamını okuyun »

ince bir gönülden sevgideğer iletisi


Cafer Demirtaş

Düşünün ki bir zemheri vaktinde2633552413_b6916a5f26_m
Karıncalar doluştu kanınıza.
Sonsuzluğa bir yolculuktur
Bu büyük ihtimal…
Ve işleri tıkırında bir tacir edasıyla
Gayya zebanileri mutluluktan
Tepinir düşünsel bir boşlukta…

Yazının tamamını okuyun »

DantelKafe


Zelin Artuğ

Bazı içkili eğlence yerleri vardır… yok damsız girilmez,  kravatsız girilmez, simokinsiz girilmez.. fino köpeği olmayanlar giremez.. yok topuklu pabuçsuz girilmez.. abiye olmayanlar giremez.. çok fonksiyonlu cep telefonu olmayanlar… şurasına burasına  piercing taktırmayanlar.. estetiksiz olanlar, silikonsuz olanlar, sırt dekoltesi olmayanlar giremez.. yok otobüsle yolculuk edenler giremez, marka giyinmeyenler giremez, saç ektirmeyenler, solaryuma girmeyenler, adi jöle kullananlar, imitasyon mücevher takanlar giremez… Yazının tamamını okuyun »

merhaba!..


Yucel Evren

Sevgideğer (zelin) sayfan ne güzel…Dedim!..
Hayır dedi..
Hepimizin..
Yol arkadaşları..
Hayata çağıran!…
bir kaç yol arkadaşı!..
Yarin yanağından gayri..
Paylaşan yol arkadaşları!.. Yazının tamamını okuyun »

biz buradayız!..


Yucel Evren

Hayata buradayız!..
Tarifleri çok açık etmek gerek hepinize!..
Buradayız biz!..
“Aksırıncaya” değil!..
Hayata!.. çocuklara.. güneşe!.. diğerlere.. canlılara… Buradayız!..” Yazının tamamını okuyun »

acıyı gördüler onlar


Yucel Evren

 

Bunlar değil derler dertler!.. acıyı gördüler!..
On yediler!..
İdam !..
Yok olmak.. ne ise!..
 

 

 

 

Yazının tamamını okuyun »

yürümenin kıyısında yaşamak


Zelin Artuğ - Yücel Evren

 
 
Uzun yürüme günlerinde, artık ayakların bedenini çekmez olduğunda, bir kahve iskemlesine çöküyorsun. Yürümek, yoruyor insanı, dinlenmek de öyle.. Dinlenmede garip bir yoruculuk var. Sanki yorulmaya dinleniyor bedenin. Rakı beyazı puslu gökyüzünün altında, cehennemin dibine kadar yürüsen, böyle yorulmazdın dedirtecek kadar ….
 
Yürürken düşünüyorlar. Düşünmek yorucu değil ki… Bunları konuşmak ne saçma, evsizler…açlar…. “birkaç”la sınırlı olamayacak kadar çok aç ve ne bilemez durumda insan!.. bedelsiz ve saçma.

Yazının tamamını okuyun »

sevgideğer


Yucel Evren

Yürürken gibi, koşmak daha iyi!…
Acıktın mı? diye sormak .. sonra bir şeyler de içtin mi?..
Sürecek!..
Bak!.. ne oldu?.. neyin var ki?..
Bir kaç müddetlerden sonra?..
Yeniden!..
Bir mesajlar mı var, der gibi tavırları olabilir soruları!..
Korkma!..
Panikleme de!..

Yazının tamamını okuyun »

kendi yurdunda sürgün


Zelin Artuğ

Atabek-Zelin

Yıl 1988. Taşrada yaşıyorum o sıralar. Dr.Erdal Atabek için bir imza günü düzenlendi. Düzenleme komitesindekiler, imza gününün ardından, bir de söyleşi yapılmasını istediler yazarla. Söyleşiyi ben yapacaktım. O güne kadar kimseye görünmeden, bir kenarda oturup yazılar çiziktirip duruyordum kendi halimde.  Atabek’in ”İnsan Sıcağı”nı okuyup bitireli daha bir iki hafta olmuştu.  Hani tadı damağımda kaldı derler ya aynen öyle bir etki bırakmıştı kitap bende.
Yazının tamamını okuyun »

arkadaş


Zelin Artuğ

O, pek konuşmaz. Konuşsa da  soyut bir  zirvedeki yalnız insanın ses tonuyla konuşur. Sanki kendisine en yakın bulduğu kişiler, başkaca soyut zirvelerdeki başkaca yalnız insanlardır. Dünyanın en iyi insanı değildir o; en iyi insan kavramı da içi boş bir kavram değil mi zaten! Kimsenin de dünyanın en iyi insanı olmasını beklemez. Çünkü kimseden iyilik beklemez aslında. Bu konuda çok uzlaştığımızı söyleyebilirim. Bertolt Brecht’  in  şu dizeleri onun dünyayı kavrayış biçimine ne kadar da uyuyor:

“Öyle iyi bir yere götürün ki dünyayı, iyilik beklenmesin!” Yazının tamamını okuyun »