Gitsem…
Nazan Kutlu (güzaltı)
Cebimde beş taşım!…
Avucum kadar bir şehre…
El kadar olsa kederleri
Çevik bir sperm,
şanslı yumurta isek,
Ana rahmine..
Oradan ana kucağına..
Büyüdükçe;
Bir kalbe..
Akla..
Aşk’a.

Yalnızlık
Paylaşılsa yalnızlık olmaz.
der Özdemir Asaf
Düşün, iki insan,
ayrı ayrı ve yalnız…
Düşün, çok çok insanlar,
tek tek ve yalnız…
Ya bulsalar birbirini, ya aynı yerde olsalar,
ya seslenseler birbirine … duysalar birbirlerini?
elleri ellerine değse, gözleri gözlerine.
Şarkı söyleseler birlikte,
aynı coşku, aynı aşkla?
Yalnızlıklarını paylaşmış olmazlar mı sence???
suyun altında,
yıkıntılar arasında
hissedeceksin beni..
her zerre su vücudunda,
ve dalga olacağım..
yavaşca okşayacak,
dudaklarınla buluşacağım..
“Seç “dedi ucubeler Migimbim,
“olmak istediğini seç..”
Bir ses değildi bu..
Bir his, hiç değildi..
Duyamıyor,göremiyor,düşünemiyorum ki..
Ama, dediler işte ;
“ol-mak is-te-di-ği-ni”..
Bir deniz mi olsam acep?
ayaklarını ıslatsam dalgalarımla
girsen içime yüzsen
Ohh! desen..
Dilediğinde coşsam, sörf yapsan..
Durulsam dilediğinde, üzerime yatsan..
Mavi göğü yeşil ormanı yansıtsam ,
seni yansıtsam..
Ahh! Bir deniz mi olsam?..
Gören gözüm, yazım, baharım, güzüm..
Engin kayalıkların kartalı, sevgi bahçemin kelebeği..
Uzak diyarların kasırgası, gönlümün ılık meltemi..
Dağların azgın aslanı, kucağımın mırmır kedisi..
Kanamadığım, doyamadığım sevgilim..
Gökte iki bulut olmak varken birlikte, neden yıldız olmayı seçtin? ..
Sarı çiçeğindim senin , yaşama sevincimdin..
Doktor!..Bir daha gelmeyeceğimi söylemeye geldim sana.
Ne olur beni umursa!
Ben anladım…
Kırık ayağı, yerine eğreti tutturulmuş bir masa benim hikayem.
Çekmeceleri dolu, üstü boş.
Üstüme ne koysalar, ağır gelip düşüyor Doktor.
İçim kimseyi almıyor…
Ben Tuzla-Buz arası bir halk otobüsü kadar doluyum.