Dışarıdan kendini görmek…
Yucel Evren
Ayakları bedenine direnmeye başlamıştı yokuşun sonunda. Üç beş adım daha çıktı mı tepeye varacaktı. Durdu. Ellerini beline dayayıp soluklandı. Ne olacaktı ki üç adım daha yükseğe çıkınca! Büyüyecek miydi! Vazgeçti çıkmaktan. Olduğu yere çöktü. Ellerini arkaya, toprağa dayadı, ayaklarını yokuş aşağı sopa gibi dümdüz uzattı. Yanında biri varmış gibi sesini yükseltip, “Ne olacak ki üç adım daha yükseğe çıkınca? Büyüyecek miyim?! Yetmedi mi büyüdüğüm?” dedi.
İbrahim Kaypakkaya kim?.. neden öldürdüler?..
neden ondan söz etmeli?..
20′li yaşlarda ölmek ne demek?..
Sevgideğer Elif Eser için, “Çingene sevgilim”in KÜÇÜKİŞLER versiyonu…
Senaryo: Yucel Evren
Görüntü ve ses yönetmeni: Zelin Artuğ
Küçükişler’in HİT şarkısı RAMBİ…RAMBİ…
(ZA)
***
Kaldır kollarını havaya!..
Orta yere..
Orta yere gülüşlerin…
Gülüşlerin!..
Ellerin havada!..
Koştu biri daha!..
Neşelenme nedenin, genlerinde var senin..
Nefesin!.. haydi derken ne güzel senin!..
Erozyonu önce yüreklerde sonra beyinlerde yapacaksın ki şaşkına dönsün diyor üst yapı; varolan tüm araçlarıyla…
Öyle bir insan yaratacaksın ki!… artık birbirlerinden şüphe duymak az gelecek, yeni yöntemler yaratacaksın diyor biraz da…
Üst yapı öğreticilerine cin lazım, kafa karıştırmak için… Rekabet lazım, hırs lazım… bunun ötesindekileri aptal ilan etme gönüllüleri lazım… ayrıntı çapsızlığı lazım..
Dallarına renkli, küçük ampuller takılmış ağaçlar, on üçünde gelin edilmiş kızlar gibi mahzun, yol boylarında utanarak başlarını eğmiş…
Yerinden yurdundan edilmiş, ayak bileğinden kesilmiş çiçekler, tozlu yol kıyılarında kovaların içinde gelene geçene pazarlanıyor…
Çiçek satıcıları, sevgililer gününü, anneler gününü üç kuruş kazanmak için iple çekiyorlar.
İyi ki bu özel günler var! İyi ki üç kuruş ekmek parası çıkıyor bu günlerin hatırına.