Güncel albümden…
Küçük İşler
Tarih kitapları yazar: “29 Ekim 1923 günü Atatürk, milletvekilleri ile görüştükten sonra taslağı hazırlanan “Cumhuriyet” önergesini Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne verdi. Meclis önergeyi kabul etti. Böylece, Türkiye devletinin yönetim biçimi “Cumhuriyet” olarak, adı da”Türkiye Cumhuriyeti Devleti” olarak belirlendi. Atatürk, kurulan Türkiye Cumhuriyeti’nin, ilk “Cumhurbaşkanı” oldu.”
Cumhuriyette “Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir.” Millet, kendini yönetme yetkisini, kendilerine temsil eden milletvekilleri aracılığı ile kullanır. Cumhuriyet yönetiminde, yurttaşın seçme ve seçilme hakkı vardır. Seçilen temsilciler, yasaları tasarlarlar ve yöneticileri ulus adına denetlerler. ”
22.10.2010 – 11:16
Fransa’yla ilgili bu değerlendirme yazısına başlarken şunu söylemem sanırım gerekiyor. Bence Fransa’da çok önemli şeyler oluyor. Fransa’daki olaylardan heyecan duymamak mümkün değil. Burada sol militanlar, aktivistler de son olaylardan büyük bir heyecan duyuyorlar. Ben de heyecanlıyım ve bu yazıda biraz geniş ve heyecanlı bir üslupla yazacağımı peşinen bildiriyorum.
Bu coğrafyada soyut ya da somut ne varsa, hepsi de birilerinin babasının malıdır! Din, iman, kitap, cami, medrese, bankalardaki banknotlar, evler, apartmanlar, hamamlar, gemiler… ne varsa!
Melih Kibar’ın ,ruha; sevinç,hüzün,coşku,özlem vs gibi duyguların hepsini birlikte verebilme ustalığını taşıyan bestesi “Hababam Sınıfı Fon Müziği” başlar önce…Biteviye geçmekte olan zamanın, o yıpratıcı etkisinden dolayı aşınmış,bir çeşit doğal eskitmeye uğramış ahşap merdivenlerin başında, civcivlerini peşine takmış bir anaç tavuk edasıyla ,elinde tuttuğu okul çanını çala çala koşan Hafize Ana (Rahmetli Adile Naşit) ve ardında tüm Hababam Sınıfı görünür perdede sonra..Coşkulu bir sele dönüşmüş bu güruh tarafından ezilmekten, kendisini son anda yana atarak kurtarabilen Hafize Ana,yavrularına karşı taşıdığı sevgisini ve- fakat onu düşürdükleri zor durumdan dolayı aynı zamanda sitemini de- gösteren bakışlarla deriin derin iç çeker..tam o anda açılan aşağı odanın kapısında , gürültüden rahatsız olmuş,kendi kendine söylenmekte olan Kel Mahmut’un(Münir Özkul) pırıl pırıl kel başı görünür..
Zülfikar: Hz. Ali’nin ünlü çatal ağızlı kılıcı. İki ucu vardır; biri uzun, diğeri kısa.
Bir ucu dilimizi diğeri küçük dilimizi temsil eder. Küçük dil kelimelere şekil verir. Ve dil erenlerin kılıcıdır.
“Sözü bilen kişinin, yüzünü ak ede bir söz
Sözü pişirip diyenin işini sağ ede bir söz
Söz ola kese savaşı, söz ola kestire başı
Söz ola ağulu aşı, yağ ile bal ede bir söz ( Yunus Emre)