Deklanşör
Elif Eser
Deklanşöre basıyorum. Klik. Bir martı yakalanıyor kareye,
bir tekne, bir serçe ağzında kırıntı, bir çocuk en masumane gülüşüyle tertemiz ve bir kedi yalnız, vakur…
Fotoğrafın çekenle çekilen arasındaki ilişiği bir anlık… Hayat gibi. Klik. Belki de bu yüzden her şeyi, her şeyi alabildiğimce karelere sığdırmaya çalışıyorum. Gülümsüyorum; çam kokularını, denizin iyodunu içime çekerek “iyi ama, sizi sığdıramam ki bir küçük kareye. Bu çocuk kahkahasını, bu martı çığlığını, bu ızgaradan yayılan mis gibi balık kokusunu bir de rokayı, bir de rakıyı… Hangi kare betimleyebilir kokunun ayrıcalığını?” Naif, sessiz, utangaç kendime kalanlara sarılıyorum.









