Mutlu yıllar Şerife! İyi ki doğdun!
Zelin Artuğ

“İnsanlara kendinizi nankörlüğe mecbur edecek kadar, büyük hizmetlerde bulunmayın.”
(Balzac)
Yaşamın pratiğinde özveri dengesi çok önemlidir. Bu konu pekçoğumuzun başını ilişkiler anlamında derde sokar. İyi niyetimizle, sosyal parazitlerin çıkarcı niyetleri arasına sık sık sıkışırız, nefessiz kalırız; adeta sağlıklı ince çizgiyi tutturabilmek, bilinçli çabamızla mümkün.
Paslı bir filintanın tutuklu dilinden
Kalakaldık içimizdeki acıyla
Haykırsak dağların karnı yırtılacak
Haykırsak yediverenlerin dehşetiyle
Korkular solacak;
Korkular aç bir itin kuyruğunda sefil ve çaresiz…
“Gitmek cesaret ister ufaklık…”

Sırrına eremediğimiz,
Formüllerini bilemediğimiz,
İşlerimizi bitirip,
Haydi şimdi ELVEDA!…

Lamekan sehrine girdim oturdum.
Bir fikir eyledim çarkına gönül.
Erenler deminde cevran eyledim.
Yedim lokmasını mihmanım gönül.

Yare gidem dedim, gidemem gayri
Bir güzel kervana kattı yol beni
Senin ile gezip cevran eyleyen
Muhabbet dilinde tuttu yol beni..
İpek Bayrak

Bu sabah Ebru Şallı’nın “Ebruli”sabah kuşağı proğramında yirmi santim boy uzatan
ayakkabıdan söz edildi. Gülerek izledim; aklımdan, yaşam koçlarının işi iş diye düşündüm.
İnsanların bilinçaltlarının karanlık dehlizlerine gizlenmiş, ne kadar boy kompleksi varsa, hepsini su yüzüne çıkaracak bu haber, tetikleyici olacağa benzer.
Doğru SANDIĞIMIZ
ZANLARIMIZ,
Dönüyor birer iğde dalına,
Hey dünya!
Tüküreyim ben,
Senin YALANINA!
Şerife Karaçayır Mutlu, Mayıs 2011, Antalya

Kalk gidelim deli gonul.
Dost diyari talan olmus.
Fakirlerin sofrasinda.
Ekmek bile hayal olmus.
Göğsünü yırtan bir bayram sevinci
Gibi büyüyordum anamın gözlerinde.
Fokur fokur kaynayan bir kazandı
Bir vuslat telaşı bakışlarının her defası.