Susarız…
Haşmet Ahmet Şenses

v a p u r d a y ı m…
yanımda yüreğim, karşımda martılar ve deniz…
elimde orta şekerli, bol köpüklü bir fincan kahve
kahve bitene kadar ikimizin de ağzını bıçak açmıyor…
biten fincanımı ters çeviriyorum alışkanlıktan.
Tlhepş Nart mitolojisinde demircilerin piridir. Atölyesi bir tepededir. Nartların başka bir demircisi de Khudımıj’dır. onun da atölyesi karşıdaki tepededir. İkisinin bir çekici vardır. Gerek olduğunda çekici birbirlerine fırlatırlar. Tlhepş döveceği demiri ateşe sokar. Demir kızıncaya kadar çekiç Khudımıj’de kalır sonra geri ister. İkisi de işlerini böyle yaparlar.
Nart mitolojisinde Nesren, Nartlar’ın en yaşlısı Thamade’si olarak anlatılır. Bilgedir. Akıllıdır. Jak’e sıfatını göbeğine kadar uzanan beyaz gür sakalından (jak’e) almıştır.
Nesren Tanrılar tanrısı Tha’ya zaman zaman kafa tutar, Tha’nın sözlerini dinlemez, uymaz.
Bir gün Tha’nın oturduğu Oşhamaho(Elbruz)’a karları küreyerek buzları kırarak çıkmaya yeltenir. Tha, Nesren’nin bu hareketine öfkelenir. O güne kadar davet edilmeden hiçbir ölümlü Nart’ın, davetsiz Oşhamahua’ya çıkmasına izin verilmemiştir.
Önce,
Dolanırsın yaşamının
Dünyanın vitrinlerinde,
Şekillerinde,
Her yıl
Son modeline
Uymalıdır arabanın markası,
………
Bitap sağanaklardan
Bir hüzün çiçeğiyim
Şarap tadında yıllanmış.
Dokunmayın tenime
Hiç bir zaman
Yakar sizi tutkularım.
Bir dünya kurmalıyım.
Doğduğum günden başlayan, kıyamet dedikleri güne kadar süren…
Öyle bir dünya kurmalıyım ki,
inanç kelimesinin anlamlı olduğu, mahşer yerinde, verilecek hesapların olmadığı…
Öyle bir dünya ki, gün geldiğinde ve ben sorduğumda…
-Söyleyebilecek bir şeyin var mı?
-utandım, arlandım, yaşadım, yaşattım
Cevapları verilen.
Bir dünya ki, kimsenin kimseyle hesabı olmasın, ahını almasın.
Öyle bir dünya olmalı ki, yaşarken yaşatılsın…
Gördüm, duydum, bildim.
Bendim, sendim.
Senim.
Gelip gördükçe, uzaktan tanıdıkça sevmeye de başladım.
Çevresindekiler için, hemen hemen hiçbir şey ifade etmiyor. Çarşıda, şurada burada gördüğünüz, belki bir çok kez gördüğünüz ama tanımadığınız, herhangi birisi…
Ne zaman gelsem burada. Buraya ait. Mekanın sahiplerinin… Ama mekanın kendisi ve içindeki eşyalar gibi değil. Hatta orada çalışan o diğer ikisi gibi de değil.
Adı Durmuş. Zamanın içinde durup kalmış. Sanki hep böyleymiş; çocuk olmamış hiç, bir ana-baba yanında büyümemiş, delikanlı olmamış. Onu gören herkes için, gördükleri ilk kezden beri, sanki hep böyleymiş.