Anasayfa Anasayfa

Sayfa 2 / 23«12345»...Son »

‘gümüşî’ Kategorisi için Arşiv

Butonlar


Elif Eser

elifSon sürat hızla koşuyorum. Nereye? İşin aslı nereye olduğu belli değil. Biri beni önce bir güzel icat etmiş, sonra programı yüklemiş ve “başlat” butonuna basmış. Pek bir güzel çalışıyorum. Ortaçgil’in “mekanikleştirme beni” demesine benziyorum. Evet! Mekanik-im ben.

Bunu ne zaman fark ediyorum peki?

 

Yazının tamamını okuyun »

Bukowski’den kanatlı bir cümle; hem de sagapo eşliğinde….


Hatice Atalay

 dfgndlgn

Bukowski’den kanatlı bir cümle; hem de sagapo eşliğinde….

Öylesine bir cümle gibi geliyor insana ;
Seni
Seviyorum…

Öyleyse neden bu kadar zor söyleniyor ?

Yazının tamamını okuyun »

Zamanın Gizemi


Şerife Karaçayır Mutlu

emin pansiyon

 

Bir dünyadır

Likya’lı Emin’in Yeri,

Konan göçen,

Sırtında heybesiyle

Yazının tamamını okuyun »

Düşün dili!…


Yucel Evren - Zelin Artuğ

Bak!.. dedi..Le Chat Orange
Baktı..
Kedi… bir de  yavrusu!..
baktı, onlara!..
Annesinin kuyruğu ile oynadı küçük kedi..
Çay içecek!.. (kedi değil, o…) :)
Çay içme yerinde  bir kaç kişi var!..


Yazının tamamını okuyun »

Gözlerin Biraz Eylül, Ellerin Temmuzdu…


Karahan Yılmaz

la-dame-aux-cheveux-bleus-2
Yorgun ve sessiz bir gökyüzü gibi geldin
Ilık bir rüzgar gibi estin içimde…
Gözlerin biraz eylül, ellerin temmuzdu
Mavi yakamozlar dökülüyordu saçlarından
Gülüşün imgeleri çalınmış yasak bir şiirdi
Işgalci bir geceydi masum duruşların sanki
Hüzünlü bir ıslık gibi dokundun düşlerime

Yazının tamamını okuyun »

Kanadı kırık bulut


Zelin Artuğ

nuage11

Ayakları bedenine direnmeye başlamıştı yokuşun sonunda. Üç beş adım daha çıktı mı tepeye varacaktı. Durdu. Ellerini beline dayayıp soluklandı. Ne olacaktı ki üç adım daha yükseğe çıkınca! Büyüyecek miydi! Vazgeçti çıkmaktan. Olduğu yere çöktü. Ellerini arkaya, toprağa dayadı, ayaklarını yokuş aşağı sopa gibi dümdüz uzattı. Yanında biri varmış gibi sesini yükseltip, “Ne olacak ki üç adım daha yükseğe çıkınca? Büyüyecek miyim?! Yetmedi mi büyüdüğüm?” dedi.

Yazının tamamını okuyun »

Sevgiler Sana


Elif Eser

 
5Koca bir yaşamı sözcüklerden inşa edebileceğimize inanacak kadar saf çocuklardık. Yüreğimizde yeşeren karşılıksız ve çıkarsız sevgilerimizi fakirlere ve kimsesizlere dağıtacak kadar cömert ve de yürekli… ”Yere oturma! Sırtını duvara yaslama! Zemin, duvar nemdir çeker ciğerlerin…” derdi, sokağımızın ihtiyar bilgesi. Söz dinleyecek kadar akıllıydık, uysaldık. Masal kahramanlarının aramızda dolaştığını düşünecek kadar da hayalperest…

 

Yazının tamamını okuyun »

Yalnızlık…


Yücel Yarımbatman (Sokak Şairi)

cocuk

kara kaşları ve
kara gözleriyle
karaya vurmuş
bir şarkıydı yalnızlık…ve ben bir doğulu çocuktum
çocukluğumun doğusunda
pus tutmuş eteklerinde yalın ayak
ve yaşamak ya da ölmemek korkusunda;

Yazının tamamını okuyun »

Yüreğin sımsıcak senin!…


Yucel Evren

İki!..
anımsadın mı?.. diye sormak ne saçma!..galerie-membre,fleur-cosmos,fleurs-des-champs
İki başka vardı.. Sabah Otogarın karşısında!..
Aralarında nasıl da teslimdim!..
Ne güzel börekler.. haydi bir çay daha için dedin unutma.. İkilere
Gözlerin!..
Gözlerini engelledin..
Sağol demiştim hep bu duruşuna!..
Sonra!..

 

Yazının tamamını okuyun »

Beriki ile Öteki


Elif Eser

                 
64848424-dsc3068-bis-jpgEş zamanlarda düşmüşler aydınlık dilimli uzantılardan pat edip karanlık bir yola. Yan yana yürümüşler epey bir süre. Beriki ötekinin gölgesi, öteki berikinin sureti. Yürümüşler, yürümüşler. Bir arpa boyundan daha fazla yol gitmişler. Dokunmadan, bakmadan, görmeden.

Karşılarına başkaları çıkmış. O başkaları “merhaba” demiş ikisine de yakın süreçlerde. İkisinin de başı ya hep önde ya hep karşıdaymış. Bu sebeple başkalarını selamlamışlar da, yana doğru bakmayı akıl edememişler. Beriki sağa, öteki sola çevirse başını göreceklermiş birbirlerini halbuki, ama demek ki bu gayri ihtiyari devinimi düşünememişler.

 

Yazının tamamını okuyun »