Anasayfa Anasayfa

Sayfa 16 / 35« İlk...«1415161718»...Son »

‘gümüşî’ Kategorisi için Arşiv

Darbe çocukları


Elif Eser

1127-2048-thickbox 
Ortaokul yıllarımın geçtiği sokaklardan yürüyoruz. Uzun zaman olmuş buralara gelmeyeli, geçerken ayrımsıyorum.

—Aa! Dilek vardı hani, bu evde oturmuyor muydu?, diye soruyorum, bir anlığına, gözümde o yılların büyüsü…
—Evet. Doğum günü partisine gelmiştik. diyor, muzipçe gülümseyerek.

Ergenlik, başa bela… Kendini, hayatı, insanları tanımaya çalışma yıllarımız… Dünyayı keşfimiz… Çocukluğumun sokak aralarında çocukluğumuz önümüzde, biz arkalarında, o yanımda hep birlikte yürüyoruz.

 
Yazının tamamını okuyun »

Gece Yarısı: Saat: 2:50


Şerife Karaçayır Mutlu

Ses:Şerife Mutlu/Müzik: Yann Tiersen
seri

Soruyor birileri
Bu saatte ne  ettiğimi,
Yaşama
meydan okuyorum..
 
Yaşam ver taşlarını bana
Oynamalıyım taşlarını
Ustaca,
Çözmeliyim bilmeceni
Kurnazca.

Yazının tamamını okuyun »

Sevgiye çağrı


Şerife Karaçayır Mutlu

Sevgideğer Şerife’nin kendi sesinden…

 

 untitled

 
 

 Şiir: Şerife Mutlu
Seslendiren: Şerife Mutlu

 

Görsel: Şerife Mutlu’nun bir rölyef çalışması

 

Yazının tamamını okuyun »

Moha Souag ve dilin gücü


Zelin Artuğ

 a (20)

Emperyalistlerce geri bırakılmış ülkelerin en büyük umudu, o ülkenin aydınlarıdır. Global bir emek sömürüsü karşısında dünyanın bütün emekçileri birleşmeli diyorsak, öncelikle üçüncü dünya ülkelerini, onların sorunlarını, kültürlerini, toplumsal yapılarını, aydınlarını tanımalıyız.

Çünkü düşman yalnızca dışarıda değil; nifak tohumları saçıp, nifak fidanları büyüten gerici çevrelerde de yuvalanmış durumda!

Yazının tamamını okuyun »

Uzar sözcükler bir müddet sonra


Yucel Evren

Önemsemedin?..2591817477_1
Şimdi fark ettin…
Ne demeli?.. Diyemezsin.!..
Dememeliyim!..
İçtensin!..
Öyle bilmeliyim…
Tertemizsin!..
bir çok ayrıntıyı görmeliydin…
göremedin!…
Çok sözleri söylemek isterdin..
Söyleyemedin…
bilmemeni.. bildim..
bilmek istemedim!..

Yazının tamamını okuyun »

Sen seç


Şerife Karaçayır Mutlu

1

 

 

 

Kısa metrajlı

Bir filmdir

 

Yazının tamamını okuyun »

İstanbul’da çalınmış bir özgürlük…


Elif Eser

 

FENTRE~1Bundan on beş yıl önce, büyümeye pek hevesli bir çocukmuş henüz. Sonradan başına geleceklerden habersiz, boyundan ve yaşından büyük; ‘kimsenin baskısı ve etkisi altında kalmadan, kendi rızası ile’ atılmış bir zorlu maceraya. Masallar her zaman “bir varmış bir yokmuş” diye başlar sanıyormuş ve hep mutlu sonla bittiğine inanıyormuş fakat yanıldığını anlamış kısa zamanda.

‘Çocuktum ufacıktım, top oynadım acıktım’ (*) mısralarını ip atlarken tekrarlarken sokakta, bir el almış onu küçük dünyasından; pencereleri demir parmaklıklı, ‘bahçesinde ebruliii hanımeli’ (**) açmayan, odaları rutubetli bir eve kapatmış. Aylarca tutsak kalmış o evde. Gökyüzünde süzülen kuşlar kadar özgür, bulutlarla saklambaç oynadığı günleri geldikçe aklına, gözlerinden akan yaşları varamazmış farkına.

 

Yazının tamamını okuyun »

Düşler sokağında çay keyfi…


Zelin Artuğ

Bahçeli evlerde geçti çocukluğumuz. Bizim kuşaktan olan çoğumuzun da çocukluğu bahçeli evlerde, bahçesi olmasa908345576_e1177a803a_m bile, doğanın  kucağındaki evlerde geçmiştir. Kan ter içinde kalırdık oynarken. Saklambaç, kovalamaca, köşe kapmaca, elim sende … unuturduk havanın karardığını da acıktığımızı da… Şimdi artık büyükler oynuyorlar bu oyunları.

Büyüklerin günümüzde moda olan en sevdikleri oyun da köşe kapmaca ! Körebe oynayanlar vazgeçtiler artık bu oyundan. Bırak gözleri bağlıyken, gözleri açıkken de yakalayamıyorlar artık ellerinden kaçanı. Saklambaç ve kovalamaca da günümüzün vazgeçilmez  oyunlarından! Ama oyunun kurallarını değiştirmişler biraz. “Ebe” saymaya başladığında kendileri saklanmıyor, yedikleri naneleri saklıyorlar. Kovalamaca ise yine büyükler arasında yaygın bir oyun. Bu oyunların sonu genellikle tatsız bitiyor.

Yazının tamamını okuyun »

Sıkıcı ve Sıradan Bir Günün Bitiminde…


Elif Eser

 

3594869337_4ec7958e61Masamdaki dosyaları toparlıyorum. Bir yandan da sataşmaya devam ediyorum;
- Ya sen deli misin?
- Neden?
- Sabahtan beri benimle uğraşmaya bıkmadın mı?
- Ben seni böyle mızmız, ekşimiş bir suratla görmeye alışık değilim. Hiç yakışmıyor sana.
- Ne yapabilirim sen söyle?
- İşe, aşağı sarkmış dudaklarını yukarı doğru kıvırmakla başlayabilirsin.

Gülümsüyorum;
- Pekâlâ…  Sana söz veriyorum, bu akşam biraz hava alırsam yarına kendimi daha iyi hissedeceğim.
- Gerçekten mi?

 

Yazının tamamını okuyun »

Quasimodo, seni seviyorum!..


Zelin Artuğ

untitled

 

“Anadolu ekini, Anadolu toprağından yeşeren uygarlığın başka bir adı, Anadolu düşüncesinin biçimlendirdiği bir yaratı türüdür. Bu türün oluşturucu odağını, kurucu öğelerini düzenleyen, ona bir düşünsel nitelik kazandıran felsefedir. (…) Anadolu ekini denince uygarlığın belli bir kesimi değil bütünü, bu kavram altında toplanan buluşların oluşturduğu birikim anlaşılmalıdır.”

 

Yazının tamamını okuyun »