Tharıkof kedisi Fırfır ve kedilerden seçmeler
Muzaffer Tokmak
-“Turist Ömerrr derler benim adımaaaaa..güzel kızlar doyamazlar tadımaaaaa….heeeeeyyyyttt be anaammm!!..”
-Aaaa!! Sadri Alışık Abi siyah beyaz olarak gelmiiş ..Çok özledik seni ..O sıcacık yüreğini, hep iyiliğe,dürüstlüğe dair mesajlarını,hınzır ama bir okadar da naif kişiliğini gerçekten çok özledik..Eee yukarıda havalar nasıl abi?
“- Ne olsun be evlat.. Ayhan Işık’la beraberiz hergün ,kevser şarabı da bol annadınmııı.. Keyifler yerinde..yalnııız bu kevser şarabı rakının yerini tutmuyor annadınmıı.. ”
-Abi çok merak ediyorum .. Ayhan Abi’ye bir sorsan diyorum.. Amerikalı bir aktör var bu sıralar adı Geroge Collony ..O nun Ayhan Işık’ın oğlu olabileceği söyleniyor aslı varmıdır sence?
Zelin, bir arkadaşım var. Meslektaşlardan biri.. Evde pijama terlikle eşinin eline ayağına dolaşıp onunla kavga etmemek için arada bir böyle yanıma gelir. Geçen gün kızlarımın çok beğendiği şu ünlü yemeği yapmıştım ki yine geldi. Masaya bir tabak daha koyduk, birlikte yedik. Az pimpirikli, az titiz değildir haa.. İnanamadı yemeği benim yaptığıma.
“Yok canım, şaka yapıyorsunuz.. Söyleyin bakalım kızlar, kim yaptı bu yemeği?” dedi, durdu.
“Madem inanmıyorsun, haber ver bir gün, sen gelinceye kadar bekleyeyim, sonra mutfağa girer birlikte yaparız”dedim.
Gülay, Tülay, Nuray..
Naile, Nuran, Sabiş..
Nazlı Ayten..
Müberra, İnci, Füsun..
Narin..
Nilgün, Nihal, Zühal, Seval, Meral..
Müjgân, Zerrin, Berrin, Belgin…
Sonra.. biraz daha hızlı!..
Sultan, Süreyya, Selda, Yelda, Ayşe, Medine, Ayten, Aliye, Naime, Şükran, Fatoş, Asiye, Nursel, Emine, Seviley, Seher, Ayşe, Şahide, Cahide, Zehra, Neval, Nuriş, Sebia, Rabia, Gülsen, Makbule, Habibe, Nagehan …
E bebeğim eeeeee.
Uyusun da büyüsün ninni
Tıpış tıpış yürüsün ninni.
Kocaman bir kız olunca
Annesini öpsün ninni.
Ninniyi söylerken nasılda benimle birlikte eeeeee diyorsun bebeğim. Topak ayacıkların çıplak olmalı değil mi çoraplarını at gitsin. Şöyle bir de yan dünüp yatağının kenarına tutundunmu tamamdır. Uyku vakti…. Ama sağ elinin baş parmağını emmeyi de ihmal etme. Onsuz uyumuyorsun ne de olsa güzel bebeğim. Arada bir gözlerini açıp mahmur gözlerinle gülümse sonra tekrar kapat gözlerini beni görüp güven duyuyorsun biliyorum, annen hep yanında merak etme güzel kızım.
Tsoka, güzelliği ve zerafeti ile adını duyurmuş genç bir kızdır. Soyludur. Pek çok prens
oğluna ister. Kim isterse istesin, kendisine evlenme teklif edenleri geri çevirir. Tsoka, onları beğenmediğinden değil, aklına koyduğu bir işten dolayı tüm adaylara olmaz der. Kararlıdır.
Günlerden bir gün, köyde bir evde ‘yün tarama günü’ düzenlenir. Yün tarama işini kızlar yapar. Yün taratacak aile, köyün tüm genç kızlarını çağırır. Köyün genç kızları ailenin belirlediği gün taraklarını yanlarına alarak toplanırlar. Tsoka da gelir, köyün gençlerine gün doğmuştur. Kızlar akşama kadar yün tarayacaklar, gece de eğlence düzenlenecektir. Köyden, bazı gençler yakın köylerdeki arkadaşlarına haber verirler. Yakın köylerdeki gençler yanlarına kız kardeşlerini veya komşu kızlarını da alarak katıldılar.
İçim coşan nehirler gibi…Sürekli duygu seli yaşıyorum. Hissettiğim şeyler çok güzel ama biraz kaygılı yani karmaşık. Onu koklamak, ona dokunmak, onu hissetmek ve yaşamak o kadar tarifsiz duygular ki. Masum bedeni yavaş yavaş büyüyor. Küçücük elleri E.E. Cummings’in “Somewhere I have never travelled” adlı şiirindeki ‘Hiç kimsenin yağmurun bile böyle küçük elleri yoktur’ dizesini anımsatıyor. Saçları bir yandan uzamaya çalışırken yer yer de dökülüyor. Peki o karmaşık saçlar bile nasıl oluyor da bu kadar güzel görünebiliyor.
Yazının tamamını okuyun »
Her birini; hayatımızın bir döneminde yaşamın kıyısına savurduğumuz düşlerimiz var bizim, dizi dizi…
Hep ertelediğimiz hayallerimiz olduğu gibi…..
Kendi hikayelerimizi; ne yazmayı, ne de okumayı beceremiyoruz ;
b a k a m a d ı ğ ı m ı z d a n
k e n d i
y ü r e k l e r i m i z i n
y ü z ü n e . . .
Beklentilerimizi çoğaltıyoruz habire hayattan; onun beklentilerini yok sayarak….