‘fıstıkî’ Kategorisi için Arşiv
Zelin Artuğ

İlk arkadaşlar
Valizimi alıp, yatakhaneye çıkan merdivenlere yöneldim. Boğazımda bir düğüm… Biri bir şey söylese sağanak yağmurlar boşanacak!.. Babam beni bırakıp giderken, öylece kalakalmış, sessizce bakmıştım ardından. Tez zamanda ziyaretime geleceğini söylemişti, giderken.
Hava kararmaya başlamıştı. Merdiven aralığındaki tavana yakın pencereden, loş bir ışık vuruyordu merdiven basamaklarına. Dışarıdaki ek binalardan birinden, bir aceminin çaldığı mandolin sesi geliyordu. Biraz daha uzaktan da bir flüt sesi… Yeni bir yaşam başlıyordu yatılı kız okulunda…
Yazının tamamını okuyun »
Kategori: ebrulî, fıstıkî, gümüşî, kızıl, şarabî | 8 Yorum »
Tülin Aksoy

Bir zamanlar, sizin sıcacık yuvanız olmuştuk biz iki ev.
Ben Sıla; görebileceğiniz en şirin köy evlerinden biriyim. Beni yapan usta ulu bir ağacın gövdesine dayamış sırtımı. Tonlarca demir ve betona rağmen yıkılan evler var. Ben ise sırtımı dayadığım ağaçtan güç alarak ayakta duruyorum. Aslında ben ağaca, ağaç da bana yaslanıyoruz sayılır. Ben ona dayanmasaydım, onca ağaç içinde kim farkederdi ki onu?
Benim tek komşum, yanımdaki çınar ağacı. Ustam beni yapmadan önce de varmış orada. Çocuklar dallarında kolan vursunlar diye çınar ağacının yanını seçmiş olmalı ustam.
Yazının tamamını okuyun »
Kategori: ebrulî, fıstıkî, gümüşî, kızıl, şarabî | 6 Yorum »
Muzaffer Tokmak-Zelin Artuğ

Sevgili Zelin Düşünen Evler için sağol. Kırk yıl düşünsem aklıma gelmezdi. Ne güzel aklıma getirdin, sağol. Düşünmeyen bir ev gösterdin sonunda. Hem düşünmeyen, hem “düşünmeyin!” diyen.. hemde duygusuz bir ev.
(Muzaffer dosto, o evi gösteren “Mavili” ydi, bense ad verdim yalnızca.. Bu arada sorayım, kim bu “pembeli” bebek? Ada mı yoksa? ”
Yazının tamamını okuyun »
Kategori: ebrulî, fıstıkî, gümüşî, kızıl, şarabî | 11 Yorum »
Tülin Aksoy
Tülin’den mektup geldi! Kuşları yazmış.. Bu güzel mektubun bazı bölümlerini paylaşmak istedim, küçük işler okurlarıyla.(Z.A.)
“(…)Balkondan sepeti indirmeye başladım. Bir yandan da aşağıya bakıyordum, komşuların balkonuna takılmasın diye. İp birden alt komşunun metal balkon siperine çarptı ve o anda çanak antenden korkudan çırpınarak bir kumru uçtu. Sepeti geri çektiğimde hemen salonun penceresine koştum. Nasıl şaşırdığımı anlatamam sana. Bu kez başka bir kumru yumurtlamış çanak antene:)
Yazının tamamını okuyun »
Kategori: ebrulî, fıstıkî, gümüşî | 3 Yorum »
Melda Balaban
Sevgi neydi…
Sahiplenmek mi? Emek vermek mi?
Yeni doğan bir bebeği gerçekten bizim olduğu için mi, doğduğu andan itibaren seviyoruz? Bağrımıza basıyoruz. Canım diyoruz.
Yazının tamamını okuyun »
Kategori: ebrulî, fıstıkî, gümüşî, şarabî | 12 Yorum »
Şerife Karaçayır Mutlu
Bir bir kayboluyorsa
Değerleri
Uzaklaşıp,dışlanıyorlarsa
ÖZLERİNDEN
Varsın yokolsun
Sevgiyi
Özçekirdeğine
Geçiremeyenler
Yazının tamamını okuyun »
Kategori: ebrulî, fıstıkî, gümüşî, limonî | 4 Yorum »
Hatice Atalay
sadece iki kelime
ama insanın dili içine kaçınca
söyleyemiyor
kaleme sarılıyor…
başlıyor bir hışımla yazmaya
yüreği bir yandan aklını karıştırıyor…
kalem ne yapsın…
akıl zehir zembelek cümleler sıralıyor
SOLDAN SAĞA…
yürek öylemi ya
ne yapıp ediyor
harflerden yeniden yaratıyor sevdasını
YUKARDAN AŞAĞI …
Yazının tamamını okuyun »
Kategori: ebrulî, fıstıkî, gümüşî, kurşunî, şarabî | 7 Yorum »
Hatice Atalay
Benim elim ve senin elin
Bizim elimiz olunca
Ne çok kuş konuyor ellerimize
Hiç korkmadan…
Yazının tamamını okuyun »
Kategori: ebrulî, fıstıkî, gümüşî, kızıl | 4 Yorum »
Hatice Atalay
Hayatıma yön veren dizelerle tanıştığımda , 20 yaşındaydım…
Nerden bulmuştum, ya da kim okumamı sağlamıştı hiç hatırlamıyorum .
“ Ey benim beyaz boynu kırışan kızım, 
imkansızdır ihtiyarlamamız bizim.
Etin gevşemesine başka bir tabir gerek,
Zira ki İHTİYARLAMAK ;
KENDİNDEN BAŞKA KİMSEYİ, SEVMEMEK DEMEK…
Yazının tamamını okuyun »
Kategori: ebrulî, fıstıkî, gümüşî, şarabî | 11 Yorum »
Yucel Evren
“Kedi baktı bana
ben de ona..”
Yazının tamamını okuyun »
Kategori: ebrulî, fıstıkî, gümüşî | 2 Yorum »