<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>küçük işler &#187; fıstıkî</title>
	<atom:link href="http://www.kucukisler.com/category/fistiki/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.kucukisler.com</link>
	<description>sen unut geçmişini, ben aklımda tutarım...</description>
	<lastBuildDate>Sat, 24 Jul 2010 11:54:05 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.8.6</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Aşk&#8230;</title>
		<link>http://www.kucukisler.com/2010/06/21/ask/</link>
		<comments>http://www.kucukisler.com/2010/06/21/ask/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 21 Jun 2010 19:02:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator>zelin artuğ</dc:creator>
				<category><![CDATA[ebrulî]]></category>
		<category><![CDATA[fıstıkî]]></category>
		<category><![CDATA[şarabî]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kucukisler.com/?p=8513</guid>
		<description><![CDATA[ 

 
Aşk; deniz üzerinde salınan bir geminin dümeninin ucunda sallanmak iken, sevgi aynı geminin dümenini otomatik kaptana bırakıp güvertede güneşlenmektir  :)&#8230;
 
Salınırken; her an, düşeriz korkusu, rotayı bulamayız endişeleri ile dümene hakimiyet duyguları ile gerilir, gerer, heyecan yaratır yaşarız. Elleriniz dümene, gözleriniz denize yumuşak yumuşak dokunurken, güneşte hafiften gezinirken tende, elleriniz dümenden, gözleriniz denizden yana düşüpte [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"> </p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://www.kucukisler.com/wp-content/uploads/affection.jpg"><img class="size-full wp-image-8514 aligncenter" title="affection" src="http://www.kucukisler.com/wp-content/uploads/affection.jpg" alt="affection" width="405" height="212" /></a></p>
<p> </p>
<p style="text-align: left;">Aşk; deniz üzerinde salınan bir geminin dümeninin ucunda sallanmak iken, sevgi aynı geminin dümenini otomatik kaptana bırakıp güvertede güneşlenmektir <img src='http://www.kucukisler.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> :)&#8230;<br />
 </p>
<p style="text-align: left;"><span id="more-8513"></span>Salınırken; her an, düşeriz korkusu, rotayı bulamayız endişeleri ile dümene hakimiyet duyguları ile gerilir, gerer, heyecan yaratır yaşarız. Elleriniz dümene, gözleriniz denize yumuşak yumuşak dokunurken, güneşte hafiften gezinirken tende, elleriniz dümenden, gözleriniz denizden yana düşüpte rota belli oluncaya kadar aşk çarpar.</p>
<p style="text-align: left;">Güneş ; güvertede sizi yakarken, gemi sıcak kumlardan serin sulara doğru yol almaya başlamış olduğundan, rota da belli olduğundan, deniz durulur, masmavi olur, gökyüzü gözlerde hapsolur, güneş tende yol alır bu da aşkın sevgiye yolu olur:):)..</p>
<p style="text-align: left;">***<br />
 <br />
Bir dip not; benim aşık olma sürem çok uzundur, kolay aşık olmam, olmuşsam da dümenin ucunda sallanmam <img src='http://www.kucukisler.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> ama bir güzelleşirim, yüzüm gözüm bir açılır <img src='http://www.kucukisler.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> &#8230;</p>
<p style="text-align: left;"> </p>
<p style="text-align: left;">Gözlerimin taaa içi bir güler, bir güler <img src='http://www.kucukisler.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> ..</p>
<p style="text-align: left;">***<br />
 <br />
<a href="http://www.kucukisler.com/wp-content/uploads/Djahida-Houadef.jpg"></a><a href="http://www.kucukisler.com/wp-content/uploads/Djahida-Houadef.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-8515" title="Djahida Houadef" src="http://www.kucukisler.com/wp-content/uploads/Djahida-Houadef.jpg" alt="Djahida Houadef" width="221" height="293" /></a>Aşk ; belki sürekli olarak hareket hali, işte üst-başa daha özen göstermeler, dolaptan ne bulduysam giymelerin yerini, yarın ne giyinsem telaşının alması, biraraya gelinince zamanın hızlı akması, konuşulanlardan çok daha fazla zevk alınılması, başkası söylese &#8221; hadi be amma saçmalamış diyebileceğiniz şeylerin &#8221; aşık olduğunuz biri söylediğinde &#8221; hımm doğru söylemiş &#8221; diyebilme halleri, ellerini-kollarını nerede tutacağını bilememe durumu, sürekli belki bir sakarlık hali, başkalarının yanında bülbülken, aşık olduğun kişinin yanında dilsiz olma halleri.<br />
 <br />
 <br />
Sürekli konuşsa da dinlesem durumu, elele -gözgöze-dizdize olma halleri için halden hale girme durumları,akılda, yürekte, ayaklarda havada olma durumu. Kendini çıplak hissetme durumu, ya da üzerindeki tüm eklentili savunma, gardını alma, kendini koruma gizleme hallerinin istensede istenmesede üzerinden kalkması hali, eldivensiz olma durumu, balıklara birlikte yem atma, yaşlıları daha çok sevme, çocukları daha fazla koruma durumu vs vs..</p>
<p style="text-align: left;"> <br />
Aşk aslında kendine karşı olma durumu olduğu kadar,  kendine başkaldırma halleridir  ve eğer bu başkaldırı yine kendiniz tarafından bastırılmazsa, kendinde , benliğinde,  bedeninde duru devrimler yaratma hali&#8230;.</p>
<p style="text-align: left;"> <br />
Değişim ve gelişim kısmına gelince ; istensede istenmese de dışarıda bizi çevreleyen bir hayat var, gün içinde farklı alanlarda farklı olay ve olgular, insanlar ile iletişiyor, etkileşiyoruz, dolaysıyle birşekilde değişiyor, gelişiyor, etkiliyoruz ( bu birey olma anlamındadır , bireyin gelişimi anlamıda ) ve o malum kişi aşkınız da keza öyle.</p>
<p style="text-align: left;"> <br />
Bir araya gelindiğinde birşeyler paylaşılıyorken , taraflar birbirlerinin çevrelerinden nasıl etkilendiği, etkileştiğini bunu birbirlerine aktarırlarken, birbirlerini dinlemezlerse DUYMAZLARSA hep kendi tellerinden çalar , empati kuramazlarsa, sonraki paylaşımlarda DUYMAMA üzerine kurulu olacağından, birsüre sonra birbirlerine karşı sağır ve dilsiz olacaklardır.</p>
<p style="text-align: left;"><a href="http://www.kucukisler.com/wp-content/uploads/Sadik-Toma-1-affection.jpg"><img class="alignright size-full wp-image-8517" title="Sadik-Toma-1-affection" src="http://www.kucukisler.com/wp-content/uploads/Sadik-Toma-1-affection.jpg" alt="Sadik-Toma-1-affection" width="271" height="315" /></a><br />
 <br />
Çünkü gerçekte o gün fark ettikleri “duymamazlık “üzerine gidebilmiş olsalar, sonrakilerde birbirlerini &#8221; duyabilmek<a href="http://www.kucukisler.com/wp-content/uploads/flanerie1.jpg"></a> &#8220;üzere düşünmüş olunacak, dolayısıyle ya birbirlerini daha iyi dinleyebilen iki birey olduklarını farketmiş olacaklar ya da yine tüm çabalara rağmen &#8220;dinleme&#8221;nin de ötesinde kişisel, fikirsel, kültürel farklılıkların olduğunu görüp, ya yine yolları ayıracaklar ya da birbirlerini dinlediklerinde görecekler ki zihinsel, fikirsel,duygusal, kültürel çok ortak noktaları var ve birarada kalacaklar.</p>
<p style="text-align: left;"> <br />
Bu &#8220;dinleme&#8221; ve &#8220;dinletebilme&#8221; durumu önemlidir. Bir ikinci önemli mevzuu daha başlarken ortak zevklerin olması, ne bileyim mesela aynı müzikleri dinlemekten zevk almak, aynı yerlere birlikte gitmekten zevk almak, aynı yemeklerden zevk almak, aynı konuşmalardan zevk alabilmek, hiç değil ise asgaride bu anlamda ortak paydalarda olabilmek&#8230; Bunlar önemli &#8230;</p>
<p style="text-align: left;"> <br />
Ama ne yapıyor insanoğlu şöyle yaşıyor ve düşünüyor ;</p>
<p style="text-align: left;">1- Çevrenin öğrettiği, çevreden öğrenip kendini koşulladığı istek ve talepler, özlem ve arzular var .<br />
2- Kendi içinde gerçekte istedikleri, özlem ve arzuları var.</p>
<p style="text-align: left;"> <br />
Ve bu ikisi arasında çok ciddi uçurumlar yaşayan insanlar var , böyle olunca da birincisine göre tercih yapınca ikincisini mutlu edemiyor. İkincisinden yana tercih yapınca birincisini ikna edemiyor. Kendisinin iki tarafıyla çatışıyor sürekli ve mutlu olamıyor&#8230;</p>
<p style="text-align: left;"> <br />
Özette bu birinci  ve ikincisini belirleyen de sonuçta sizi siz yapan değerleriniz ve kültürel birikiminiz ve bunlarla ilişkileri kurma ve algılama şekliniz ile orantılı&#8230;</p>
<p style="text-align: left;"> <br />
Benim bu anlamdaki iki duygum arasında bir çatışma yok mesela, ben ne istediğimi, ne ile mutlu, ne ile mutsuz olacağımı bilirim.</p>
<p style="text-align: left;">Zor biriyim özette ve standart hiçbirşey benim istek ve arzularım içinde olmadı ve sanırım bundan da sonra olmaz.</p>
<p style="text-align: left;"> <br />
Yaa aşk ne biliyor musun ; aşkının kaşık tutuşundan, kravatını bağlayış şekline, saçındaki her bir ak telin nerede, ne zaman açıldığına varıncaya kadar olan bir sürü gereksiz ayrıntıyı o kişide sevme ve karışma halidir . O zaman taraflar birbirlerini dinliyor ve dönüştürüyorlar <img src='http://www.kucukisler.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<p> </p>
<p><strong>Aynur Akkaya, Haziran 2010, İstanbul</strong></p>
<p><a onclick="javascript:pageTracker._trackPageview('/outbound/article/blog.milliyet.com.tr');" href="http://blog.milliyet.com.tr/aynurdeniz2001">http://blog.milliyet.com.tr/aynurdeniz2001</a></p>
<p><strong> </strong></p>
<p>Ezginin günlüğü-Aşk güzel(Eski arkadaş)<br />
<object id="divplaylist" classid="clsid:d27cdb6e-ae6d-11cf-96b8-444553540000" width="335" height="28" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0"><param name="src" value="http://www.divshare.com/flash/playlist?myId=11772850-30f" /><param name="name" value="divplaylist" /><embed id="divplaylist" type="application/x-shockwave-flash" width="335" height="28" src="http://www.divshare.com/flash/playlist?myId=11772850-30f" name="divplaylist"></embed></object></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kucukisler.com/2010/06/21/ask/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>5</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Küçük İşler&#8217;de düğün var!&#8230;</title>
		<link>http://www.kucukisler.com/2010/06/11/kucuk-islerde-dugun-var/</link>
		<comments>http://www.kucukisler.com/2010/06/11/kucuk-islerde-dugun-var/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 11 Jun 2010 10:16:53 +0000</pubDate>
		<dc:creator>zelin artuğ</dc:creator>
				<category><![CDATA[ebrulî]]></category>
		<category><![CDATA[fıstıkî]]></category>
		<category><![CDATA[gümüşî]]></category>
		<category><![CDATA[kızıl]]></category>
		<category><![CDATA[şarabî]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kucukisler.com/?p=8321</guid>
		<description><![CDATA[

 

 
 



 
 
 

 

 
 

 
 
 
 
 

 
 
 
  
 

  
 

 
 
 
 
 
 

  

  
 
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img style="width: 0px; height: 0px; visibility: hidden;" src="http://counters.gigya.com/wildfire/IMP/CXNID=2000002.0NXC/bT*xJmx*PTEyNzYyNDM2MzEyODEmcHQ9MTI3NjI*MzYzNzc4MSZwPTExOTMxJmQ9c3RhbmRhcmQmZz*xJm89NWQ4OWNlZDk1NWIx/NDVkM2EwYWU*NzcyOWQ5MTY2YjE=.gif" border="0" alt="" width="0" height="0" /></p>
<p><a href="http://www.kucukisler.com/wp-content/uploads/Untitled-1.jpg"><img class="alignright size-thumbnail wp-image-8331" title="Untitled-1" src="http://www.kucukisler.com/wp-content/uploads/Untitled-1-150x124.jpg" alt="Untitled-1" width="175" height="149" /></a><a href="http://www.kucukisler.com/wp-content/uploads/Untitled-1.jpg"></a></p>
<p><object classid="clsid:d27cdb6e-ae6d-11cf-96b8-444553540000" width="240" height="194" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0"><param name="name" value="imagechef" /><param name="flashvars" value="myVar1=http://cdn-img1.imagechef.com/w/100611/samp31bb20b4780dcaad.jpg" /><param name="src" value="http://i.imagechef.com/ic/images/newspaper3.swf" /><param name="wmode" value="transparent" /><param name="quality" value="high" /><embed type="application/x-shockwave-flash" width="240" height="194" src="http://i.imagechef.com/ic/images/newspaper3.swf" quality="high" flashvars="myVar1=http://cdn-img1.imagechef.com/w/100611/samp31bb20b4780dcaad.jpg" wmode="transparent" name="imagechef"> </embed></object></p>
<p><a href="http://www.imagechef.com/" target="_blank"><img src="http://cdn-i.imagechef.com/ic/images/video-box-c.gif" border="0" alt="personalized greetings" width="240" height="25" /></a></p>
<p> </p>
<p> </p>
<p><span id="more-8321"></span></p>
<p><object classid="clsid:d27cdb6e-ae6d-11cf-96b8-444553540000" width="450" height="405" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0"><param name="WMode" value="Transparent" /><param name="allowFullscreen" value="true" /><param name="scale" value="exactfit" /><param name="allowScriptAccess" value="always" /><param name="src" value="http://www.timsah.com/getswf/v2/NTdMPrYGFbs" /><param name="name" value="player" /><param name="wmode" value="transparent" /><param name="allowfullscreen" value="true" /><embed type="application/x-shockwave-flash" width="450" height="405" src="http://www.timsah.com/getswf/v2/NTdMPrYGFbs" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true" wmode="transparent" scale="exactfit" name="player"></embed></object><a href="http://www.kucukisler.com/wp-content/uploads/dsc_3182.jpg"></a></p>
<p><a href="http://www.kucukisler.com/wp-content/uploads/dsc_1357.jpg"></a></p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p><a href="http://www.kucukisler.com/wp-content/uploads/dsc_3182.jpg"><img class="size-medium wp-image-8324 alignright" title="dsc_3182" src="http://www.kucukisler.com/wp-content/uploads/dsc_3182-200x168.jpg" alt="dsc_3182" width="200" height="168" /></a><a href="http://www.kucukisler.com/wp-content/uploads/dsc_3182.jpg"></a></p>
<p> </p>
<p><a href="http://www.kucukisler.com/wp-content/uploads/dsc_1357.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-8326" title="dsc_1357" src="http://www.kucukisler.com/wp-content/uploads/dsc_1357-152x200.jpg" alt="dsc_1357" width="152" height="200" /></a></p>
<p> </p>
<p> <object id="divplaylist" classid="clsid:d27cdb6e-ae6d-11cf-96b8-444553540000" width="335" height="28" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0"><param name="src" value="http://www.divshare.com/flash/playlist?myId=11671289-43a" /><param name="name" value="divplaylist" /><embed id="divplaylist" type="application/x-shockwave-flash" width="335" height="28" src="http://www.divshare.com/flash/playlist?myId=11671289-43a" name="divplaylist"></embed></object></p>
<p><a href="http://www.kucukisler.com/wp-content/uploads/dsc_3182.jpg"></a></p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p><a href="http://www.kucukisler.com/wp-content/uploads/Untitled-11.jpg"><img class="alignright size-thumbnail wp-image-8333" title="Untitled-1" src="http://www.kucukisler.com/wp-content/uploads/Untitled-11-150x124.jpg" alt="Untitled-1" width="135" height="112" /></a><img class="aligncenter" src="http://cdn-img1.imagechef.com/w/100611/sampa4bfcd63ef68b4f8.jpg" alt="Beach custom comment codes for MySpace, Hi5, Friendster and more - ImageChef.com" /></p>
<p> </p>
<p><img style="width: 0px; height: 0px; visibility: hidden;" src="http://counters.gigya.com/wildfire/IMP/CXNID=2000002.0NXC/bT*xJmx*PTEyNzYyNDUyMzM1MzEmcHQ9MTI3NjI*NTI*NDQwNiZwPTExOTMxJmQ9c3RhbmRhcmQmZz*xJm89NWQ4OWNlZDk1NWIx/NDVkM2EwYWU*NzcyOWQ5MTY2YjE=.gif" border="0" alt="" width="0" height="0" /><img style="width: 0px; height: 0px; visibility: hidden;" src="http://counters.gigya.com/wildfire/IMP/CXNID=2000002.0NXC/bT*xJmx*PTEyNzYyNDU1NTI4NDMmcHQ9MTI3NjI*NTU2NTUwMCZwPTExOTMxJmQ9c3RhbmRhcmQmZz*xJm89NWQ4OWNlZDk1NWIx/NDVkM2EwYWU*NzcyOWQ5MTY2YjE=.gif" border="0" alt="" width="0" height="0" /><a href="http://www.imagechef.com/" target="_blank"> </a></p>
<p> </p>
<p><img style="width: 0px; height: 0px; visibility: hidden;" src="http://counters.gigya.com/wildfire/IMP/CXNID=2000002.0NXC/bT*xJmx*PTEyNzYyNDU4OTk*NjgmcHQ9MTI3NjI*NTkwNDk2OCZwPTExOTMxJmQ9c3RhbmRhcmQmZz*xJm89NWQ4OWNlZDk1NWIx/NDVkM2EwYWU*NzcyOWQ5MTY2YjE=.gif" border="0" alt="" width="0" height="0" /><a href="http://www.imagechef.com/" target="_blank"> <img src="http://cdn-users1.imagechef.com/ic/stored/2/100611/samp0e949373a834327b.jpg" alt="ImageChef.com - Custom comment codes for MySpace, Hi5, Friendster and more" /> </a></p>
<p> </p>
<p><a href="http://www.kucukisler.com/wp-content/uploads/dsc_3182.jpg"></a></p>
<p><img style="width: 0px; height: 0px; visibility: hidden;" src="http://counters.gigya.com/wildfire/IMP/CXNID=2000002.0NXC/bT*xJmx*PTEyNzYyNDY*OTM3ODEmcHQ9MTI3NjI*NjQ5OTEwOSZwPTExOTMxJmQ9c3RhbmRhcmQmZz*xJm89NWQ4OWNlZDk1NWIx/NDVkM2EwYWU*NzcyOWQ5MTY2YjE=.gif" border="0" alt="" width="0" height="0" /><a href="http://www.imagechef.com/" target="_blank">  </a><object id="divplaylist" classid="clsid:d27cdb6e-ae6d-11cf-96b8-444553540000" width="335" height="28" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0"><param name="src" value="http://www.divshare.com/flash/playlist?myId=11671433-32a" /><param name="name" value="divplaylist" /><embed id="divplaylist" type="application/x-shockwave-flash" width="335" height="28" src="http://www.divshare.com/flash/playlist?myId=11671433-32a" name="divplaylist"></embed></object></p>
<p> </p>
<p><a href="http://www.kucukisler.com/wp-content/uploads/Untitled-12.jpg"><img class="alignright size-thumbnail wp-image-8334" title="Untitled-1" src="http://www.kucukisler.com/wp-content/uploads/Untitled-12-150x124.jpg" alt="Untitled-1" width="120" height="99" /></a></p>
<p><img style="width: 0px; height: 0px; visibility: hidden;" src="http://counters.gigya.com/wildfire/IMP/CXNID=2000002.0NXC/bT*xJmx*PTEyNzYyNDY2MjgzMTImcHQ9MTI3NjI*NjYzNDAwMCZwPTExOTMxJmQ9c3RhbmRhcmQmZz*xJm89NWQ4OWNlZDk1NWIx/NDVkM2EwYWU*NzcyOWQ5MTY2YjE=.gif" border="0" alt="" width="0" height="0" /><a href="http://www.imagechef.com/" target="_blank"> <img src="http://cdn-users1.imagechef.com/ic/stored/2/100611/samp3ea2f898b7a2307b.jpg" alt="ImageChef.com - Custom comment codes for MySpace, Hi5, Friendster and more" /></a></p>
<p> </p>
<p> <a href="http://www.kucukisler.com/wp-content/uploads/Untitled-13.jpg"><img class="alignright size-thumbnail wp-image-8335" title="Untitled-1" src="http://www.kucukisler.com/wp-content/uploads/Untitled-13-150x124.jpg" alt="Untitled-1" width="90" height="74" /></a></p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://www.kucukisler.com/wp-content/uploads/champagne.jpg"><img class="size-full wp-image-8345 aligncenter" title="champagne" src="http://www.kucukisler.com/wp-content/uploads/champagne.jpg" alt="champagne" width="526" height="436" /></a></p>
<p><img style="width: 0px; height: 0px; visibility: hidden;" src="http://counters.gigya.com/wildfire/IMP/CXNID=2000002.0NXC/bT*xJmx*PTEyNzYyNDcxODAxNTYmcHQ9MTI3NjI*NzE4Mjc2NSZwPTExOTMxJmQ9c3RhbmRhcmQmZz*xJm89NWQ4OWNlZDk1NWIx/NDVkM2EwYWU*NzcyOWQ5MTY2YjE=.gif" border="0" alt="" width="0" height="0" /><a href="http://www.imagechef.com/" target="_blank"> <img src="http://cdn-users1.imagechef.com/ic/stored/2/100611/samp901b00d2d3530224.jpg" alt="ImageChef.com - Custom comment codes for MySpace, Hi5, Friendster and more" /> </a></p>
<p><a href="http://www.kucukisler.com/wp-content/uploads/dsc_3182.jpg"></a></p>
<p><img style="width: 0px; height: 0px; visibility: hidden;" src="http://counters.gigya.com/wildfire/IMP/CXNID=2000002.0NXC/bT*xJmx*PTEyNzYyNDcxODAxNTYmcHQ9MTI3NjI*NzE4Mjc2NSZwPTExOTMxJmQ9c3RhbmRhcmQmZz*xJm89NWQ4OWNlZDk1NWIx/NDVkM2EwYWU*NzcyOWQ5MTY2YjE=.gif" border="0" alt="" width="0" height="0" /><a href="http://www.imagechef.com/" target="_blank">  </a><a href="http://www.kucukisler.com/wp-content/uploads/Untitled-14.jpg"><img class="alignright size-thumbnail wp-image-8336" title="Untitled-1" src="http://www.kucukisler.com/wp-content/uploads/Untitled-14-150x124.jpg" alt="Untitled-1" width="72" height="59" /></a></p>
<p> <object id="divplaylist" classid="clsid:d27cdb6e-ae6d-11cf-96b8-444553540000" width="335" height="28" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0"><param name="src" value="http://www.divshare.com/flash/playlist?myId=11671525-200" /><param name="name" value="divplaylist" /><embed id="divplaylist" type="application/x-shockwave-flash" width="335" height="28" src="http://www.divshare.com/flash/playlist?myId=11671525-200" name="divplaylist"></embed></object></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kucukisler.com/2010/06/11/kucuk-islerde-dugun-var/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>9</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Masal bu&#8230;</title>
		<link>http://www.kucukisler.com/2010/06/03/masal-bu/</link>
		<comments>http://www.kucukisler.com/2010/06/03/masal-bu/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 03 Jun 2010 07:38:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>zelin artuğ</dc:creator>
				<category><![CDATA[ebrulî]]></category>
		<category><![CDATA[fıstıkî]]></category>
		<category><![CDATA[gümüşî]]></category>
		<category><![CDATA[şarabî]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kucukisler.com/?p=8283</guid>
		<description><![CDATA[
Ev deyince gülümsüyorum. Ev dediğin bol ışıklı olmalı. Ahşap seviyorum ben. Bir de çatı katı. Deniz gören. Hele bir de mevsimlerden baharsa değme keyfime&#8230;
Merdiven altını ve hemen yanındaki duvarı kitaplık yaptığımız iyi oldu. Bir CD seçiyorum. En sevdiklerimden. Ilık bir esinti yayılıyor verandanın açık kapısından, müziğin sesi de eklenince&#8230;
“Su olsam, ateş olsam/ Göklerdeki güneş olsam&#8230;
Konuşmasam, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><a href="http://www.kucukisler.com/wp-content/uploads/Outlook.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-8284" title="Outlook" src="http://www.kucukisler.com/wp-content/uploads/Outlook.jpg" alt="Outlook" width="306" height="367" /></a></p>
<p style="text-align: left;">Ev deyince gülümsüyorum. Ev dediğin bol ışıklı olmalı. Ahşap seviyorum ben. Bir de çatı katı. Deniz gören. Hele bir de mevsimlerden baharsa değme keyfime&#8230;</p>
<p>Merdiven altını ve hemen yanındaki duvarı kitaplık yaptığımız iyi oldu. Bir CD seçiyorum. En sevdiklerimden. Ilık bir esinti yayılıyor verandanın açık kapısından, müziğin sesi de eklenince&#8230;</p>
<p>“Su olsam, ateş olsam/ Göklerdeki güneş olsam&#8230;<br />
Konuşmasam, taş olsam / Yine de oynar mısın benimle?” Ortaçgil&#8230; Ne güzel insansın&#8230;</p>
<p> </p>
<p><span id="more-8283"></span></p>
<p>Kırmızı rugan pabuçlarının içindeki minik ayaklarıyla koşarak yanıma geliyor;</p>
<p>- Ne yapıyoyşun buyda?<br />
- Hiç&#8230; Seni bekliyordum tatlım.<br />
- Hadi beni yukayıya çıkayt.</p>
<p>Önünde yarım bir reveransla eğilip;</p>
<p>- Elbette küçük hanım. Önden buyurunuz lütfen.<br />
- Şimdi buyası bizim mi?<br />
- Evet&#8230; Bizim.</p>
<p>Tek tek çıkıyor ahşap basamakları. Hep önce sağ adımını atarak. Tırabzana tutunuyor sol elinle. Minik, yumuk elleri, gamzeli tombul dirseklerine bakıp alt dudağımı ısırıyorum bu şahane sevimlilik karşısında. Bukleli kumral saçları neredeyse beline gelecek.</p>
<p>- Peki benim odam yukayda mı?<br />
- Evet tatlım yukarıda.<br />
- Ben hey gün nasıl çıkıcam bu meydivenleyi?<br />
- Sen iste, ben seni indirir, çıkarırım.<br />
- Olmaj! Ben kendim çıkmak istiyoyum ki.</p>
<p>O böyle biraz asabi söylenerek çıkarken, üst katın tavanı ahşap çatı katının holüne varıyoruz. Balkon kapısının tülleri uçuyor içeri doğru. Balkonda rengârenk balonları, her renk tül kurdeleleri görünce&#8230; Bir çığlık atıyor, minik ellerini çırparak;</p>
<p>- Hiiih!! İnanmıyoyum! Bunlay da neyden çıktı kiii Peyi?</p>
<p><a href="http://www.kucukisler.com/wp-content/uploads/5.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-8289" title="5" src="http://www.kucukisler.com/wp-content/uploads/5-200x195.jpg" alt="5" width="200" height="195" /></a>Adı Masal. Bana Peri der. Boncuk gibi iri iri cam mavi gözleri var. Minicik kiraz dudakları, pembe yanakları. Üç yaşında henüz. Dünyayı keşfediyor. Yeryüzünün renklerine her seferinde mucizevi ışıltılarla bakıyor. En çok kırmızı seviyor. Meyvelerden çilek. Masallardan “Polyanna.”  Yemek seçmiyor, insan ayırmıyor. Her yaşta insanla sohbet edebiliyor. Konu sıkıntısı çekmiyor. Onun, her zaman anlatacak bir şeyleri var.</p>
<p>Kırmızı fırfırlı elbisesinin eteklerini yanlardan tutarak dans edip şarkı söylüyor. Holün kanepesine ilişip ona gülümsediğimi fark edince koşarak yanıma geliyor. Ellerinin yardımıyla kanepeye, yanıma konuşlanıp başlıyor ayaklarını sallamaya;</p>
<p>- Bi şey mi vay bugün Peyi? Payti mi yapıyoyuz? Kimley geliyoy? Ablamın aykadaşı Keyem&#8217;de gelecek mi? O bana bayılıy ama bi sıy veyeyim sana&#8230; Ben onu seviyoyum ki&#8230; Madem payti vay ben neden bilmiyoyum peki?<br />
- Dur tatlım, sakin ol&#8230; Tüm sorularına cevap verebilmem için tek tek sormalısın, unuttun mu?<br />
- Haklışın tatlım, özüy dileyim. Ama&#8230; ama&#8230; çok heyecanlandım, ne yapabiliyim?</p>
<p>Bazen, onun bu kadar fazla bilmesi beni ürkütüyor. Bu yaşta bir çocuk için soruları, yanıtları, sorma biçimi, tepkileri şaşırtıcı! Fakat baktığımda, kendi neslimle, büyük kızımın nesliyle bile kıyaslayamayacağım bir farkındalığa sahip olduğunu görüyorum. Bazı çocuklar seçilmiş olarak dünyaya gözlerini açıyor, bu yadsınamaz. Masal&#8217;da bu çocuklardan biri ve ben her gün ondan yeni bir şeyler öğreniyorum.</p>
<p>Sorularını yanıtlıyorum. Yeni evimize taşınmamızın şerefine, dostlarımızla bir araya gelmek istediğimizi anlatıyorum.</p>
<p>- Sen bu evi çok sevdin.<br />
- Evet Masalcığım. Çünkü biz bu evi hak edebilmek için çok çalıştık.<br />
- Sen sevdiysen benim de seveyim. Yalnız şu meydiven işi biyaz canımı sıkacak gibi.<br />
- Merak etme, ben sana yardımcı olacağım. Hem benim odamda senin odanın hemen yanında biliyorsun.<br />
- Yıldızlaya ve denize bakacağız hey gece&#8230; Ne güzel. Hah haaa!</p>
<p>Bir çocuğun kahkahasını duyabilmek için neler feda edebileceğimi düşünüyorum.  Küçücük şeylerden böylesi büyük <a href="http://www.kucukisler.com/wp-content/uploads/m-aujourd_hui_0421.jpg"><img class="alignright size-medium wp-image-8288" title="m-aujourd_hui_0421" src="http://www.kucukisler.com/wp-content/uploads/m-aujourd_hui_0421-200x150.jpg" alt="m-aujourd_hui_0421" width="200" height="150" /></a>mutluluklar yaratan kaç yetişkin var? Olanların adını da “deli”ye çıkartmıyor mu, diğerleri? Onun gözünden bakabilmek için tüm algılarımı sonuna dek açıyorum ve aynı coşkuyu içimde duyumsamaya çalışıyorum.</p>
<p>- Babam neyde?</p>
<p>Daldığım düşüncelerimden sıyrılmam birkaç saniye alıyor. Anlamsız bakıyorum yüzüne:</p>
<p>- Efendim? Anlamadım?<br />
- Buyda ikimiz olduğuna ve duvaya konuşmadığıma göye, sana söylüyoyum Peyi, benim babam neyde?</p>
<p>İrkiliyorum. İncecik bir sızıyı, kalbimin düzensiz atışları takip ediyor. Bir anda buz gibi oluyorum. Oysa, bir gün bana bu soruyu soracağını ve zamansız ve böyle sapmasız soracağını biliyordum. Cevap vermemi beklemeden atılıyor;</p>
<p>- Bana doğyu söylemelişin Peyi. Yalan kötü bi şey. Heeyy jamaan, heeyy yeydee düyüst olmalıyız. Kelebekleye soydum geçen gün bahçede, “Peyi&#8217;ye soymalışın” dediley. Evet? Şeni dinliyoyum?<br />
- Masal&#8230; Bunu sana şu an izah etmem gerçekten çok güç. Şimdi ben sana bunu açıklamaya çalışacağım, sonra sen başka bir soru daha soracaksın.<br />
- Çok basit Peyicim şekey payem, tek soyu; baa-baam neee-yeee-dee?<br />
- Bilmiyorum.</p>
<p>Kaşlarını kaldırıp gür kirpiklerinin altındaki gözlerini daha da kocaman açıp, minik ağzını büzerek beklemediği bu cevap karşısında afallıyor.</p>
<p>- Ne demek bilmiyoyum?</p>
<p>Birazdan patlayacak&#8230; Bu ifadeyi çok iyi tanıyorum. Yüzümü buruşturup oturduğum kanepeden başımı suçlu gibi öne eğmiş yan gözle ona bakıyorum. Yanakları al al oluyor, bir eliyle omzuna gelen bukleyi hışımla arkasına itiyor. Masal bu&#8230; Büyüdüğünde ne cevval olacağı şimdiden belli. Tezimi kendime doğrularcasına yutkunuyorum, çünkü nefes almadan beni azarlamaya başlıyor;</p>
<p>- Peyi! Şen benim annem olduğuna göyee, benim biy de babam olmalı! Ablamın bi babası vay! Başka bi yeyde ama ablam onla telefonla konuşuyoy! Biy keye de ben konuşmak istemiştim, bana kıjdı! “Duy Masalcım, o şenin baban değil” dedi! O jaman benim babam neyde?<br />
- Senin baban&#8230; Çok uzakta bir tanem&#8230;<br />
- Ne kaday mesela? Yıldızlay kaday vay mı?<br />
- Hayır&#8230; O kadar değil ama yine de çok uzakta&#8230;<br />
- Neyde?<br />
- Bilmiyorum!</p>
<p><a href="http://www.kucukisler.com/wp-content/uploads/m-aujourd_hui_0351.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-8286" title="m-aujourd_hui_0351" src="http://www.kucukisler.com/wp-content/uploads/m-aujourd_hui_0351-200x150.jpg" alt="m-aujourd_hui_0351" width="200" height="150" /></a>Meltem nerede kaldı? Masal&#8217;ın hakkından gelebilen, onun aklını başka şeylerle oyalayan tek insan Meltem. Meltem benim manevi kızım. Biz, dört kız, hepimiz aynı evde yaşıyoruz. Bir süre sonra, sırayla Meltem, Bahar ve Masal bu evden ayrılacaklar. Kendi düzenlerini kurmaları gerekecek. Masal benim son umudum. Hayatla aramızdaki yıpratıcı savaşta galip gelmemi sağlayan son kalem.</p>
<p>- Ben onu tanımak iştiyoyum anne!</p>
<p>Bana nadiren anne der. Çok istediği bir şey olduğunda, yanımda uyumak istediğinde, çok mutluysa&#8230;</p>
<p>- Bebeğim, bazı gerçekleri net olarak sana söyleyebilmem için zamana ihtiyacın var&#8230;<br />
- O dediğin ne ki? Yeniyoy mu?<br />
- Hayır, hayır&#8230; Büyümen gerekiyor.<br />
- Büyüdüm ki ben! Bak, elleyimi uzatınca kocaamaan oluyoyum ki hemen! Hadi anlat.</p>
<p>Bir de bu kadar sabırsız ve inatçı olmasa&#8230; Bir de bir şeyi sonuna kadar götürmese&#8230; Hani orada bıraksa&#8230; Yok&#8230; Olur mu? İkna olana dek böyle diretecek.</p>
<p>- Bak ne diyeceğim, Meltem gelecek birazdan. O geldiğinde çilekli dondurma yemek ister misin?<br />
- Tamam yeyiz ama önce soyuma yanıt veyiy misin yica etsem?</p>
<p>Aşağıdan rüzgâr çanının sesi duyuluyor. Meltem kapıyı açmadan önce ona elinin ucuyla sertçe vurur. Derin bir nefes alıyorum.</p>
<p>- Aa! Haydi aşağı inelim, bakalım Meltem bize neler getirmiş?<br />
- Sen git bak, ben seni buyda bekliyoyum.</p>
<p>Minik asilzademiz, bacak bacak üzerine atmış, üstteki bacağını sallayarak burnunu yukarı kaldırıp dudaklarını büzmüş, kollarını da göbeğinin üzerinde düğümlemiş ifadesiz karşı duvara bakıyor.</p>
<p>Hızla merdivenleri iniyorum. Panik bir ifadeyle kapıda eli kolu dolu Meltem&#8217;e bakıyorum. Elindekileri girişte bir kenara bırakıyor. Sessizce koluma giriyor.</p>
<p>- Canım, iyi misin ablacığım?<br />
- Ben&#8230; İyiyim&#8230; Sen nerede kaldın?<br />
- Alış veriş uzun sürdü. Masal&#8217;ı almışsın yine kucağına? Hayırdır?</p>
<p>Merdivenin başına çöküyorum. Elimden sarkan kırmızı elbiseli, mavi gözlü, uzun bukleli saçlı porselen oyuncak bebeği dizlerime koyuyorum. Gözlerimden süzülen yaşlar elbisesine damlıyor.</p>
<p>- Yaşasaydı&#8230; Bugün onun doğum günü olacaktı&#8230;<br />
- Tamam canım, ne olur ağlama&#8230; Bak birazdan Bahar gelecek, seni böyle görmesini istemezsin değil mi?</p>
<p>Elimle yüzümdeki yaşları siliyorum. Gülümsüyorum;</p>
<p>- Haklısın tatlım&#8230; Hazırlıklara başlasak iyi olur. Kızlara haber verdik&#8230; Bahar&#8217;ın arkadaşları gelecek&#8230; Bu gece Masal&#8217;ın şerefine her şey çok güzel, kusursuz olmalı&#8230; Fakat bunu bir tek ikimiz bilmeliyiz&#8230;<br />
- Elbette&#8230; Az şey mi yaşadık seninle? Canım Ablacığım, sakın üzülme&#8230; Hayatımızın geri kalanı hep mutlulukla dolu olacak, öyle söz verdik biz birbirimize.</p>
<p>Sarmaş dolaş mutfağın yolunu tutuyoruz&#8230; Ortaçgil devam ediyor fonda;</p>
<p>“Uzadıkça uzamakta dört kişilik düşüm<br />
İçimdeki sancım büyüdükçe büyümekte&#8230;”<br />
<em><strong> </strong></em></p>
<p><em><strong>&#8230;</strong></em></p>
<p><em><strong>Mayıs/2010</strong></em><br />
<em><strong>elif eser</strong></em></p>
<p><strong><em> </em></strong></p>
<p> </p>
<p>SertapErener &#8211; Yara<br />
<object id="divplaylist" classid="clsid:d27cdb6e-ae6d-11cf-96b8-444553540000" width="335" height="28" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0"><param name="src" value="http://www.divshare.com/flash/playlist?myId=11577143-411" /><param name="name" value="divplaylist" /><embed id="divplaylist" type="application/x-shockwave-flash" width="335" height="28" src="http://www.divshare.com/flash/playlist?myId=11577143-411" name="divplaylist"></embed></object></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kucukisler.com/2010/06/03/masal-bu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>10</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Butonlar</title>
		<link>http://www.kucukisler.com/2010/05/25/butonlar/</link>
		<comments>http://www.kucukisler.com/2010/05/25/butonlar/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 25 May 2010 15:11:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator>zelin artuğ</dc:creator>
				<category><![CDATA[ebrulî]]></category>
		<category><![CDATA[fıstıkî]]></category>
		<category><![CDATA[gümüşî]]></category>
		<category><![CDATA[limonî]]></category>
		<category><![CDATA[şarabî]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kucukisler.com/?p=8104</guid>
		<description><![CDATA[Son sürat hızla koşuyorum. Nereye? İşin aslı nereye olduğu belli değil. Biri beni önce bir güzel icat etmiş, sonra programı yüklemiş ve “başlat” butonuna basmış. Pek bir güzel çalışıyorum. Ortaçgil&#8217;in “mekanikleştirme beni” demesine benziyorum. Evet! Mekanik-im ben.
Bunu ne zaman fark ediyorum peki?
 
Şöyle oluyor:
Evde dekorasyon değişikliği yapılıyor. Eşyalar oradan oraya çekilmiş, okunmuş, okunmaya hazır kitaplar ayrılmış. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.kucukisler.com/wp-content/uploads/elif.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-8119" title="elif" src="http://www.kucukisler.com/wp-content/uploads/elif.jpg" alt="elif" width="190" height="145" /></a>Son sürat hızla koşuyorum. Nereye? İşin aslı nereye olduğu belli değil. Biri beni önce bir güzel icat etmiş, sonra programı yüklemiş ve “başlat” butonuna basmış. Pek bir güzel çalışıyorum. Ortaçgil&#8217;in “mekanikleştirme beni” demesine benziyorum. Evet! Mekanik-im ben.</p>
<p>Bunu ne zaman fark ediyorum peki?</p>
<p> </p>
<p><span id="more-8104"></span>Şöyle oluyor:</p>
<p><a href="http://www.kucukisler.com/wp-content/uploads/parachute2.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-8118" title="71080625" src="http://www.kucukisler.com/wp-content/uploads/parachute2.jpg" alt="71080625" width="149" height="149" /></a>Evde dekorasyon değişikliği yapılıyor. Eşyalar oradan oraya çekilmiş, okunmuş, okunmaya hazır kitaplar ayrılmış. Objeler ve başka bir sürü şey bir yere istiflenmiş, atılacaklar, verilecekler, geri dönüşüm için kullanılacaklar poşetlenmiş. Her yer, her yerde.</p>
<p>İşi gücü bırakıyorum. Telefona sarılıyorum. Uzunca bir süre konuşuyoruz. O benim çocukluk miraslarımdan biri. Haylaz, yaramaz çocukluğumun, ele avuca gelmez ilk gençliğimin, yaşamımın en önemli anlarının yakın şahidi. Anne dostum; Sebuş&#8217;um. Sesi kısılmış.</p>
<p>“Bak ağlama, ben çok üzülüyorum. İyi olacaksın, yeter ki sen iste.” diyorum.<br />
“Kemiklerim acıyor artık, yemek yiyemiyorum.” deyince, tutamıyorum artık kendimi, o hissetmesin istiyorum bir yandan.<br />
“Ama sen böyle ağlarsan ben bir daha arayamam ki seni. Ben üzüyorum diye düşünürüm.”<br />
“Tamam, ağlamayacağım, tamam söz.”<br />
“Hem bak saçların bu sefer dökülmedi, sevinmelisin. Sen iyi olacaksın ve yeniden hep birlikte yazlıkta vur patlasın çal oynasın eğleneceğiz.” Gülmek sırıtmak arası bir mimik yerleşiyor suratıma. Kimi kandırıyorum bu sözlerle? Kendimi mi, onu mu?</p>
<p>O beni çok seviyor, ben de onu. İçim ılık ılık acıyor sanki. Hani kalbimin olduğu yer&#8230; Yanıyor orada bir şey. Kapatıyorum telefonu.</p>
<p>Burnumu çeke çeke işlere dönüyorum. Unutmuyorum, hastalığı ilerlediğinden beri Sebuş aklımın bir köşesinde çengelli iğne gibi asılı duruyor. Acıtıyor. Unutmuyorum fakat bu evin bir an önce hale yola girmesi gerekiyor. Daha yapılacak başka bir sürü iş&#8230;</p>
<p>Yorgunluktan ağrımayan eklemim kalmamış. Akşam yemeği hazırlanıyor. Televizyonu açıyorum. Haber saati. &#8216;Ne<a href="http://www.kucukisler.com/wp-content/uploads/parachute-25279.jpg"></a> oldu Zonguldak Madencileri?&#8217; Merak ediyorum, hep birlikte ediyoruz.</p>
<p>“Ve&#8230; Zonguldak Maden&#8217;deki 30 işçinin 28&#8242;inin cansız bedenine ulaşıldı..” İçimde yine de bir umut vardı&#8230; Mum ışığı kadar da olsa. Söndü şimdi. Kaç ocak birden söndü&#8230; İştah mı kaldı?</p>
<p>“&#8230; Kırsalında bugün bir şehit daha verdik&#8230;” Kan ağlayan anneler. Kıpkırmızı ay yıldızlı bir bayrağa sarılmış&#8230; Elimdeki çatalı usulca bırakıyorum “ben doydum afiyet olsun.”</p>
<p>Biliyorum, boğazımda düğümlenen ve yediğim yudumun dizilmesine neden olan o şey bir saat sonra geçecek. Unutmayacağım ama karnımın acıkmasına da engel olamayacağım. Yaşamam için yemem gerekiyor. Herkes kalktıysa masadan bulaşıkları makineye yerleştireceğim&#8230;</p>
<p>Ertesi gün iş yerinde neredeyse tüm dünyayı unutmamı sağlayan programım devreye giriyor. Telefonlar, yanıtlanması gereken elektronik postalar, son organizasyonla ilgili görüşülmesi gereken firmalar&#8230; Biri bana sesleniyorsa hemen yerimden fırlıyorum “geliyorum!” Raporlar veriliyor, talimatlar alınıyor, öğlen olmuş, “yemek yiyecek misiniz?” sorusuna “şimdi hiç vaktim yok, belki sonra, rica etsem bana bisküvi türü bir şey alabilir misin?” Her yerden adım yankılanıyor, on kol, beş kafa, beş ağız, on kulak oluyorum.</p>
<p>“Tamam yaparız.”<br />
“Birazdan bakıyorum.”<br />
“Hallederiz merak etmeyin.”<br />
“Sana bir haberim var; iyi mi kötü mü sen karar vereceksin.”<br />
“Söyle dinliyorum.”<br />
“Bir fincan çay alabilir miyim lütfen?”<br />
“Alooo! Fuat Bey, şimdi biz konuştuk arkadaşlarla, ne zaman müsaitseniz o zaman ziyaretinize gelmek istiyorum. Karşılıklı konuşmak en güzeli.”</p>
<p>Mesai saati bitiyor. İşler bitmiyor.</p>
<p>“Herkese iyi tatiller&#8230;”</p>
<p>Sürünerek apartman merdivenleri tırmanıyorum. Biraz dinlenmek istiyorum. Şöyle gözlerimi kapatıp biraz uzansam&#8230;</p>
<p><a href="http://www.kucukisler.com/wp-content/uploads/2556279789_97a9b7838e.jpg"></a><a href="http://www.kucukisler.com/wp-content/uploads/c-lia.jpg"></a><a href="http://www.kucukisler.com/wp-content/uploads/12.gif"><img class="alignright size-full wp-image-8127" title="12" src="http://www.kucukisler.com/wp-content/uploads/12.gif" alt="12" width="80" height="129" /></a>Kapıyı açmamla kızım tüm enerjisiyle üzerime üzerime geliyor:</p>
<p>“Hoş geldiinn!”</p>
<p>Ve talimatlarla bildirimlere başlıyor:</p>
<p>“Karnım çok acıktı.”<br />
“Tarih ödevini İnternet&#8217;ten birlikte araştırabilir miyiz?”<br />
“Yarın İngilizce Dersane&#8217;nin toplantısına gitmen gerekiyor. Ben de oralarda olacağım.”<br />
“Toplantıdan sonra alış verişe, sonra da yemeğe gider miyiz?”<br />
Bir anda sesi düşüyor;<br />
“Ha bir de unutuyordum&#8230; Sebuş&#8217;u hastaneye yatırmışlar.”</p>
<p>Son cümleye kadar “tamam, bakarız, olur” diyen mekanik sesim kesiliyor. Hemen telefona sarılıyorum. Sebuş her şeyden önemli. “Geleyim ister misin? Kim kalıyor yanında? Bu gece ben de kalmak istiyorum.” Gerek yok, diyorlar. Ameliyat olursa, ameliyattan sonra bana daha çok ihtiyaçları olacağını söylüyorlar, sen de çalışıyorsun, diyorlar. Çaresiz, “Peki” diyorum.</p>
<p>Toplantıya gidiliyor. Oradan hastaneye. Kızım ve annem de geliyor benimle. İyi görünüyor Sebuş&#8217;um. Lütfen iyi ol Sebuş&#8230; Lütfen. “Aa, hiç olmamış tatlım, hani senin ojelerin nerede? Sedefli pembe seversin sen, yarın getireyim sürelim ister misin?” diyorum, hali yok gülmeye biliyorum ama gülüyor. “Dur deli kız, ojelik halim mi kaldı?” Her yerinde hortumlar var o gülüyor ya, ben de sanki gözlerim gülmekten yaşarmış gibi yapıyorum. Daha yaşlı değil ki o&#8230; Annemden küçük. Daha çok şey için erken.</p>
<p>Hastane çıkışı alış veriş için sözüm var. Ben sevmiyorum ama o seviyor, mağaza geziyoruz. Çıkışta bir bakıyorum sağanak başlamış.</p>
<p>“Hemen bir taksiye binelim, ıslanacağız.” diyorum aceleyle.<br />
“Hadi ıslanalım.” diyor.</p>
<p>Elimizde poşetler, çantalar ıslanıyoruz.</p>
<p>Saçından sular damladıkça gülüyor. “Çok mu komik görünüyorum?” Park halindeki araç camlarından dönüp dönüp kendine bakmaya çalışıyor “Ay şu halime bakar mısın?” Yine gülüyor. Gülemeyecek kadar yorgun ve üzgün olduğumu fark ediyorum. Dudağım yana doğru bükülüyor. Aldırmıyor bana. Küçük bir çığlık atınca, yan yan şaşkın bir bakış atıyorum ben de. “Şey, burnuma bir damla düştü de, gıdıklandım.” Kıkırdıyor. Eh artık ben de gülüyorum. O mutlu ya, ben de mutlu olmalıyım&#8230;</p>
<p>Arkadaşım arıyor:</p>
<p>“Yarın Simay&#8217;ın düğün törenini unutma.”</p>
<p>Nasıl da aklımdan çıktı?</p>
<p><a href="http://www.kucukisler.com/wp-content/uploads/fallschirm009_1400x1050.jpg"></a>Pazar günü; ev işleri, okul arkadaşlarıyla önceden planlanan görüşme, hastane, düğün olarak paydalara bölünüyor. Sebuş&#8217;a aldıklarımı götürüyorum. Çok seviniyor. Oradan çıkışta hazırlanmak için ev, törene gitmemiz gerekiyor.</p>
<p>Gecenin bir yarısı yorgun eve döndüğümde, yüzümdeki makyajı ağır devinimlerle silmeye çalışırken, nedenini bilmediğim bir sebepten (yağmurda ıslanmaktan olabilir) kısılmış sesimle kızıma bir şeyler anlatırken fark ediyorum butonları.</p>
<p>Beni kim icat etti bilmiyorum. Fakat icadının -şimdilik- kusursuz çalıştığını biliyorum. Ensemde, kocaman kırmızı bir “BAŞLAT” butonu var. Ona bir kere basman yeterli. Kırmızı yanıyor. Sonra diğer işlevler devreye giriyor.</p>
<p><a href="http://www.kucukisler.com/wp-content/uploads/robot-1.jpg"><img class="alignright size-full wp-image-8126" title="robot-1" src="http://www.kucukisler.com/wp-content/uploads/robot-1.jpg" alt="robot-1" width="189" height="252" /></a></p>
<p>Uyuma butonu.<br />
Yemek yeme butonu.<br />
Diğer ihtiyaçlar butonu.<br />
Son hızla hareket edebilme butonu.<br />
Her yere yetişme ve iletişim ağlarıyla ilgili konvansiyonel butonu.<br />
Üzülme butonu.<br />
Ağlama butonu.<br />
Gülme butonu.<br />
Sevinme butonu.<br />
Acı çekme butonu.<br />
Umut etme butonu.<br />
Mutlu olma butonu.</p>
<p>Şöyle bir gözden geçiriyorum da&#8230; “Karamsarlık butonu” yok! Eklesek mi? Yok, yok&#8230; Böyle iyi. E öyleyse?</p>
<p>Hadi mutlu olalım!<a href="http://www.kucukisler.com/wp-content/uploads/66.gif"><img class="alignright size-full wp-image-8124" title="(66)" src="http://www.kucukisler.com/wp-content/uploads/66.gif" alt="(66)" width="150" height="199" /></a><a href="http://www.kucukisler.com/wp-content/uploads/66.gif"></a><br />
Hadi mutlu olalım!<br />
Hadi mutlu olalım!</p>
<p>Peki nasıl?<br />
<strong><em> </em></strong></p>
<p><strong><em> </em></strong></p>
<p><strong><em>Mayıs/2010</em></strong></p>
<p><strong><em>elif eser</em></strong></p>
<p><strong><em> </em></strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kucukisler.com/2010/05/25/butonlar/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bukowski&#8217;den kanatlı bir cümle; hem de sagapo eşliğinde&#8230;.</title>
		<link>http://www.kucukisler.com/2010/05/25/bukowskiden-kanatli-bir-cumle-hem-de-sagapo-esliginde/</link>
		<comments>http://www.kucukisler.com/2010/05/25/bukowskiden-kanatli-bir-cumle-hem-de-sagapo-esliginde/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 25 May 2010 13:41:55 +0000</pubDate>
		<dc:creator>zelin artuğ</dc:creator>
				<category><![CDATA[ebrulî]]></category>
		<category><![CDATA[fıstıkî]]></category>
		<category><![CDATA[gümüşî]]></category>
		<category><![CDATA[şarabî]]></category>
		<category><![CDATA[sagapo]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kucukisler.com/?p=8112</guid>
		<description><![CDATA[ 
Bukowski&#8217;den kanatlı bir cümle; hem de sagapo eşliğinde&#8230;.
Öylesine bir cümle gibi geliyor insana ;
Seni
Seviyorum&#8230;
Öyleyse neden bu kadar zor söyleniyor ?
Elimde bir kadeh kırmızı şarap, kulağım müzikte&#8230;&#8230;
Yunanca bir ezgi çalıyor :
sagapo,
sagapo giati eisai oraia,
sagapo giati eisai oraia,
sagapo giati eisai esy&#8230;
(seni seviyorum,
seni seviyorum çünkü güzelsin,
seni seviyorum çünkü sensin&#8230;
ve seviyorum,
bütün dünyayı da seviyorum,
çünkü sen de onunla yaşıyorsun&#8230;
penceren kapalı,
aç, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"> <img class="aligncenter size-full wp-image-8114" title="dfgndlgn" src="http://www.kucukisler.com/wp-content/uploads/dfgndlgn.jpg" alt="dfgndlgn" width="500" height="333" /></p>
<p>Bukowski&#8217;den kanatlı bir cümle; hem de sagapo eşliğinde&#8230;.</p>
<p>Öylesine bir cümle gibi geliyor insana ;<br />
<strong>Seni<br />
Seviyorum&#8230;</strong></p>
<p>Öyleyse neden bu kadar zor söyleniyor ?</p>
<p><span id="more-8112"></span>Elimde bir kadeh kırmızı şarap, kulağım müzikte&#8230;&#8230;<br />
Yunanca bir ezgi çalıyor :<br />
sagapo,<br />
sagapo giati eisai oraia,<br />
sagapo giati eisai oraia,<br />
sagapo giati eisai esy&#8230;<br />
(seni seviyorum,<br />
seni seviyorum çünkü güzelsin,<br />
seni seviyorum çünkü sensin&#8230;</p>
<p>ve seviyorum,<br />
bütün dünyayı da seviyorum,<br />
çünkü sen de onunla yaşıyorsun&#8230;</p>
<p>penceren kapalı,<br />
aç, bir kepengini aç,<br />
suretini (resmini, ikonunu, yüzünü) göreyim&#8230;)<br />
Tam bu esnada , kanatlı bir söz uçuruyor Bukowski yüreğimin köşesine;<br />
<strong> </strong></p>
<p><strong>&#8220;yalnız kalmaktan daha kötü şeyler de vardır hayatta,<br />
ama genellikle bir ömür alır bunun farkına varmak,<br />
o zaman da çok geçtir,<br />
ve çok geçten daha kötü bir şey yoktur hayatta&#8230; &#8220;&#8230;&#8230;..<br />
</strong></p>
<p>Müzik devam ediyor&#8230;<br />
sagapo,<br />
sagapo giati eisai oraia,<br />
sagapo giati eisai oraia,<br />
sagapo giati eisai esy&#8230;</p>
<p>seni seviyorum,<br />
seni seviyorum çünkü güzelsin,<br />
seni seviyorum çünkü sensin&#8230;</p>
<p>&#8230;&#8230;&#8230;.<br />
Oktay Akbal &#8221; kanatlı sözler uçar mı ? &#8221; diye sormuştu bir köşe yazısında&#8230;<br />
Gerçekten uçuyormuş&#8230;..<br />
&#8230;.<br />
<a href="http://blog.milliyet.com.tr/Bukowski_den_kanatli_bir_cumle__hem_de_sagapo_esliginde____/Blog/?BlogNo=244351">http://blog.milliyet.com.tr/Bukowski_den_kanatli_bir_cumle__hem_de_sagapo_esliginde____/Blog/?BlogNo=244351</a><br />
<strong> </strong></p>
<p><strong>mayıs-2010-haticeatalay</strong></p>
<p><strong>&#8230;</strong></p>
<p><object classid="clsid:d27cdb6e-ae6d-11cf-96b8-444553540000" width="495" height="380" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0"><param name="bgcolor" value="#000000" /><param name="align" value="middle" /><param name="src" value="http://embed.video75.com/embedy/M3NkMEtYcUtsWHRpdnNlSkk" /><param name="wmode" value="transparent" /><param name="allowfullscreen" value="true" /><embed type="application/x-shockwave-flash" width="495" height="380" src="http://embed.video75.com/embedy/M3NkMEtYcUtsWHRpdnNlSkk" allowfullscreen="true" bgcolor="#000000" align="middle" wmode="transparent"></embed></object></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kucukisler.com/2010/05/25/bukowskiden-kanatli-bir-cumle-hem-de-sagapo-esliginde/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>4</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Zamanın Gizemi</title>
		<link>http://www.kucukisler.com/2010/05/25/zamanin-gizemi/</link>
		<comments>http://www.kucukisler.com/2010/05/25/zamanin-gizemi/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 24 May 2010 23:31:14 +0000</pubDate>
		<dc:creator>zelin artuğ</dc:creator>
				<category><![CDATA[ebrulî]]></category>
		<category><![CDATA[fıstıkî]]></category>
		<category><![CDATA[gümüşî]]></category>
		<category><![CDATA[kızıl]]></category>
		<category><![CDATA[şarabî]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kucukisler.com/?p=8093</guid>
		<description><![CDATA[
 
Bir dünyadır
Likya&#8217;lı Emin&#8217;in Yeri,
Konan göçen,
Sırtında heybesiyle

Dünyanın
Ta! öbür ucundan gelen
Kimi Hollanda&#8217;lı,
Kimi Yeni Zelanda&#8217;lı,
Gezgin mi,yoksa
Evliye Çelebi ?
Kim olduğu bilinmeyen
Bir lokma, bir hırka,
Gitarı, kamerası, azık torbası,
Mesafeler yok olmuş beyninde
Yüreğini dağlamaya gelmiş
Olimpos&#8217;un ateşinde,
Yarın Kapadokya,
Öbür gün
Nemrut&#8217;un zirvesinde,
Yakacak kampının ateşini
Güneşin ateşinde,
Bir dünyadır
Likya&#8217;lı Emin&#8217;nin yerinde yaşam
Tutamazsın elinde balığı
Kayar zaman&#8230;
 
Şerife Karaçayır Mutlu, 6 Aralık 1998 Çıralı /Antalya
Likyalı Emin&#8217;in Yeri
Penelop

]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><a href="http://www.kucukisler.com/wp-content/uploads/emin-pansiyon.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-8098" title="emin pansiyon" src="http://www.kucukisler.com/wp-content/uploads/emin-pansiyon.jpg" alt="emin pansiyon" width="403" height="180" /></a></p>
<p> </p>
<p>Bir dünyadır<a href="http://www.kucukisler.com/wp-content/uploads/hb_b_04163549_s-b.jpg"></a></p>
<p>Likya&#8217;lı Emin&#8217;in Yeri,</p>
<p>Konan göçen,</p>
<p>Sırtında heybesiyle</p>
<p><span id="more-8093"></span></p>
<p>Dünyanın<a href="http://www.kucukisler.com/wp-content/uploads/untitled7.bmp"><img class="alignright size-full wp-image-8099" title="untitled" src="http://www.kucukisler.com/wp-content/uploads/untitled7.bmp" alt="untitled" /></a></p>
<p>Ta! öbür ucundan gelen</p>
<p>Kimi Hollanda&#8217;lı,</p>
<p>Kimi Yeni Zelanda&#8217;lı,</p>
<p>Gezgin mi,yoksa</p>
<p>Evliye Çelebi ?</p>
<p>Kim olduğu bilinmeyen<a href="http://www.kucukisler.com/wp-content/uploads/kucukCIralI-Emin-Pansiyon.jpg"></a></p>
<p>Bir lokma, bir hırka,</p>
<p>Gitarı, kamerası, azık torbası,</p>
<p>Mesafeler yok olmuş beyninde</p>
<p>Yüreğini dağlamaya gelmiş</p>
<p>Olimpos&#8217;un ateşinde,</p>
<p>Yarın Kapadokya,</p>
<p>Öbür gün<a href="http://www.kucukisler.com/wp-content/uploads/fft5_mf38755.jpg"><img class="alignright size-medium wp-image-8101" title="fft5_mf38755" src="http://www.kucukisler.com/wp-content/uploads/fft5_mf38755-199x136.jpg" alt="fft5_mf38755" width="199" height="136" /></a></p>
<p>Nemrut&#8217;un zirvesinde,</p>
<p>Yakacak kampının ateşini</p>
<p>Güneşin ateşinde,<a href="http://www.kucukisler.com/wp-content/uploads/thumbs_dsc03467.jpg"></a></p>
<p>Bir dünyadır</p>
<p>Likya&#8217;lı Emin&#8217;nin yerinde yaşam</p>
<p>Tutamazsın elinde balığı</p>
<p>Kayar zaman&#8230;</p>
<p> </p>
<p><strong>Şerife Karaçayır Mutlu, </strong><strong>6 Aralık 1998 Çıralı /Antalya</strong></p>
<p><strong>Likyalı Emin&#8217;in Yeri</strong></p>
<p>Penelop<br />
<object id="divplaylist" classid="clsid:d27cdb6e-ae6d-11cf-96b8-444553540000" width="335" height="28" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0"><param name="src" value="http://www.divshare.com/flash/playlist?myId=11478043-758" /><param name="name" value="divplaylist" /><embed id="divplaylist" type="application/x-shockwave-flash" width="335" height="28" src="http://www.divshare.com/flash/playlist?myId=11478043-758" name="divplaylist"></embed></object></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kucukisler.com/2010/05/25/zamanin-gizemi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>8</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kanadı kırık bulut</title>
		<link>http://www.kucukisler.com/2010/05/19/kanadi-kirik-bulut/</link>
		<comments>http://www.kucukisler.com/2010/05/19/kanadi-kirik-bulut/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 18 May 2010 22:50:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator>zelin artuğ</dc:creator>
				<category><![CDATA[ebrulî]]></category>
		<category><![CDATA[fıstıkî]]></category>
		<category><![CDATA[gümüşî]]></category>
		<category><![CDATA[kızıl]]></category>
		<category><![CDATA[şarabî]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kucukisler.com/?p=7989</guid>
		<description><![CDATA[
Ayakları bedenine direnmeye başlamıştı yokuşun sonunda. Üç beş adım daha çıktı mı tepeye varacaktı. Durdu. Ellerini beline dayayıp soluklandı. Ne olacaktı ki üç adım daha yükseğe çıkınca! Büyüyecek miydi! Vazgeçti çıkmaktan. Olduğu yere çöktü. Ellerini arkaya, toprağa dayadı, ayaklarını yokuş aşağı sopa gibi dümdüz uzattı. Yanında biri varmış gibi sesini yükseltip, “Ne olacak ki üç [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><a href="http://www.kucukisler.com/wp-content/uploads/nuage11.jpg"></a><a href="http://www.kucukisler.com/wp-content/uploads/nuage11.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-7990" title="nuage11" src="http://www.kucukisler.com/wp-content/uploads/nuage11.jpg" alt="nuage11" width="384" height="288" /></a></p>
<p style="text-align: left;">Ayakları bedenine direnmeye başlamıştı yokuşun sonunda. Üç beş adım daha çıktı mı tepeye varacaktı. Durdu. Ellerini beline dayayıp soluklandı. Ne olacaktı ki üç adım daha yükseğe çıkınca! Büyüyecek miydi! Vazgeçti çıkmaktan. Olduğu yere çöktü. Ellerini arkaya, toprağa dayadı, ayaklarını yokuş aşağı sopa gibi dümdüz uzattı. Yanında biri varmış gibi sesini yükseltip, “Ne olacak ki üç adım daha yükseğe çıkınca? Büyüyecek miyim?! Yetmedi mi büyüdüğüm?” dedi.</p>
<p style="text-align: left;"><span id="more-7989"></span>Gözlerinin önünde, uçsuz bucaksız bir doğa parçası uzanıyordu ufka doğru&#8230; Sağında, eğimli arazide bir bağ, aşağıda çarşaf gibi deniz, denizde batan güneşin kızıla çalan ışıltıları arasında, üç beş balıkçı motoru!..</p>
<p style="text-align: left;">Dizlerini karnına çekti, ellerinden güç alıp ayağa kalktı. Üstünü başını silkeledi, ellerini alnına siper edip, yukarı baktı. “Çık hadi, büyüsen de büyümesen de çık, kalmış şurada üç adım, ölür müsün çıksan?” diye geçirdi içinden. Oflaya puflaya çıktı. Yaptığı işi önemsedi. Himalayalar’a çıkmıştı sanki!</p>
<p style="text-align: left;">İki elini de alnına siper edip sol yana baktı. Evet.. işte orada&#8230; O duman! İncecik, beyaz bir duman tütüyordu yeşilin içine serpiştirilmiş üç beş kırmızı çatının arasından! Çatıların altındaki yapılar, yeşilin içinde kaybolmuştu. Beynini o narin dumana odakladı, burnundan derin bir soluk aldı, gözlerini kapadı, çocukluğuna perçinlenmiş o salça kokusunu yeniden duydu.</p>
<p style="text-align: left;">Belki de bir bahçeyi sarmış yabani otları biçmişler, bir kenara yığmışlar, kurumasını beklemişler, şimdi de yakıyorlardı, olamaz mıydı?</p>
<p style="text-align: left;">Ne olursa olsun, o, çocukluğuna perçinlenen salça kokusunu duymak istiyordu. Oturdu. İstemsiz olarak bir ot kopardı topraktan&#8230; Kırmızı kiremitlere bakıp düşlere daldı.</p>
<p style="text-align: left;">Gözlerini kısıp uzaklara baktı. Düş kurduğu zamanlarda hep böyle yapardı. Gözlerini kısardı. Kırmızı kiremitli evleri gördü yeşillerin arasında, ya da gördüğünü varsaydı. Üç beş komşu kadın toplanmışlar, salça kaynatıyorlardı dışı isli, koca bir kazanda. Kadınlardan en yaşlı olanı az ilerideki ağacın dibine bir yaygı sermiş, yaygının üzerine bağdaş kurup oturmuş, önüne de bir tepsi çekmiş, naylon mutfak leğeninin içinden kavanozları tek tek alıyor, kurulayıp önündeki tepsiye diziyordu.</p>
<p style="text-align: left;">Kışlık salçaları hazır edince o kazanı yıkayıp paklayacak, onda kayısı reçeli de kaynatacaklardı. Fasulye turşusu, sivri biber turşusu da kuracaklardı dışı boyalı vernikli küplere. Yok, yok&#8230; en iyisi turşuyu peynir tenekelerine kurmak, tenekeleri Muhacir Üseyin Aga’ya götürüp lehimletmekti.</p>
<p style="text-align: left;"><a href="http://www.kucukisler.com/wp-content/uploads/normal_Nuages-ciel-bleu_azur.jpg"><img class="size-medium wp-image-7992 alignright" title="normal_Nuages-ciel-bleu_azur" src="http://www.kucukisler.com/wp-content/uploads/normal_Nuages-ciel-bleu_azur-200x150.jpg" alt="normal_Nuages-ciel-bleu_azur" width="200" height="150" /></a>Rüzgar sert esti, başından şapkasını uçurdu en berideki omcanın dibine.. Düşleri de yarıda kesilmiş oldu. Ağır adımlarla omcaya doğru yürüdü, eğildi, ters dönmüş şapkasını aldı. Pötikare dediklerindendi şapkasını yani küçük kareli. Bir iki fiskeyle tozunu silkeledi, başına taktı.</p>
<p style="text-align: left;">Çıkmadı yeniden tepeye&#8230; Ağır adımlarla kumsala inen patika yola yöneldi. Epeydir kimsenin geçtiği yoktu sanki yoldan! Yol ortasındaki karınca yuvalarından anladı bunu. Ufacık kumlar getirmiş, yuvaların çevresine öbek öbek yığmışlardı kumları. İncecik bacaklarıyla telaşlı bir koşuşturma içindeydiler.</p>
<p style="text-align: left;">Dalgaların incelttiği bir taş aldı, denizde sektirdi. Bir.. ki.. üç.. cump!</p>
<p style="text-align: left;">Kim daha çok sektirecek diye yarışırlardı çocukken. Başka dertleri mi vardı ki? Bulgur, makarna, ne bulurlarsa yerlerdi oyundan gelince. Yaşam, ikiyle ikinin alt alta konup toplanması kadar basit bir matematik problemiydi.</p>
<p style="text-align: left;">Hafif bir rüzgar esti denizden karaya doğru. Birazdan poyraz çıkacağa benziyordu. Gelen esintiyle, o kaynayan salça kokusunu yeniden duydu.</p>
<p style="text-align: left;">O kokuda ortaklaşa çalışma, ortaklaşa üretim, ortaklaşa paylaşım vardı.<br />
Kayısı reçelinde de&#8230; Kayısılar yıkanır, naylon, (yaşlı kadınların dilinde laylon) mutfak leğenlerine konur, kınalı parmaklarla bir bir çekirdekleri çıkarılırdı. Genç kızlar getir götür işlerinde koşuşturur, evlerden eşit ölçülerde getirilen toz şeker kazana dökülürdü.</p>
<p style="text-align: left;">Yoksa bunların hiçbiri yapılmıyordu da o mu düşlüyordu bütün bunları? Böyle olsun mu istiyordu?</p>
<p style="text-align: left;">En son ne zaman ağladığını düşündü. Yıllar var ki damla gözyaşı dökmemişti. Bunca acı, bunca kan, bunca katliam içinde ağlamaya hakkının olmadığını mı düşünmüştü de ağlayamıyordu?</p>
<p style="text-align: left;">Bir taş daha aldı yerden, dizlerinin üzerinde alçaldı, fırlattı denize doğru. Taş sekmedi hiç, colp diye sulara gömüldü. Taşın yerine koydu kendini, üzüldü. Sen yıllarca bir kumsalda güneşin doğuşunu, batışını seyret, sonra biri gelsin sırf can sıkıntısından atsın seni karanlık sulara!</p>
<p style="text-align: left;">Dipten güçlü bir dalga gelecekti ki, karanlıklardan aydınlığa savuracaktı taşı. Kim bilir kaç yıl, kaç on yıl gerekirdi bunun için?</p>
<p style="text-align: left;">Dipten Gelen Dalga&#8230; İlya Ehrenburg’un romanı&#8230; Okumanın modasının geçmediği günlerde&#8230; Okuma modası vardı eskiden. Herkes okuduğunu eşe dosta anlatır, bilgili kişi olma duygusunu tatmin ederdi. Hatta bir de sorulurdu okuduktan sonra:</p>
<p style="text-align: left;">“Ehrenburg’un üçlemesini okudun mu?”<br />
“Dipten Gelen Dalga’yı okudum.<br />
“Yok, önce Paris Düşerken’i okumalıydın.”<br />
“Okurum, tamam. Eğer okumadıysan, ben de sana Zevago’nun Pardayanlar’ını okumanı öneririm. On cilt!”</p>
<p style="text-align: left;">Ehrenburg’un üçlemesindeki sayıyı sollamak için mutlaka Zevago okumak gerekirdi.</p>
<p style="text-align: left;">Neden? Yoksa hiç kimse doğru dürüst bir şey okumuyordu da okuyormuş gibi mi görünüyordu, okuyanlara yetişmek için? Bir başından, bir ortasından, bir de sonundan mı okunuyordu kitaplar? Eğer öyle değilse, bu toplum neden dolap beygirleri gibi fasit bir dairenin etrafında dönüp duruyordu?<br />
***</p>
<p style="text-align: left;">Bir taş daha aldı kumsaldan sektirmek için. Vazgeçti. Attı kumların üzerine. Elini alnına siper edip ufka doğru baktı. Ada, yerinde duruyordu. Köpekli ada&#8230; Güya yaşlı bir kadın dört köpeğiyle birlikte yalnız yaşıyormuş da adada, kimse çıkamıyormuş adaya. Kim uydurduysa bu martavalı&#8230; Kim uydurmuşsa, iyi yapmış. Ne öyküler yazmıştı çocuk kafasında adaya ve köpeklere dair!</p>
<p style="text-align: left;">Ada yerinde duruyordu ama hiçbir yaşam belirtisi görünmüyordu uzaktan. Ne bir duman, ne bir deniz taşıtı&#8230;</p>
<p style="text-align: left;">Poyraz çıkmıştı. Küçük ve sık dalgalar, koydan açıklara doğru sürüklenmekteydi. Üşüdüğünü hissetti birden. Sırtı ürperdi, ama kolları daha çok üşümüştü sanki. “Dönsem iyi olacak” diye düşündü. Kim bilir ne biçim trafik vardı şimdi yollarda ! Bir izin günü daha sona ermişti. Durdu, dizini kaşıdı pantolonunun üzerinden. Ya karınca girmişti paçasından, ya başka bir böcek&#8230;</p>
<p style="text-align: left;">Kumsala paralel kaldırımda biraz yürüdü, ana yola çıktı. Bir minibüse el etti. Minibüs durdu. Bindi&#8230; Şoför birden gaza basınca dengesi bozuldu, ileri, geri sarsıldı biraz. Oturanlardan genç biri yer verdi ona. “Yok, yok&#8230; rahatsız olmayın!” dedi, gence. “Ben zaten bu durakta ineceğim!” dedi genç. İndi, o durakta.</p>
<p style="text-align: left;"><a href="http://www.kucukisler.com/wp-content/uploads/oiseau.jpg"><img class="size-full wp-image-7991 alignleft" title="oiseau" src="http://www.kucukisler.com/wp-content/uploads/oiseau.jpg" alt="oiseau" width="280" height="210" /></a>Oturdu. Taşıtın penceresinden, apar topar bir yerlere koşan bulutlara baktı. Oldum olası, bir nesneye benzetirdi bulutları. Ya bir atlı, ya bir bastonlu ihtiyar, ya bir süpürgeli cadı, ya&#8230; Tam da şimdi, bir kuşa benziyordu bulut. Göğün enginliklerinde kanat çırpan dev bir kuşa!&#8230;</p>
<p style="text-align: left;">Birden kanadı kırıldı bulutun! Tek kanatla uçmaya başladı. Minibüsle yarışır gibi uçuyordu. Tek kanatla! Bulutu kuşa benzettiği için kızdı kendine. O, bulutu kuşa benzetmeseydi, kanadı kırık bir bulut olmayacaktı şimdi.</p>
<p style="text-align: left;">Bulut, ayaklarını topladı, kuyruğunu arkasından gelen buluta kaptırdı, dertop oldu, bakırdan bir tepsiye benzeyen güneşin ardında kayboldu.</p>
<p style="text-align: left;">***</p>
<p style="text-align: left;">Şoföre para vermeyi unutmuştu. Parayı hemen denkleştirip, arka sıralardan öne yolladı.</p>
<p style="text-align: left;">Eve gidince bir yazı yazacaktı. “Bir canlıyı ağlatmak” üzerine&#8230; “Bilinçli olarak bir canlının kafasında soru işaretleri bırakmak” üzerine&#8230; “Kanadı kırık bir bulut düşlemenin saçmalığı” üzerine !&#8230; “Yaşamanın anlamı” üzerine!&#8230;</p>
<p style="text-align: left;"><strong> </strong></p>
<p style="text-align: left;"><strong> </strong></p>
<p style="text-align: left;"><strong>Zelin Artuğ, Mayıs 2010, Yeryüzü</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p>Asia Zen &#8211; Les oiseaux sacrés de Taïlande<br />
<object id="divplaylist" classid="clsid:d27cdb6e-ae6d-11cf-96b8-444553540000" width="335" height="28" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0"><param name="src" value="http://www.divshare.com/flash/playlist?myId=11415176-fe5" /><param name="name" value="divplaylist" /><embed id="divplaylist" type="application/x-shockwave-flash" width="335" height="28" src="http://www.divshare.com/flash/playlist?myId=11415176-fe5" name="divplaylist"></embed></object></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kucukisler.com/2010/05/19/kanadi-kirik-bulut/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>4</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sevgiler Sana</title>
		<link>http://www.kucukisler.com/2010/05/18/sevgiler-sana/</link>
		<comments>http://www.kucukisler.com/2010/05/18/sevgiler-sana/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 18 May 2010 14:48:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>zelin artuğ</dc:creator>
				<category><![CDATA[ebrulî]]></category>
		<category><![CDATA[fıstıkî]]></category>
		<category><![CDATA[gümüşî]]></category>
		<category><![CDATA[şarabî]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kucukisler.com/?p=7981</guid>
		<description><![CDATA[ 
Koca bir yaşamı sözcüklerden inşa edebileceğimize inanacak kadar saf çocuklardık. Yüreğimizde yeşeren karşılıksız ve çıkarsız sevgilerimizi fakirlere ve kimsesizlere dağıtacak kadar cömert ve de yürekli&#8230; &#8221;Yere oturma! Sırtını duvara yaslama! Zemin, duvar nemdir çeker ciğerlerin&#8230;&#8221; derdi, sokağımızın ihtiyar bilgesi. Söz dinleyecek kadar akıllıydık, uysaldık. Masal kahramanlarının aramızda dolaştığını düşünecek kadar da hayalperest&#8230;
 
Sonra her birimiz, bir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p> <br />
<a href="http://www.kucukisler.com/wp-content/uploads/5.png"><img class="alignright size-medium wp-image-7982" title="5" src="http://www.kucukisler.com/wp-content/uploads/5-200x150.png" alt="5" width="200" height="150" /></a>Koca bir yaşamı sözcüklerden inşa edebileceğimize inanacak kadar saf çocuklardık. Yüreğimizde yeşeren karşılıksız ve çıkarsız sevgilerimizi fakirlere ve kimsesizlere dağıtacak kadar cömert ve de yürekli&#8230; &#8221;Yere oturma! Sırtını duvara yaslama! Zemin, duvar nemdir çeker ciğerlerin&#8230;&#8221; derdi, sokağımızın ihtiyar bilgesi. Söz dinleyecek kadar akıllıydık, uysaldık. Masal kahramanlarının aramızda dolaştığını düşünecek kadar da hayalperest&#8230;</p>
<p> </p>
<p><span id="more-7981"></span>Sonra her birimiz, bir bir dağıldık&#8230; Geriye bir ben kaldım, yel değirmenleriyle savaşan. Bir de vazgeçemediğim sözcüklerim. Çok sonra diğerlerine rastladım teker teker. Yolda izde karşılaştık işte. Hepsi büyük adam olmuştu, cebi para dolmuştu. Yani, senin anlayacağın; hepsi yaşamak için bir yolunu bulmuştu. Bir ben kalmıştım sözcüklerle arası iyi olan. Lakin gel gör ki hayat oyununda repliğini en çok unutan, ne yana döneceğini şaşıran, yine bendim. Fakir fukaraya sevgi dağıtmaya devam eden, cebindeki üç kuruşu onlarla bölüşendim. Kim daha kazançlıydı diye soracak olursan &#8220;ben&#8221; derim göğsümü gere gere. Hiç değilse gece yastığa başımı koyduğumda dağılmıyor uykum, kâbuslarla uyanmıyorum vakitsiz. Hırsız değilim, aç açık hiç değilim. Hepsi hepsi günümün derdindeyim.</p>
<p>Yine de sen; uzak dur benden, -sahteysen-. Çünkü ben bu kadar yalan dolanın içinde fazla gerçeğim. Tabii, görecelidir gerçeklik. Benimki sana düş, seninki bana sudan sebep gelebilir.</p>
<p>Tedbirini al sen gene de neme lazım; yürek bu, benim yüzümden sıkışıp kalmasın çeperlerinde&#8230;</p>
<p><a href="http://www.kucukisler.com/wp-content/uploads/3g.png"><img class="alignleft size-medium wp-image-7983" title="3g" src="http://www.kucukisler.com/wp-content/uploads/3g-200x150.png" alt="3g" width="200" height="150" /></a>Ruhumun karasına dokunmaya kalkma sakın! Gördün mü bak, daha sözümü bitirmeden bulaştırdığın parmaklarındaki aklığı şimdi ömür boyu ellerinden çıkartamayacaksın. Hayır, sandığın kadar temiz değil belki ruhum, bazen ben de kötü ve ikircikli şeyler düşünebilirim. Şu gördüğün, eline bulaşan açık sözlülüğümün toplardamarından sızan kandır. Bir kaybım varsa şu hayatta, -derde girse de başım- sözümü sakınmadığımdandır.</p>
<p>Gözlerimin derinine bakmaya çalışma sakın! Gözlerimdeki hüznü, hüznün bulutlarını belki de taşıyamazsın. Ağır gelir zifir gecelere döktüğüm gözyaşlarım. Boşuna uğraşma, gözlerimdeki anlamı okuyamazsın.</p>
<p>Ellerimi dost bilme kendine, sakın! Ellerim ki, bir tek kalemi tutarken ısınır. Sözcüklere değdiğinde parmak uçlarım yalnızlığından arınır. Geri kalan tüm zamanlarda yüreğimin aynasıdır ellerim. Öylesine soğuk, üşür kalır.</p>
<p>&#8221;Ne yani, kimsin sen?&#8221; diye düşünme, yorulma boşuna! Sözcüklerden ebemkuşağını başına taç yapmak isteyen biri say. Say ki kendi yalnızlığına çare bulamazken seninkine yoldaş. Bir efkâr dağılımı hicaz bestenin son notası say&#8230; Ne fark eder? Hiç bir şey diyemiyorsan &#8220;yaşadığı çağa koş aradım yetişemeyen bir garip yolcu&#8221; say&#8230; —illâ gerekiyorsa tabii&#8230;</p>
<p>Korkma, yaralarımı göstermeyeceğim sana. Dertleşmeye gelmedim. Yaralarım, benim geçmişimin izleridir. Onları<a href="http://www.kucukisler.com/wp-content/uploads/v.png"><img class="alignright size-medium wp-image-7984" title="v" src="http://www.kucukisler.com/wp-content/uploads/v-200x150.png" alt="v" width="200" height="150" /></a> sadece ben iyi edebilirim. Bana kalırsa sende benim gibi yapmalısın. Öyle bir devirdeyiz ki, kimse kimsenin kahrına şahit değil. Başarabiliyorsan hemen en yakın ACİL kapısına kadar dayan; kalp yarası için iyot, yürek burkulmaları için saf alkol, sırt darbesi için neşter (sırttaki izleri kazıtmak için gerekli) pansuman yaptır gel. Yok, olmadı gözün kesmedi oralara gitmeyi, otur evinde kendi acı temizliğini kendin yap&#8230; Sar, sarmala yat uyu sonra. Ha, unutmadan! Ola ki yattığın gibi uyuyamayacağını anlarsan, aman derim sıkma dişlerini, çenen kangren olur! Yapacağın en iyi şey; koy ver gözyaşlarını yastığın yorganın göl olsun. Böylelikle sızarsın zaten. Sabaha bir şeyciğin kalmaz. Demem o ki; duvarı nem, insanı gam&#8230; Boş ver bunları, hayata nasılsa başka rezervasyon şansımız yok. Yaşa dilediğince, neymiş o isteri nöbetleriyle, arbede sonrası yara berelerle helak etmek kendini? Kime faydası var, sana mı, bana mı? Geçiniz bir kalem&#8230; Şimdi aç kulağını da beni iyice bir dinle, bir kelâmım olacak şahsiyetine;</p>
<p>Sana; bilmediğin köylerden, gitmediğin şark illerinden, Diyarbekir&#8217;den, Van&#8217;dan, Ardahan&#8217;dan; yumak yumak, rengârenk sevgiler getirdim. Kar ne kadar beyazsa, ağaç o kadar nefti idi, toprak o kadar kavruk&#8230; Yürek o kadar sevgi yükü&#8230; Biraz ondan, biraz bundan derken sırtımdaki küfeyi taşıyamaz oldum. Öyle içten sundular ki sevgilerini, sözcüklerimi ve yüreğimin bir parçasını bıraktım onlara bende. Kara tahtalara adımı yazdım, adını, şehrimin ışıklarını, yalnızlık akşamlarımı&#8230;</p>
<p>Dediler ki &#8220;yüzün gülen ayva, gözlerin ağlayan nar. Niyedir?&#8221;<br />
Dedim ki &#8220;yaram derindir.&#8221;<br />
Dediler ki &#8220;ne etsek de, iyi etsek?&#8221;<br />
Dedim ki &#8220;gülen gözlerinizin pınarı değse,&#8221;<br />
Dediler ki &#8220;istediğin pınar olsun&#8221;<br />
Dedim ki &#8220;biraz da yüreğiniz, yüreğime sevgi ekse&#8221;<br />
Dediler ki &#8220;gani gani, tek arzun tohum olsun&#8221;<br />
Dedim ki &#8220;tek ben değilim, geldiğim yerde binlercesi var&#8221;<br />
Dediler ki &#8220;al öyleyse, onlar gelemiyorsa sen götür onlara, tohumlar yüreklerinde gonca gül olsun.&#8221;</p>
<p>Kaybettiğim çocukluk düşlerimi, Dedem Korkut hikâyelerini buldum orada&#8230; Bir de bitmeyen horoz şekerimi&#8230;</p>
<p><a href="http://www.kucukisler.com/wp-content/uploads/a.png"><img class="alignleft size-medium wp-image-7985" title="a" src="http://www.kucukisler.com/wp-content/uploads/a-200x150.png" alt="a" width="200" height="150" /></a>İşte şimdi buradayım. Tam karşında! Gözlerinin dokunduğu ayrıntıda, ellerinin uzandığı boşlukta, toprağın tav&#8217;ında, ağacın bahar dalında&#8230; Rengârenk, burcu burcu, ebruli, dağ kokulu sevgiler getirdim sana. Al bak, bundan kaşkol örersin, zemheri ayazında sarar sımsıcak. Bundan istersen kazak&#8230; Bak, bu daha ince, mevsimlik hırka yap. Şu dipteki eşsiz küçük parçayı görüyor musun? Yüz yıllık ninem atmış bohçaya. Bence en kıymetlisi o. Bana sorarsan muska yap onu, as cevşen niyetine boynuna. Kötülük dokunmaz, kem gözden korur, tüm yozlaşmış duyarsızlıklardan uzak kalırsın. Yüz yıllık bakışlar, göz nuru, hayat ve ilim ve de ilmek ilmek sevda var o kilim parçasında.</p>
<p>İşte böyle&#8230; Yoruldum biraz, yol yorgunuyum, yavaş yavaş toparlansam iyi olacak, buradaki vazifem tamam sayılır.<a href="http://www.kucukisler.com/wp-content/uploads/1f.png"><img class="alignright size-full wp-image-7986" title="1f" src="http://www.kucukisler.com/wp-content/uploads/1f.png" alt="1f" width="302" height="227" /></a> Gittiğin yerde fazla eğleşmeyeceksin ki, tadı çıksın. Misafir konuk olduğu evde üç günden fazla kalırsa ev azalarından sayılır. İyisi mi, gideyim ben. Hem ne demişler &#8220;yolcu yolunda gerek&#8221; Bak, sen sevin mutlu ol diye, yüreğinin boş kalan yerleri ısınsın diye kucak kucak, cümbür cümbüş sevgiler taşıdım sana&#8230; İstediğinden istediğin kadar alabilirsin&#8230; Kalanları da ihtiyaç sahiplerine dağıtmayı unutma&#8230; Başka bir zaman diliminde tekrar görüşmek dileğiyle&#8230; Haydi, kal sağlıcakla&#8230;</p>
<p>—Ne? Duymamış olayım! Karşılığında mı?&#8230;</p>
<p>Sevgi karşılık beklemez ki, gönüllü esaretidir o yüreğin. Başarabiliyorsan, sende çoğalt sevgini, binlere, milyonlara böl. Fakirin ekmeği suyu olsun. Böylece çorbada senin de tuzun bulunsun&#8230; </p>
<p> <br />
<strong>elif eser, 2010, İstanbul</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p>Anadolunun Kayıp Şarkıları-Derenin kenarına..<br />
<object id="divplaylist" classid="clsid:d27cdb6e-ae6d-11cf-96b8-444553540000" width="335" height="28" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0"><param name="src" value="http://www.divshare.com/flash/playlist?myId=11410956-b34" /><param name="name" value="divplaylist" /><embed id="divplaylist" type="application/x-shockwave-flash" width="335" height="28" src="http://www.divshare.com/flash/playlist?myId=11410956-b34" name="divplaylist"></embed></object></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kucukisler.com/2010/05/18/sevgiler-sana/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>7</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çingene sevgilim&#8230;</title>
		<link>http://www.kucukisler.com/2010/05/17/cingene-sevgilim/</link>
		<comments>http://www.kucukisler.com/2010/05/17/cingene-sevgilim/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 17 May 2010 20:08:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator>zelin artuğ</dc:creator>
				<category><![CDATA[ebrulî]]></category>
		<category><![CDATA[fıstıkî]]></category>
		<category><![CDATA[kızıl]]></category>
		<category><![CDATA[şarabî]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kucukisler.com/2009/04/20/cingene-sevgilim/</guid>
		<description><![CDATA[
Sevgideğer Elif Eser için, &#8220;Çingene sevgilim&#8221;in KÜÇÜKİŞLER versiyonu&#8230;
   Senaryo: Yucel Evren
   Görüntü ve ses yönetmeni: Zelin Artuğ
   Küçükişler&#8217;in HİT şarkısı RAMBİ&#8230;RAMBİ&#8230;
(ZA)
***
Kaldır kollarını havaya!..
Orta yere..
Orta yere gülüşlerin&#8230;
Gülüşlerin!..
Ellerin havada!..
Koştu biri daha!..
Neşelenme nedenin, genlerinde var senin..
Nefesin!.. haydi derken ne güzel senin!..
 

Ortaya çık!..
kaldır kollarını havaya!..
Güneş orada..
Haydiii, haydaaa, oleee seslerin tüm dünya da!..
Her dilde!.. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.kucukisler.com/wp-content/uploads/cingene_dugunu.jpg"></a><a href="http://www.kucukisler.com/wp-content/uploads/24cingeneel4.jpg"></a></p>
<p><em><strong>Sevgideğer Elif Eser için, &#8220;Çingene sevgilim&#8221;in KÜÇÜKİŞLER versiyonu&#8230;<br />
</strong> <img src='http://www.kucukisler.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  Senaryo: Yucel Evren<br />
 <img src='http://www.kucukisler.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  Görüntü ve ses yönetmeni: Zelin Artuğ<br />
 <img src='http://www.kucukisler.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  Küçükişler&#8217;in HİT şarkısı RAMBİ&#8230;RAMBİ&#8230;<br />
</em><em>(ZA)</em></p>
<p><em>***</em></p>
<p><a href="http://www.kucukisler.com/wp-content/uploads/carmenn1.gif"><img class="alignright size-full wp-image-1933" title="carmenn1" src="http://www.kucukisler.com/wp-content/uploads/carmenn1.gif" alt="carmenn1" width="200" height="216" /></a>Kaldır kollarını havaya!..<br />
Orta yere..<br />
Orta yere gülüşlerin&#8230;<br />
Gülüşlerin!..<br />
Ellerin havada!..<br />
Koştu biri daha!..<br />
Neşelenme nedenin, genlerinde var senin..<br />
Nefesin!.. haydi derken ne güzel senin!..</p>
<p> <br />
<span id="more-1925"></span></p>
<p>Ortaya çık!..<br />
kaldır kollarını havaya!..<br />
Güneş orada..<br />
Haydiii, haydaaa, oleee seslerin tüm dünya da!..<br />
Her dilde!.. kıyalarda.. varoşlarda!..<br />
Ortada!&#8230;<br />
Şu genç kız!.. kaldırdı gülümsemesini bak!.. ortaya!..<br />
Orta!..<br />
Geniş bir orta!..<br />
Kaldır kollarını havaya!&#8230;<a href="http://www.kucukisler.com/wp-content/uploads/bolerodans2.jpg"><img class="alignright size-full wp-image-1934" title="bolerodans2" src="http://www.kucukisler.com/wp-content/uploads/bolerodans2.jpg" alt="bolerodans2" width="256" height="238" /></a><a href="http://www.kucukisler.com/wp-content/uploads/24cingeneel4.jpg"></a><br />
Sallan, kıvır.. zıpla havaya!..<br />
Ortaya!..<br />
Çek kollarından birini daha!..<br />
Ortaya!..<br />
Şımarman bu kadar güzel mi senin!..<br />
Yerlere vurduğun ayak sesin&#8230;<br />
Ellerin..<br />
gülümsemen ne görmediğim bir şey senin!..<br />
Salla başını!..<br />
Orta yere!..<br />
Orta yerlere serdiğin..<br />
Bin yıllardır&#8230;<br />
on bin..<br />
Yaşama sevincin örnek oluyor iyi insanalara<br />
Bilesin!..<br />
Ortaya!..</p>
<p> </p>
<p> Gypsie- Rampi Rampi<br />
<object id="divplaylist" classid="clsid:d27cdb6e-ae6d-11cf-96b8-444553540000" width="335" height="28" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0"><param name="src" value="http://www.divshare.com/flash/playlist?myId=11115789-3e9" /><param name="name" value="divplaylist" /><embed id="divplaylist" type="application/x-shockwave-flash" width="335" height="28" src="http://www.divshare.com/flash/playlist?myId=11115789-3e9" name="divplaylist"></embed></object></p>
<p><strong><em>Yücel Evren, Nisan 2009, İstanbul</em></strong></p>
<p><a href="http://blog.milliyet.com.tr/yuevren">http://blog.milliyet.com.tr/yuevren</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kucukisler.com/2010/05/17/cingene-sevgilim/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>6</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Oleeyyy!&#8230;</title>
		<link>http://www.kucukisler.com/2010/05/04/oleeyyy/</link>
		<comments>http://www.kucukisler.com/2010/05/04/oleeyyy/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 03 May 2010 22:56:38 +0000</pubDate>
		<dc:creator>zelin artuğ</dc:creator>
				<category><![CDATA[ebrulî]]></category>
		<category><![CDATA[fıstıkî]]></category>
		<category><![CDATA[gümüşî]]></category>
		<category><![CDATA[kızıl]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kucukisler.com/?p=7740</guid>
		<description><![CDATA[ 

 

Odeo will be down for maintenance and site improvements 
We will be operational again 1st week in May.
Thank you for your patience.
***
odeo.com Mayıs&#8217;ın ilk haftasında açılacakmış. Böylece geçmiş yazılardaki müziklerimize yeniden kavuşacağız! (ZA)

]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: left;"><span> </span></p>
<p style="text-align: center;"><span><em><img class="aligncenter size-full wp-image-7741" title="DSC_0036-445x298" src="http://www.kucukisler.com/wp-content/uploads/DSC_0036-445x298.jpg" alt="DSC_0036-445x298" width="356" height="238" /></em></span></p>
<p style="text-align: left;"><span><em> </em></span></p>
<p style="text-align: left;"><span><em><span id="more-7740"></span></em></span></p>
<p style="text-align: left;"><span><em>Odeo will be down for maintenance and site improvements </em></span></p>
<p style="text-align: left;"><em>We will be operational again 1st week in May.</em></p>
<p style="text-align: left;"><em>Thank you for your patience.</em></p>
<p>***</p>
<p style="text-align: left;">odeo.com Mayıs&#8217;ın ilk haftasında açılacakmış. Böylece geçmiş yazılardaki müziklerimize yeniden kavuşacağız! (ZA)</p>
<p align="center"><a href="http://www.kucukisler.com/wp-content/uploads/DSC_0036-445x298.jpg"></a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kucukisler.com/2010/05/04/oleeyyy/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
