Anasayfa Anasayfa

Sayfa 3 / 77«12345»...Son »

‘ebrulî’ Kategorisi için Arşiv

Otobüste bu sabah


İsa Batumlu

 

4384

 

Hiç belediye otobüsünde ıslak bir koltuğa oturdunuz da , o  hain ıslaklığı fark eder etmez ayağa fırladıktan sonra, hemen yanındaki koltuğa, münhal durumda olan; “Islak Koltuk Bekçiliği” kadrosuyla tayin oldunuz mu?
Her nekadar insanlara “Islanmış,oturmayın lütfen” demekten yorulmuş olsam da, bu durum bana; “Otobüste Boş Durumda Bulunan Koltuğa Yönelik İnsan Davranışları” konusunda minik bir “doğal gözlem” imkanı verdi..İşte izlenimlerim ve insan davranış çeşitlemeleri:

 

Yazının tamamını okuyun »

Elif’ten Yılmaz Özdil’e mektup


Elif Eser

police-brutality-clip-art

 

Merhaba Sayın Özdil, 
 
Sözü hiç uzatmadan direkt konuya girmek istiyorum. Şimdi aşağıda anlatacağım olay, bizzat gece yarısı şahit olduğum ve hala etkisinden kurtulamadığım bir konudur ki altının çizilmesi gerektiğini önemle vurgulamak isterim.
 
Tarih : 06 Ekim 2011
Yer : Kartaltepe Mah. – Bayrampaşa / İstanbul
Saat : Geceyarısı 01.30 suları
 
Burası huzurlu ve sakin bir mahalle. Komşulukları uzun yıllara dayanır. Bitişik nizam apartmanlarda yaşayanların çoğu birbirini en az 20 yıldır tanır.

Yazının tamamını okuyun »

Korkma


Cafer Demirtaş

 

untitled

 

Bırakıp deli sularına kendini hayatın

Uzaklaşmaktan korkma kıyısından.

Tutunacak dal kalmayabilir bazan

Kalp atışlarından başka…

 

Yazının tamamını okuyun »

Sen uyu çocuk


Cafer Demirtaş

5 

Sen uyu çocuk!…
Ölüm azar azar gelir.
Ölüm;
Karanlık bir gece gibi sessiz,
Davetsiz bir sürüngen gibi hain pusuda
Korkak ve gürültüsüz….

 

Yazının tamamını okuyun »

Sonbahar


Küçük İşler

Jordi Puig

 

Yazının tamamını okuyun »

Elbette olur…


Elif Eser

Kitty!

Sen, Kristalin ardından kırılan ışığa bakar gibi

Baktığında bana

Renkler gördüğünü sanıyorsun

Yeşil-mavi-sarı-kırmızı-mor

 

Yazının tamamını okuyun »

Amaçsız Kurbağa


Elif Eser

 body8130URPmAGQbxhNIiQn

Biz biliyorduk aslında… On yıl kadar önce. Kendi aramızda evlerde toplanıp konuşuyorduk. Meydanlarda bağıracak cesaretimiz olmadığından mıydı acaba duvarlar arasında konuşmamız? Şimdi düşünüyorum da… Yanıtsızım. İşte yine öyle bir akşam, bir arkadaşımız “Kurbağa Teorisi” dedi sakince. “Kurbağaları toplayıp içi kaynayan bir suyun içine atarsanız, panikle sudan kaçmaya çalışırlar. Amaa…” biliyorduk lafın nereye varacağını ya, devam etmesini bekledik, gözlerimiz ellerimizde, masadaki bardakta, yani başka yerlerde… “Eğer kurbağaları alışık oldukları ısıda su dolu bir kaba koyar, altına da kısık ateşi verirseniz… Ne olduklarını anlayamadan haşlanırlar.”

 

Yazının tamamını okuyun »

Galyalı Wardo’nun göğsünde kararan gül


Cafer Demirtaş

 

 

Boynuz ölüm çanları çalıyor insanın eksildiği yerde.
Aç bir fitilin lambasında can çekişiyor onurun aydınlık dili.
Sarı salyalı İblisin elinde İncil;
Ayaklarının altında aç bi ilaç Afrika perileri.

 

Yazının tamamını okuyun »

Nevruz çiçeği / İris


Küçük İşler

 

Yazının tamamını okuyun »

Saudade


Küçük İşler

 


 

 

Yazının tamamını okuyun »