Anasayfa Anasayfa

Sayfa 3 / 49«12345»...Son »

‘ebrulî’ Kategorisi için Arşiv

Utanın!…


Küçük İşler

Timsah.com

Toprak


Yucel Evren - Zelin Artuğ

untitled 

Haber..
Baba ölmüş oğlum!..

Ağlayacağım bilirdim..
Ağlanamazlığı yeni gördüm.
Söylenemezliği..
Ne çok söyleyemezlik birikmiş içimizde,
Ne çok susmuşuz,
Sus…
…..
ma!..

 

 
Yazının tamamını okuyun »

Dışarıdan kendini görmek…


Yucel Evren

1213411712DS7ILMm

Dışarıdan kendini mi gördün?

Saçmalama nasıl dışarıdan kendini gördün!…

Yazının tamamını okuyun »

Mavi yazma bağlama!…


Yucel Evren

BWSIM2~1

Duymadı… !

Sanmak farklı… Ama beklemek zorlu… Nasıl da endişeleniyor.
“Bir şey oldu mutlaka!… Olumsuz düşünmek mi gerekli hem de tam bu sırada…”
Hızla dönen bir çark gibi!…

Yazının tamamını okuyun »

Butonlar


Elif Eser

elifSon sürat hızla koşuyorum. Nereye? İşin aslı nereye olduğu belli değil. Biri beni önce bir güzel icat etmiş, sonra programı yüklemiş ve “başlat” butonuna basmış. Pek bir güzel çalışıyorum. Ortaçgil’in “mekanikleştirme beni” demesine benziyorum. Evet! Mekanik-im ben.

Bunu ne zaman fark ediyorum peki?

 

Yazının tamamını okuyun »

Bukowski’den kanatlı bir cümle; hem de sagapo eşliğinde….


Hatice Atalay

 dfgndlgn

Bukowski’den kanatlı bir cümle; hem de sagapo eşliğinde….

Öylesine bir cümle gibi geliyor insana ;
Seni
Seviyorum…

Öyleyse neden bu kadar zor söyleniyor ?

Yazının tamamını okuyun »

Çingeneler zamanı (Ederlezi)


Küçük İşler


Sevgideğer İsa Batumlu’ya…

 


 

Yazının tamamını okuyun »

Zamanın Gizemi


Şerife Karaçayır Mutlu

emin pansiyon

 

Bir dünyadır

Likya’lı Emin’in Yeri,

Konan göçen,

Sırtında heybesiyle

Yazının tamamını okuyun »

“Geçecek” diyorsun…


Aynur Akkaya

 

3590910718_7be44f4682

… bu kalp çarpsın mı yeniden?

  Yazının tamamını okuyun »

“Bir canlıyı ağlatmak” üzerine değinmeler


Zelin Artuğ

 

24965

Eve gidince bir yazı yazacaktı. “Bir canlıyı ağlatmak” üzerine… “Bilinçli olarak bir canlının kafasında soru işaretleri bırakmak” üzerine… “Kanadı kırık bir bulut düşlemenin saçmalığı” üzerine !… “Yaşamanın anlamı” üzerine!…

Gitti eve. Lavaboya yöneldi önce. Yüzünü sabunladı. Gözüne sabun kaçtı. Tek gözünü açıp, kafasını kaldırdı, aynaya baktı. Böyle tek gözü açık tek gözü kapalı komik görünüyordu. Yüzüne bol bol soğuk su çarptı. Buz gibiydi su. Havluyu aldı, yüzüne bastırdı. Havlunun altında, böyle sıcacık ısınırken yüzü, içini bir sevinç kapladı.

Bir kahve yaptı kendine. Bilgisayar geç açılıyordu bu sıralarda.. Arkasına yaslandı, açılmasını bekledi. Beklerken düşündü:

“Bir canlıyı ağlatmak, ne demek?”

Yazının tamamını okuyun »