Anasayfa Anasayfa

Düşle gerçeğin sınırındaki dost


Zelin Artuğ

 

33767_149903468385716_3010254_n

Yaz, çöl sıcaklarıyla geldi. Yol boylarındaki ağaçlar, bakımsız çocuklar gibi kavruk, solgun… Düş tarlalarındaki ekinler, susuzluktan kurumuşlar.

Gerçek, gerçek değil; düş kurmaksa sakıncalı! Yasaklardan, yanılsamalardan, boşluklardan, düşlerden yorgunum. Hep bir dost beklerim, çocuk yanımla.Çocuk yanım, “ bekle, gelecek!” der, olgun yanım “sen daha çok beklersin!” diye gülümser.
Çocuk yanım iki yanı bahar çiçekleriyle bezeli bir yolda düş kurar, olgun yanım gerçeğe giden sarp yolu gösterir. Hangi yöne gideceğimi bilemem. Hangi yandan çıkıp gelecek bakalım, düşle gerçeğin sınırındaki dost? Hiç gelmeme olasılığı da var!

Hayatında iki dizeyi yan yana getirip ezberleyemeyen ben, Nazım’ın bir şiirini ezberledim.
Bir gelse…Gelir gelmez, bu şiiri okuyacağım dosta!

“Hoş geldin!
Kesilmiş bir kol gibi
omuz başımızdaydı boşluğun…
“Hoş geldin!
Ayrılık uzun sürdü.
Özledik.
Gözledik…
Hoş geldin!

z
bıraktığın gibiyiz.
Ustalaştık biraz daha
taşı kırmakta,
dostu düşmandan ayırmakta…
Hoş geldin.
Yerin hazır.
Hoş geldin.
Dinleyip diyecek çok.
Fakat uzun söze vaktimiz yok.
YÜRÜYELİM…”

***
Ustalaştığımız doğru “taşı kırmakta”, ama çok zaman kaybettik. Dinleyip, diyecek söz de çok elbet! Uzun söze de vaktimiz yok yalnız! Ağzı kalabalık olmak, söz söylemek değildir. Bize, “öz”ü “söz”e taşıyan dost gerek. Ortalık “dost”tan geçilmiyor. Bütün yollar, bütün köşe başları, bütün alanlar “tutulmuş”! Tıpkı ay tutulması gibi, güneş tutulması gibi tutulmuş! Yer gök, karanlığa bürünmüş.

Düşle gerçeğin sınırındaki dost! Bir yol ayrımındayız. Ne var ki, bir yol ayrımında dost karşılamak beni yorar; karşılanmak da seni…Uzun söze vaktimiz yok. Bazen insanı yol değil, “dost” yorar.

“Göç, gide gide düzelir.”
Yürüyelim!

 

 

 

 

 

bb571f7764240077f1978fd462a1da98

111 okunma
1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız (1 oy, ortalama: 5,00 / 5)
Loading ... Loading ...

Etiketler:

Yorum Yapın