Anasayfa Anasayfa

Sayfa 1 / 11

Nisan 2017 için Arşiv

Nisanda Kar


Leman TOGO

(Romandan bir bölüm)

 

 

Pakayla_Biehn_Double_Exposure

 

Bu yağmur eskisi kadar değilse de oldukça zarar vermişti ürünlere. Murat zarar gören yerleri düzeltmekle uğraşıyordu yağmur altında. İşleri olmayanlar evlerinden dışarı çıkmıyorlardı. Hayvanlar damlarındaki kuru otlarla idare ediyorlardı. Çiftlikte yaşam şartlar elverdiği şekilde devam ediyor, çamur, balçık da olsa ürünler toplanıyor, gerekli yerlere gönderiliyordu.

Murat körüklü çizmelerini, muşamba yağmurluğunu giyer, işçilerin başına giderdi. İşiyle mutlaka kendisi ilgilenir, tarlasını devamlı gözetim altında tutardı. Geceleri çiftliğin sulanmasıyla çoğunlukla kendisi ilgilenirdi. Murat’ın uzun süre oturup dinlendiği görülmemişti hiç.

Ocaktaki meşe kütüğünün önüne yığılan odunlar çıtırtılarla yanıyor, odayı ısıtıyor,  duvarlarda gölgeler oluşturuyordu. Odanın giriş kapısının sağındaki duvarın yanında Pakize’nin yatağı vardı. Üşümesin diye yatağını ocaklı odaya almışlardı. Odaların hepsinde ocak yoktu. Bazı odalar mangalla ısıtılırdı. Pakize hastalığı ağırlaşmış, boylu boslu kızdan eser kalmamıştı artık. İki yorganın altında ufacık kalmış bedeniyle sırtını ağrılardan kurtarmak için kıpırdanıyor, kısık bir sesle inliyordu.

Pakize son zamanlarda iyice yatağa düşmüştü. Üstüne üstlük bir de ishal olmuştu. Doktorlar ishaline bir türlü çare bulamamışlardı. Zaten ayakları da tutmuyordu. On sekiz yaşına gelmişti ama hastalığı her yıl biraz daha artmış, doktorlar ondan ümidi kesmişlerdi artık. Kalp romatizması onu daha fazla yaşatmayacaktı. Ama bu ishal neydi böyle? Ona da dizanteri demişlerdi. İlaçların hiçbir yararı olmuyor, ishali kesilmiyor, zayıfladıkça zayıflıyordu kızcağız. Bir deri bir kemik kalmıştı. Kırk kilo ya var ya yoktu.

 

Yazının tamamını okuyun »