Anasayfa Anasayfa

Zeloş’a mektup


Şerife Karaçayır Mutlu

dogumgunu

Geldik geçiyoruz, Veysel’in iki kapılı Hanı, şu hangi gezegenin cehennemi olduğunu bilmediğimiz fani, ölümün de ani olduğu dünyadan. Vuruyor gölgelerimiz duvarlara, suya düşen yansımalar gibi, çiziyor zaman resimlerimizi, artık mis kokan kireçlerin olmadığı, sentetik boyalı duvarlara.dogumgunu

 

Ruhların çalındığı, boş bedenli mutantların, insan(mış)gibi ortalıkta salındığı, kendini bilenlerin kıyametinin, kendini yitirenlerin cenneti bir dünyada yaşamaktayız. Kendini bilenler, bizler utanç duyarken olanlardan, kendini yitirenler tarihe UTANÇ kayıtları düşürüyorlar, UTANCI bilmeden.  Zira utancı bilmek için, beynin üst verilerini kullanabilme yetisi gerek, diyor.Prof.Dr.Nevzat Tarhan.

dogumgunu

Tüm rezilliğe rağmen, “cesaret umutsuzluğun karşıtı değil, umutsuzluğa rağmen yürümek, inatçılık değil, gözü peklik, kendini varlığını dinlemektir. (May) diyerek, varlığımızı dinliyerek yürüyoruz. Yönsüzlüğe karşı, yön çizerek… İz bırakılmaz denen suya iz çizerek, fiziğin kanunlarına karşı gelerek yürüyoruz.
Coğrafyamız; paranın, rantın, kurbanı durumunda, Hes’in acımasız kararlarıyla, Dokuz Sıcak Nokta, hayati tehlike taşırken, yüreğim de dokuz yerinden sızlıyor, düşünüyorum kimbilir belki de, cennetimizden nasıl kovulduğumuza tanık olduğumuz bir süreci yaşıyoruz. Ama tüm olanlar bizi May’in dediği gibi, “UMUTSUZLUĞA RAĞMEN YÜRÜMEK” parolasıyla ilerlemekteyiz.

Maya Takvimi haberleri geziyor ortalıkta. 21.Aralık 2012 de üç gün karanlık bir süreç deneneceği söyleniyor. Kendini bilenlerle, kendini kaybetmişlerin AYRIMI olsa keşke bu karanlık diye İNANMAK İSTİYORUM.

Neyse, Cafer’in dizeleriyle devam etmek istiyorum.mouettes3

Ve sustu içindeki isyanı boğarak
Gülde kırmızı bir yan arandı sonra
Biteviye kan renginde ne varsa örtündü üstüne,
Gün olur gelirdi,gün olur diline zafer türküleri dolanırdı,
Ve hep tetikteydi suskunluğu..”

Cafer Demirtaş

 “Gün olur, kanın kırmızısı,
Toprağın altında bir yol bulur,mouettes3
Tutunur bir gül ağacının köklerine,
Kan kırmız türküler açar dallarında,
Gül olur, inanır insan o zaman,
TÜRKÜLERİN YANMADIĞINA!!!!”

Şerife Karaçayır Mutlu

 

 YANMAYAN TÜRKÜLERİN GÜLLERİNİ DERDİM ZELOŞ!
YÜREĞİNE YAKIŞIR BU TÜRKÜLER DİYE!
DOĞUM GÜNÜN KUTLU OLSUN DOSTCAN !
İYİ Kİ VARSIN,VE DOSTUMUZ ZELOŞ’SUN
SENİ SEVİYORUZ!!!!!!! NİCE YILLARA !!!!

 Yağsın dağlarımıza karlar!!!
Düşsün yıllarımıza çığlar!!
Yok edemez düşlerimizi seller tufanlar!
Söğüt ağacından efsunlandık!
Kıramaz dallarımız kasırgalar!mouettes3
Çınarlardan asırlandık,
Sayılmaz gövdemizdeki halkalar,
Sedirlerle göğü deldik.
Gövdelerimiz çınlar!!!
Şafağımız gebe,
Gelmekte olan güneşin sularıdır
Yeni GÜNEŞE!!!!!!!

Şerife Karaçayır Mutlu

 

 

mouettes3

 

2.243 okunma
1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız (1 oy, ortalama: 5,00 / 5)
Loading ... Loading ...

“Zeloş’a mektup” için 1 Yorum

  1. zelin artuğ diyor ki:

    18 Mart. Çivileri çıkmış bu dünyaya geldiğim gün… Her doğum günümde “gelmez olaydım!” dediğim gün!… Ne çare ki gelmişiz bir kere. Madem buradayız, işimiz çivileri toplayıp, yerlerine bir bir çakmak! Dünyayı kaplamış ayrık otlarını biçip, ortalığı temizlemek…Tam de işi öğrendik derken, yaşlılık belimizi bükmüş, elimiz orak çekiç tutmaz olmuş! Eli orak tutan gençler gerek! Ayrık otlarını biçmek için! Eli çekiç tutan gençler gerek! Dünyanın çivilerini yerine takmak için! Biraz MANİDAR bir gençlik tanımı oldu bu galiba :) Bizim kuşak böyledir biraz… Manidar… O nedenle yaşamın bir anlamı olduğunu biliriz. Dilimiz “gelmez olaydım bu dünyaya” dese de, gönlümüz yeniden yeniden dünyalar kurar!

    Çok manidar bir kutlamaydı; eline diline salık güzel dostum. Gönül dolusu teşekkürler.

Yorum Yapın