Anasayfa Anasayfa

Otobüste bu sabah


İsa Batumlu

 

4384

 

Hiç belediye otobüsünde ıslak bir koltuğa oturdunuz da , o  hain ıslaklığı fark eder etmez ayağa fırladıktan sonra, hemen yanındaki koltuğa, münhal durumda olan; “Islak Koltuk Bekçiliği” kadrosuyla tayin oldunuz mu?
Her nekadar insanlara “Islanmış,oturmayın lütfen” demekten yorulmuş olsam da, bu durum bana; “Otobüste Boş Durumda Bulunan Koltuğa Yönelik İnsan Davranışları” konusunda minik bir “doğal gözlem” imkanı verdi..İşte izlenimlerim ve insan davranış çeşitlemeleri:

 

1. Önyargılı ve öfkeli tip:

Otobüse bindiği andan itibaren şahsımla öfkeli bir göz teması kuran , içinden çektiği”la havle” nidasını ve, “yan tarftaki koltuğa kaysan da millet de rahatça otursa be adam!” söylenmesini bakışlarıyla yansıtan abilerim, ablalarım, teyzelerim, amcalarım, size ne diyeyim? Allah aynı duruma düşürmesin..

2. Dalgın ve düşünceli tip:4392(2)

Artık kafasının içinde; kız meselesi midir, ödevini yapmadığı için hocadan yiyeceği fırça meselesi midir,”ülen bu gün de matematik sınavı var, zamanı akşam kahvede okeye verdik, hiç çalışmadık” meselesi midir.. ne varsa? Geçiş yolunu kapatmış olmama ve “ıslak kardeşim” uyarıma rağmen, direkt olarak gözü kapalı bir şekilde koltuğa yönelirken ayağıma basan, son anda geçişini kollarımla engelleyebildiğim dalgın öğrenci kardeşim,”Bu kafayla gidersen askere, biraz zor alırsın teskere” haberin olsun..

3. Uyanık ve “senin anan güzel mi” tipi:

O koltuk orada boşken ve bir sürü insan koridorda ayaktayken durumu bal gibi anladığı halde yanıma kadar gelip ,” abi yana kaysan da biz de otursak “ diyen uyanık tip.. sana verdiğim yanıt yukarıda yazıyor ..

43824. Kararlı ve “Asacaksın Taksim’in göbeğinde üç kişiyi, bak bakalım terör merör kalıyor mu” tipi:

Yanıma kadar gelip,belki yüzüncü kez bıkkın bir şekilde söylemiş olduğum “koltuk ıslanmış” uyarıma rağmen, illaki o koltuğa oturacağım kararlılığıyla otobüstekilere, koltuğun üzerine sermek için okunmuş gazete soran ve kimseden ses çıkmamasıyla dumura uğrayıp, (sanki kendisinde varmış gibi )”yahu bizim millet de gazete okumaz ki” diye cık cık! layan beyefendi; otobüse sonradan binen öğrencinin koltuğunun altındaki gazeteye saldırmanızı anlayabiliyorum da, öğrenci kardeşimin: “ henüz okumadım abi..” ifadesiyle gazeteyi vermemesi karşısında, yine cık cık!layarak kendi kendinize,”bunlar da okuyup adam olucaklar” şeklinde söylenmenizi bir türlü anlayamadım..

5. Korkak ve utangaç tip:

En baştan o ıslak koltuğa oturduğu ve poposu ıslandığı için, o sabah giymiş olduğu açık gri pantolunun – altına çiş yapmış kıvamında- ıslak görüneceğinin, dolayısıyla gideceği yarım saatlik yolculuğun sonuna kadar- belki kurur umuduyla- yerinden kalkmaması gerektiğinin bilincinde olan ama, bir kadının ya da yaşlı birisinin ıslak koltuğa oturmak isteyeceği, “malesef ıslak” uyarısıyla birlikte, o kadının ve-veya yaşlı insanın, kendisi otururken yanında ayakta dikili vaziyette kalacağı düşüncesiyle ödü kopan bendenizin de kulağına küpe olur inşallah da, bir daha oturacağı yeri önceden dikkatlice bakarak seçer..

170_big

Son olarak; gece otobüsün camını yağmur altında açık unutarak o koltuğun ıslanmasına neden olan şoför kardeşime hürmetlerimi, gayr-ı kabul-ü olarak rücu ederim..

 

İsa BATUMLU
11 Ekim 2011-BURSA

 

1.536 okunma
1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız (3 oy, ortalama: 5,00 / 5)
Loading ... Loading ...

“Otobüste bu sabah” için 6 Yorum

  1. elif diyor ki:

    :) :) :)

    Cam kenarı boşsa ve birisi ısrarla koridor tarafında oturuyorsa genelde bu şekilde şüphelenirim “hımm, sanırım diğer tarafta bir şey var!” :) eğer bir şey yoksa ve sadece boşsa koridor tarafındaki yolcu hemen atılır “ben yakında inicem, siz geçin” :)

    ama yazık sizeee :) yine de halinize üzülmekle birlikte keyifle okuduğumu, hatta imgelemimde canlandırdığımı söyleyebilirim ;)

    Paylaşımınız için teşekkürler Sayın Batumlu :)

  2. zelin artuğ diyor ki:

    Sevgideğer dost,

    Şu otobüsler var ya… Hani balık istifi gibi.. Ne öyküler çıkar kimbilir bunlardan! Aslında senin anlatımındaki tadı bulabilir miyiz bilmem ama diyorum ki, herkes bir otobüs öyküsü anlatsa şu Tharıkof soframızda, biraz neşemizi bulsak… Sonunda da birlikte, memleketin haline bir güzel…
    neyse boşver, ağlamayalım, Allah ağlatmasın :) )
    Sevgiyle, dostlukla…

  3. isa batumlu diyor ki:

    Evet hayli zor bir durumdu..
    Sizi üzdüğüm için üzüldüm Elif hanım:-))

    Ağlanacak bir durum yoktu doğrusu sevgideğer Zelin.. Otobüs işte..Kim bilir ne hikayeler çıkar üstüne düşülse..

  4. zelin artuğ diyor ki:

    Biliyorum İsa… Ayrıca bu halk ağlamayı yıllar önce unuttu. O nedenle ağlamayan çocuğa meme de vermiyorlar. Dahası, şu yerin dibine batasıca “töreler” yüzünden Adiloş bebeler memeden mahrum kalmakta! Oysa Adiloş bebe(halk) böyle tıfıl kalamaz! Bir gün gelecek, büyümek için saldıracak memeye! Başka yolu yok!!!
    Şimdilik ben de farkındayım ağlanacak bir durumun olmadığının… O nedenle “(…) bir güzel…”den sonra üç nokta koydum ve üç noktanın sonunu okurun keyfine (!) bıraktım :) ))

    Bu sözlerimi de dünkü Avrasya Koşusu yüzünden boğaz köprüsü kapalı olduğundan üstüne hikaye düşünmek için bile otobüs, metrobüs bulamayan (aralarında ben de vardım) ve işine gitmek için kilometrelerce yürütülen bu çilekeş halk için yazdım. Sevgiyle…

  5. elif diyor ki:

    eveett! bence de yazalım otobüs hikayeleriii. oleey! yaşasıınn :D

  6. yucel diyor ki:

    Aslan arkadaşım .. otobüs deyince ne akla gelir iyi bilirsin.. Oto.. büs geeliiyor’dan … bu yazıya… gözlerinden öperim aslanım

Yorum Yapın